Günümüz Güzellik Anlayışı

Popomuz üzerinde bir kadehi dengede tutarsak daha mı dişi olurduk?

“Reality TV Show” denince belki de akla ilk gelen isim: Kim Kardashian. Hatırlarsanız geçenlerde Paper Magazine için verdiği pozlarla interneti birbirine kattı. Kendi açıklamaları, yapılan eleştiriler, yorumlar, övgülerin ardı arkası kesilmedi. Olayın magazin boyutuna değinmek istemiyorum. Daha ziyade şunu merak ediyorum: kadın vücudu algısı ve güzellik standartları ne halde? Sosyal medya aracılığıyla özel hayatımıza kadar giren, her yerde karşımıza çıkan dünyaca ünlü kadınlara ve bu kadınlarca oluşturulan “dişi dediğin” kıstaslarına gelin yakından bir göz atalım. Bu konuda hangi noktada duracağımıza karar verelim ve kendimizi nasıl görmek istediğimizin bilincinde olalım.

KimPapermag

 

Adrian Grenier Tweet

Cara Delevingne Instagram

Kim Kardashian Tweet

Mükemmel nerede?

Önce bir çocukluğumuza, Barbie bebeklerimizin olduğu zamana geri dönelim. Goldieblox en son reklamında, her küçük kızı Barbie gibi olmaya özendiren şirketlere George Orwell tarzı bir yaklaşımda bulunuyor. 1984 adlı romanından esinleniyor. Televizyondan bize bakan büyük kız kardeşin ağzından devamlı şu sözleri duyuyoruz “Sen güzelsin ve güzel olan mükemmel olandır.” Ne ki mükemmel? Nerede? Var mı? Yok mu? Bence var olan değil de aranan şeydir mükemmel diyorum ve bu konuda sizi düşüncelerinizle baş başa bırakıyorum.

Dönelim gerçek hayata. Büyüdük. Genç, yetişkin, olgun kadınlar olduk. Bir sabah uyandık ve #breaktheinternet sloganıyla Instagram’da, Twitter’da, Facebook’da kısacası her yerde o gün sadece Kim Kardashian’ın poposunu gördük. İşin doğrusu sıkça kadın poposu görmeye çoktan alıştık. Yine de itiraf etmek gerekirse “Öylesi de varmış!” dedik, daha büyük popo istedik. Acaba popomuz üzerinde bir kadehi dengede tutarsak daha mı dişi olurduk?

Güzel olmak için yapılacaklar listesi

Konuya nasıl yaklaştığımız önemli. Amerikan aktris, komedyen, yapımcı ve yazar Tina Fey’in perspektifinden: “Bence ideal kadın vücudu algısındaki ilk büyük değişiklik Jennifer Lopez ile başladı. Kalçalarının iriliğiyle gündeme geldi ve ilk kez dolgun hatlar Amerikan güzellik standartlarında yaygın hale geldi. Kızların istediği artık iri kalçalardı. Erkekler de iri kalçalardan daima hoşlandıklarını özgürce kabul ettiler. Bir süre sonra buum! Beyonce iri bacaklarıyla gündeme oturdu. Kaslı ve dolgun bacaklar artık geniş kitlelerde büyük hayranlık uyandırır oldu.  Böylece kadınlar farklı farklı her bedenin ve şeklin güzel olabileceği konusunda hemfikir oldular…

Tabi ki hayır. Dalga geçiyorum. Beyonce ve Jennifer Lopez’in tek yaptığı kadınların güzel olabilme kriterlerine birkaç madde daha eklemekti. Artık her kadının şunlara sahip olması beklenir hale geldi: Kafkaslar’daki mavi gözler, İspanyol dudaklar, hokka burun, Kaliforniya bronzluğunda, tüysüz ve pürüzsüz Asyalı bir ten, Jameikalılarınki gibi hareket edebilen kalçalar, uzun İsveç bacaklar, küçük Japon ayaklar, lezbiyen bir gym salonu sahibinin sahip olduğu karın kasları, 9 yaşında bir çocuğun kalçaları, Michelle Obama’nın kolları ve taş bebeklerin sahip olduğu göğüsler.

Bunu başarmaya en yakın kişi de açıkçası Rus bilim adamları tarafından atletlerimizi sabote etmeye yönelik üretildiğine inandığımız Kim Kardashian. Onun dışındaki kimse de başarabilmiş değil; geri kalan her kadın mücadeleye devam ediyor.”

Homer

Kelkulus Interpretation

 

Altın oran

Öte yandan evrim teorisinin de desteklediği çekici kadın vücudu kriteriyse altın orana işaret ediyor. Yeni Zellanda’lı antropolog Barnaby Dixon bu oranın bel ile kalça arasındaki 0.7’lik fark olduğunu belirtiyor. Yani bel ölçüsünün kalça çevresinin %70’i olması… Altın orana en yakın vücutlar doğurganlığa yönelik biyolojik sinyaller gönderiyor. Dolayısıyla erkekler tarafından bir hayli çekici bulunuyor.

Kendi güzellik standardınızı kendiniz oluşturun.

Seks satar. Bunu hepimizin kafasına zaten çoktan kazıdılar. Kadın vücudu, ürün pazarlamak için uzun zamandır kullanılıyor. Hatta erkeklerin de seks objesi olarak kullanılması bir hayli yaygın hale geldi. Tüm medyanın kullandığı bu mantalite estetik görseller sunuyor olabilir. Ancak zaman zaman kişiyi bunalımlara sürükleyebiliyor. Göre göre alıştığımız ölçüler normalleşiyor ve sonunda gördüklerimizin olması gereken olduğuna inanabiliyoruz. Olması gerekene ulaşmak için de paramızı ve sağlığımızı harcıyoruz.

Kendinizi beğenmiyorsanız güzelleşmek adına birkaç adım atabilirsiniz. Kilolu olduğunuzu düşünüyorsanız spora ve diyete başlayabilir, göğüslerinizin küçük olması sizi rahatsız ediyorsa silikon taktırabilirsiniz. Bunların hepsi son derece doğal. Sadece iyi düşünmek önemli olan. Attığınız adım, inandığınız ve gerçekten istediğiniz bir yola mı gidiyor yoksa başkalarının yoluna mı? Kıssadan hisse: güzellik bir kaba sığsaydı yüzyıllardır felsefi ve sanatsal tartışmalara konu olmazdı.

Met Museum

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Sümeyye Yuşan

Adım Sümeyye Yuşan. 1993 doğumluyum. Bursa'da yaşıyorum. Sakarya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümünden mezun oldum. Üniversiteye hazırlık...

Kapat