Gökten İnen Dehalar: Bach, Mozart ve Beethoven

“Klasik Müzik” denildiğinde akla üç isim gelir. Bach, Mozart ve Beethoven… Türkiye’de bu adamların eserleri kapı zili olmaktan öteye gitmese de, bu üç dehayı az çok biliyor ve eserlerini duyuyor olmamız bile bu adamların büyüklüğünü anlamamız için yeterli sanırım.  200 yıl önce yaşamış olan insanlardan bahsediyorum. Portre resimleri bile belli belirsiz, yüzlerini tam olarak bilmediğimiz bu kişilerin hala müziklerini yaşatıyoruz. Filmlerde kullanıyoruz. Konserlerde çalıyoruz saatlerce. Ve saatler süren bu eserleri çalmak için aylarca çalışıyor müzisyenler bizzat kendim biliyorum.

Küçük bir örnek vermem gerekirse; Mozart… 35 yaşında ölüyor. 6 yaşında beste yapmaya başladığı varsayılıyor ve bilinen 626 tane eseri var. (Bu eserlerin çoğu bir saatlik senfoni, konçerto ve operalar.) Dönemin şartları baz alındığında 30 yılda 626 eser yazmak için haftada 2 eser yazıyormuş Mozart. Aralıksız, hiç durmadan. El yazısıyla. Müsvette kullanmıyor, parçadaki her bir ensturmanın partisini tek tek yazıyor. Ortaya çıkan şey; dakikalarca süren kusursuz bir ahenk…

Peki bu adamların yaptığı müzik neden bu kadar önemli?

Müzikte üç temel dönem vardır. Müziğin gelişim ve değişim dönemleri. Barok, klasik ve romantik dönem. Ve bu üç adam bu üç dönemin öncüleridir. Bu üç şahsiyeti sadece “müzisyen” olarak nitelendirmemize karşın, yaptıkları ve etkileri sadece müzik alanında değil, aynı zamanda toplumsal düzen, reform, devrim ve özgürlük gibi kavramlarda da kendisini göstermiştir.  (Müziğin din ve saray etkisinden çıkıp topluma, yani bizlere yayılması gibi çok ciddi etkileri vardır.)

Ve her ne kadar “Klasik Müzik” bestecileri olarak değerlendirsek te, bu üç dehanın eserleri-etkisi aslında tüm müzik türlerine ve sanatçılara ulaşmıştır. Günümüzde dinlediğimiz jazz, pop, rock müzikleri bile bu üç dehanın izlerini-etkilerini taşır. Kısacası “müzik” bu üç deha sayesinde var dersek abartmış olmayız.

 

Johann Sebastian Bach (Barok Dönem)

Johann_Sebastian_Bach

Müzikte armoni ve teori olarak adlandırdığımız, müziğin formülü, bilimi ya da yazılı kanunu olarak nitelendirebileceğimiz bir unsur vardır. Hala günümüzde geçerli olan ve tüm müzik türlerinde kullanılan bir unsur. İşte bunun öncüsü Johann Sebastian Bach’tır. Kısacası müziğin tanrısı, yaratıcısı…

Bach ailesi 16. yüzyıldan günümüze kadar müzikle uğraşmış Alman kökenli bir ailedir. En eski bireyi AlmaVeit Bach (1555- 1619), en etkili ve önemli bireyleri ise Johann Sebastian Bach (1685-1750) ve oğlu (aynı zamanda Mozart’ın bir dönem öğretmenliğini yapmış, Mozart’ın konçerto biçimini derinden etkilemiş) Johann Christian Bach’tır.(1735-1782)

17. yüzyılın sonlarında doğan ve on yaşında öksüz kalan Bach, ilk müzik derslerini Pachelbel’in öğrencisi olan ağabeyi Christoph Bach’tan almıştır. O dönemlerde Johannes Kilisesi’nin orgculuğunu yapan bestecisi Georg Böhm’ü yakından tanıma fırsatı bulmuş, ancak bununla yetinmemiş ve hedeflediği müzik eğitimi için Hamburg’a kadar yürümüştür. (Bir konser için 675 km yürüdüğü rivayet edilir.)

