Gökten İnen Dehalar: Da Vinci

Dünya tarihinde bazı isimler vardır ki dünyaya sadece insanlık için geldiğine inanabilirsiniz…

Evrenin bize bahşetmiş olduğu; düşünce ve eserlerinin temelinde yine doğa yatan, doğadan ilham alan, doğa ile konuşan ve biz insanlara doğanın bilmecelerini çözüp sunan üstün varlıklardır bu insanlar… Ve maalesef çoğu da istediği hedeflere, hayallere ulaşamadığını, bahşedildiği yetenekleri bize tam anlamıyla sunamadığını düşünerek aramızdan ayrılmıştır.

“Çalışmalarım olması gereken kaliteye erişmediği için tanrıyı ve insanlığı gücendirdim.”
Da Vinci.

“Milenyumun Adamı” Leonardo Da Vinci 15 Nisan 1452’de yasak ilişki sonucunda İtalya’da doğmuş bir Rönesans sanatçısıdır. Bilim adamı diye adlandıramıyoruz çünkü bırakın bilimi, özgürce düşünmenin bile yeni yeni normal görülmeye başladığı dönemler bu dönemler. (Yaptığı çalışmalarının kilise tarafından onaylanmaması sebebiyle çoğu kez şehri terk etmek zorunda kaldığı bilinir Da Vinci’nin.) Ayrıca dönemindeki evlilik dışı ilişkiden doğmuş her çocuk gibi onun da üniversite düzeyinde eğitim alması olası değildi. Babasının çizim yeteneğinin farkına varması sayesinde dönemin ünlü ressam ve heykeltıraşı Andrea del Verrocchio’nin yanına çırak olarak girmiş ve böylece birçok ünlü sanatçıyla tanışma-çalışma fırsatı bulabilmiştir.

Pek çoğumuz onu “Vitruvius Adamı”, “Mona Lisa” ve “Son Akşam Yemeği” gibi eserleriyle tanıyoruz. Sadece ressam ve matematikçi olarak tanıdığımız bu deha ressam ve matematikçi olmanın yanında önemli bir “filozof”, dönemin şartları baz alındığında uçuk, imkansız denilebilecek projeleri olan bir ‘mimar’, ‘mühendis’, ‘mucit’, yüzü aşkın kadavra incelemiş bir ‘tıpçı’, ‘anatomist’ ve lir çalıp enstrüman tasarlayan bir ‘müzisyen’, ayrıca ‘heykeltıraş’, ‘botanist’ ve ‘jeolog’tur.

Her deha gibi Leonardo’nun da normal olmasını beklemek biraz saçma olur. Bu yüzden çalkantılarla doludur özel hayatı. Fiziksel temastan hoşlanmadığı söylenir. Eşcinsel denilir. Hatta “Marco Vitruvius” modelinin otuz yıldan fazla hizmetçiliğini, asistanlığını yapmış, Leonardo’nun çıplak resimlerini çizdiği “Küçük Şeytan” diye bahsettiği “il Salaino” olduğu söylenir. Bu tip durumlar sebebiyle döneminde çok zorluklar yaşadığı tartışmasız bir gerçektir Da Vinci’nin.

Tabii ki özel hayatı, tercihleri bizden çok Leonardo’yu ilgilendiren bir konu, bizi ilgilendiren esas konu ise bizler için yüzyıllar önce yaptığı araştırmalar, buluşlar, icatlar ve eserleridir. İşte bunlardan bazıları:

Mona Lisa: Günümüzde bile hala gizemini koruyan eseridir. Ayrıca bu eseri ile resimlerin arkaplan derinliği konusunda yeni bir akım başlatmıştır.

Gokten-Inen-Dehalar-Da-Vinci-1

Son Akşam Yemeği: Hıristiyan inanışına göre İsa’nın çarmıha gerilmeden önceki akşam havarileriyle yediği son yemek.

Gokten-Inen-Dehalar-Da-Vinci-2

Vitruvius Adamı: “Altın Oran” İnsan bedeni ile doğanın-evrenin kusursuzluğu arasındaki ilişkiyi en iyi açıklayan eseridir. Çizimdeki kare “maddesel” varlığı, daire ise “ruhsal” varlığı sembolize eder.

Gokten-Inen-Dehalar-Da-Vinci-3

İnsan Anotomisine Ait Çalışmaları: Anne rahmindeki bir cenin. İskelet ve kas sistemi.

Gokten-Inen-Dehalar-Da-Vinci-4

Gokten-Inen-Dehalar-Da-Vinci-5

Gokten-Inen-Dehalar-Da-Vinci-6

İcatları: Uçan araçlar, tank, denizaltı ve çeşitli silahlar bunlardan bazıları.

Gokten-Inen-Dehalar-Da-Vinci-7

Gokten-Inen-Dehalar-Da-Vinci-8

Kendi tasarlamış olduğu piyano ve çello arasında bir ses veren “Viola Organista” adındaki enstrüman.

Gokten-Inen-Dehalar-Da-Vinci-9

“Çizdiğim her resim kendi yaşamıma sorduğum bir soruydu.”
Da Vinci

 Da Vinci’nin Diğer Sözleri:

“Bir gün hayvanların öldürülmesine de insanların öldürülmesi gibi bakılacak.”

(Da Vinci hayatının belli bir döneminde vejetaryan olarak yaşadı.)

“Hayata değer vermeyen onu hak etmemiştir.”

(Orjinali Chi non stima la vita, non la merita)

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Geleceğe Dönüş

Önce hayal etmeyle başlar her şey. 1.5 milyon yıl önce Afrika’yı terk etmenin, okyanusların ötesindeki yeni dünyaları keşfetmenin, Ay’a ayak...

Kapat