Halil Cibran: Güzellik aynada kendine bakan sonsuzluktur. Fakat sonsuzluk da sensin, ayna da.

“En uzun ömürle en kısa ömür arasında bir fark olmadığını sizi çevreleyen sonsuzluğu düşündüğünüzde anlayacaksınız.”

Halil Cibran kurduğu dünya ve sarfettiği cümlelerin ağırlığı ile anlam bulan kişi. Halil Cibran çok bulanık zamanlarda kaçış gibi. Sözleri hayata bağlar, sözleri hayattan koparır. Sanatsaldır, düşünseldir ama inanılmaz yalındır ve direkt mesajını size ulaştırır.

Cibran’ı bir müzisyen gibi düşünmek de mümkün. O kadar derin anlamlar çıkabiliyor ki, o derinliğin ilk bakışta gözükmemesi gayet olağan geliyor. Filizlenen bir düşünce var, kapalı kapıların ardında. Kendisinin ressam olmasına rağmen, yazar kimliği ile ön plana çıkmış olması çok enteresan. Sanatın kaosa kurban edildiği şu günlerde katmanlı işler yapanlar için, kaygının tam ortasında, kaygıdan uzak bir düşünür Cibran. Bu kadar cüretkar olması belki de ruhundaki sıkıntılarda saklı. Anlam yakalamaya çalışmıyor, anlam üretiyor. Ne olduğunu tam olarak bilmesek de doğru bir tını var cümlelerinde.

“ruhumu yedi kez aşağıladım:
ilki, onu yükseklere ulaşmaktan kaçındığını gördüğüm zamandı;
ikincisi onu topalın önünde topallarken gördüğüm zamandı;
üçüncüsü kolayla zor arasında seçim yapması gerekip de, kolayı seçtiği zamandı;
dördüncüsü bir yanlış yaptığı ve kendini başkalarının yanlışlarıyla avuttuğu zamandı;
beşincisi güçsüzlüğe sabrettiği ve sabrını güce yorduğu zamandı;
altıncısı bir yüzün çirkinliğini hor gördüğü ve onun aslında kendi maskelerinden biri olduğunu anlamadığı zamandı;
ve yedincisi bir övgü şarkısı söyleyip de, bunun bir erdem olduğunu sandığı zamandı.”

Kötülüğün ve iyiliğin esasında birbirinin kardeşi olduğunu, birinin ardından daima diğerinin geleceğinden bahsetmiş Halil Cibran.

“Ama hangi birimiz çıkıp da tarla kuşunu ötmekten alıkoyabilir ki?”

Nietzsche’nin de eserleriyle tanışan ve ondan çok etkilenen Cibran, daha sonra bu etkilenmeyi “Nietzsche kelimeleri ağzımdan çalmış” diyerek ifade etmiştir.

“İçimdeki yaşamın sesi, senin içindeki yaşamın kulağına ulaşamaz. Yine de kendimizi yalnız hissetmemek için konuşalım.” 

Sürgün hayatı vefatından sonra da devam eden sanatçının, mezar taşında kendisinin söylediği cümle yazmaktadır: Gözlerinizi kapayın ve bakın etrafınıza, beni göreceksiniz, ben yanınızdayım.

Okumadan Geçmeyin: “Ben çabuk severim insanı, belki bundandır yıkılışım.” / Arkadaş Zekai Özger

Ozan Aziz Dilber
İçimizin imârını sanat vesilesiyle yapabileceğimize inanıyorum. Kendi hikayemi didik didik ederken başkalarına da anlatacak hikayeler biriktiriyorum. Bu yüzden 2015 yılından beri Sanat Karavanı ailesinin içerisindeyim. Aynı zamanda hukuk fakültesi mezunuyum. Tanpınar’ın dizeleri ile bitireyim: ”Rahatını bozduk zavallı bir taşın / eşyanın uykusundan uyandırdık / varlığın çarkına takıldı hiç yere.”

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Onun Boyası Güneş Işığı

Kimsenin aklına gelmeyen farklı tekniklerle inanılmaz işler çıkartan sanatçılara bayılıyorum. Her denk geldiğimde muhakkak sizlerle paylaşıyorum. Bunlardan biri de Jordan...

Kapat