Çalışma hayatının ilk yılları koşuşturma ve atamayla geçmiştir. Birden çok kilise ve sarayda kemancılık, orgculuk, koro ve orkestra şefliği yapmıştır. En son 1723’te  Leipzig Thomas Kilisesi baş müzik yöneticiliğine çağrılmış ve ölümüne kadar burada kalmıştır. İki evlilik geçirmiş ve toplam 20 çocuğu olmuştur. 1749’da görme yetisini kaybeden Bach’ın bundan sonraki eserleri çocukları ve eşinin yardımı ile yazılmıştır. 28 Temmuz 1750 akşamı 66 yaşında hayatını kaybeden bu büyük deha toplamda 1000’i aşkın eser yazmıştır. Yazdığı eserler sayesinde müzikte armoni, kontrpuan ve füg gibi biçimler son şeklini almıştır.

“Bach’da, müziğin yaşamsal hücreleri tıpkı dünyanın Tanrı’da birleştiği gibi birleşmiştir.” Gustav Mahler

Önemli Eserleri: Prelüd ve Fügleri, Brandenburg Konçertoları, Suit’leri ve meşhur “Re Minör” Toccata & Füg’ü.

 

Wolfgang Amadeus Mozart (Klasik Dönem)

W.A. Mozart (1)

Müzikte kusursuzluğun simgesi ve Bach’ın ardından gelen en büyük isimdir. Halkı için ilk yerli operayı yazmış, orkestrada piyanoya yeni bir anlam kazandırarak konçerto kavramını yeniden yaratmış bir yenilikçidir Mozart. Barok dönemde kilise ve sarayın hizmetinde olan müziği kilise ve sarayın etkisinden çıkarıp halka açılması için ilk ciddi çabayı göstermiş ve Beethoven’a öncü olmuş, romantik dönemin başlamasına sebep olan Klasik Dönem’deki en etkili müzik adamıdır. Beethoven ne kadar “klasik dönem” sanatçısıysa Mozart’da o kadar “romantik dönem” sanatçısıdır bana kalırsa. Çünkü eserleriyle buna zemin hazırlamış ve Beethoven’a en büyük ilham kaynağı olmuştur.

1756’da Salzburg’da doğan Mozart ilk müzik eğitimini babası Leopold Mozart’dan almıştır. 6 yaşında eser bestelemeye başlamış ve kısa sürede ünü bütün Avrupa’ya yayılmıştır. Babası ve kendisi gibi müzisyen olan ablası ile birlikte çıktığı Avrupa Turnesinde saraylarda dönemin önde gelen isimlerine konserler vermiş ve birçok değerli müzisyen ile tanışma fırsatı bulmuştur. Çalışma fırsatı bulduğu müzisyenler arasında özellike Cristian Bach ve Joseph Haydn onun eserlerini radikal derecede etkilemiştir. (Ayrıca Haydn ve Mozart ailesinin yakın derecede dost olduğu bilinir.)

Constanze Weber ile evliliğinden altı çocuğu olmuş ancak dönem şartları sebebiyle sadece ikisi hayatta kalmıştır. İkisi de müzikle ilgilenmiş ancak babalarının düzeyine erişememişler, evlenmemeişler ve Mozart soyunu devam ettirmemişlerdir. 35 yaşında hayata veda eden bu büyük deha toplamda 626 bilinen eser vermiş ve dünya tarihinde önemli bir yer etmiştir.

(Mozart’ın Salzburg’daki evi ve piyanosu…)

(Mozart’ın Salzburg’daki evi ve piyanosu…)

Mozart’la İlgili Az Bilinenler:

*Dönemin ünlü bestecilerinden Salieri’nin, Amadeus filmindeki Mozart düşmanlığına karşın, Mozart’ın çocuklarının müzik eğitimini üstlendiği ve Mozart’ın çoğu eserini tanıtma amaçlı seslendirdiği söylenir.

*Yine Amadeus filminde “Requiem”i sipariş eden kişi Salieri gösterilirken, Requimei sipariş eden asıl kişi Kont Walzeg’tir. Bu kişi döneminde birçok besteciden para karşılığında besteler sipariş eder ve bu eserleri kendisinin yazdığını söylermiş. (Requiem’i de karısının ölümü için sipariş etmiştir.)

*Mozart son eseri olan Requiem’i tamamlayamadan ölmüş ve bu eseri “Lacrimosa” bölümünden sonra öğrencisi Franz Xaver Süssmayr tamamlamıştır.

*Constanze, Mozart’ın ölümünden sonra Danimarkalı bir diplomat ile evlenmiş ve ilk Mozart biyografisini Mozart hayranı olan bu ikinci kocası ile yazmıştır. (Hatta kocası Mozart’a saygısından dolayı kendi mezar taşına “Mozart’ın eşinin ikinci kocası.” yazdırmıştır.)

*Sağnak yağmur sebebiyle cenazesine sadece bir kaç kişi katılmış, sebebi tam bilinmemekle birlikte cesedi bir toplu mezara gömülmüş ve araştırmalara rağmen bir daha bulunamamıştır.

(Mozart’ın ölümünden birkaç sene önce yapılmış portresi.)

(Mozart’ın ölümünden birkaç sene önce yapılmış portresi.)

“Bütün dahiler göklere uzanır, mozart ise gökten inmiştir” Albert Schweitzer

Önemli Eserleri: Amadeus’un başlangıç müziği olarak kullanılan 25. Senfoni, kızının ölümünden sonra yazdığı meşhur 40. Senfoni, konçerto kavramının değiştiği 9. Piyano Konçertosu, Mozart’ın son yıllarında yazdığı iki minör konçertosu 20. Ve 24. Piyano Konçertosu, Türk Marşı’nın da dahil olduğu tüm Sonatları, Operaları (özellikle Osmanlı Padişahı Selim’in sarayında geçen “Saraydan Kız Kaçırma”, babasının ölümünden sonra yazdığı “Don Giovanni” ve üyesi olduğu Mason Örgütü’nün izlerini taşıyan “Sihirli Fülüt”) ve son eseri olan, kendi ölümü için yazdığı rivayet edilen ölüm marşı “Requiem”

(Mozart’ın orjinal el yazısı. Requiem “Dies İrae” bölümü.)

(Mozart’ın orjinal el yazısı. Requiem “Dies İrae” bölümü.)

 

Ludwig Van Beethoven (Romantik Dönem):

Ludwig van Beethoven. Antique photograph of a painting. (North Wind Picture Archives via AP Images)

Mozart’ın başlatmış olduğu bu devrimi gerek karakteri, gerek yaptıkları, gerek eserleriyle farklı bir boyuta taşımış ve müzikteki devrimi, müzisyenin özgürleşme fikrini tamamen kabul ettirmiş ve müzikte “romantizm”e geçişi sağlamıştır.

Fransız ihtilali ile birlikte gelişen “özgürleşme” fikrine müziği ile destek vermiş, Napolyon’a ithaf ettiği eseri Napolyon’un imparatorluğunu ilan etmesinin ardından geri çekmiştir… Artık peruk kalkmış, “müzisyen” artık saraydaki bir hizmetkar değil bir “sanatçı”dır. Ve tüm bunlar, kendisine yer ayrılmadığı için kraliyet yemeğini terk edecek cesareti gösteren Beethoven sayesindedir birazda.

1770’te Almanya’nın Bonn kentinde doğmuştur Beethoven. Aynı isme sahip dedesi ve babası da müzisyendir. Ancak alkolik olması ve kendisine uyguladığı baskı-şiddetten dolayı daima nefret etmiştir babasından. Küçük yaşta ailesinin geçimi için kilisede piyano çalarak çalışan Beethoven’ın 1787 yılında Mozart’la tanışmak ve ondan ders almak için Viyana’ya gittiği ancak annesinin hastalığı sebebiyle geri dönmek zorunda kaldığı, bir sonraki gidişinde de Mozart’ın öldüğü rivayet edilir. Bir dönem Mozart’ın da öğretmenliğini yapmış ünlü besteci Haydn’la çalışmış, ancak Mozart’ın aksine (duyduğu saygı bir yana) Haydn’dan çok verim alamadığını belirtmiştir. Hiç evlenmemiş olan bu büyük deha, son yıllarında ciddi derecede işitme kaybı yaşamış, asabileşmiş ancak bu durum onun eser yazmasına engel olmamış ve halkın gözünde daima sevilen bir insan olarak kalmıştır.

(Beethoven’ın evi ve piyanosu..)

(Beethoven’ın evi ve piyanosu..)

 

“Bir Beethoven senfonisinde insanlığın ıstırabı, sevinci, kederi, aşk ve ümidi konuşur…” Schopenhauer

Önemli Eserleri: Bir bölümünün “Ode to joy” olarak bilindiği “Kardeş olun ey insanlar!” diye haykırdığı meşhur 9. Senfonisi, 5. Senfonisi ve muhteşem 2. bölümü ile 7. Senfonisi.. Moonlight (Ay Işığı) Sonatı, Tempest (Fırtına) Sonatı ve Pathetique (Patetik) Sonatı.

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
FANTASTİK BİR DÜNYAYA YOLCULUK: TIM BURTON

Görsel dilin usta yaratıcısı dahi yönetmen Tim Burton 1958 Kaliforniya doğumludur. 13 yaşında ilk kısa filmini çeken yönetmen, bunun temelini...

Kapat