Harikalar Diyarı Prag

Kesinlikle inanılmaz bir deneyimdi. Turist olmanın ve ayrıca tek olmanın verdiği rahatlıkla daha da ilginç bir hal aldı bu gezi. Öncelikle bütçe olarak başlayalım. Doğu Avrupa ülkesi olması ve ayrıca kendi para birimini kullanmasından dolayı çok ucuza halledebilirsiniz bu geziyi. Yeme, içme işini çok abartmamanızı tavsiye ederim.

Şehre ilk geldiğinizde zaten inanılmaz bir düzenle karşı karşıya kalıyorsunuz. Ben gitmeden önce çok büyük bir plan yapmadım açıkçası. Size de böyle gezmeyi öneririm. Merak ettiğiniz her sokağa girin, normal bir turist olmayın. Zaten şehirde kaybolmak imkânsız ve istemeseniz de bütün yollar turistik mekânlara çıkıyor. Eski şehir meydanı ilk karşıma çıkan yer oldu. St. Nicholas Kilisesi, TYN Kilisesi ve Astronomik Saatin çevrelediği bir meydan.

prag-2

Öncelikle şunu söylemem gerek: gezi bloglarında abartılan her saat başında Astronomik Saatin çalması ile başlayan gösteri, benim için pek de tatmin edici değildi.  Saat inanılmaz güzeldi evet ve belki kırk dakika önünde durup onu inceledim ancak o gösteri pek beklemeye değecek bir şey değil. Nicholas Kilisesi yenilemede olduğu için gezemedim ama TYN Kilisesi çok iyi bir mimari yapıya sahip. 100 yılı aşkın bir sürede tamamlanan kilise gotik tarzda inşa edilmiş.

prag-4

Eski şehir meydanından devam edip, benim İstiklal Caddesi’ne benzettiğim yerin sonunda Powder Kulesi bulunuyor. Bu yapı Prag’daki en eski yapılardan ve şehrin on üç kapısından da biri. Şehrin çoğu mimari yapısında olduğu gibi bu kule de gotik tarzda yapılmış.

Diğer bir meydana geçecek olursak Wenceslas Meydanı tarihi bir öneme sahip. Meşhur kadife devrimine yol açan protestoların, ilk bu meydanda toplanmaya başladığı söyleniyor. Şu an genel olarak iş merkezi gibi kullanılıyor bu bölge.  Pek çok kafe ve casino bulunuyor. Casinolarına girmedim o yüzden yorum yapmayacağım ama kafelerini tavsiye ederim. Meydanı gören bir yerde oturup dünyanın en güzel biralarını yudumlayabilirsiniz. Sinagog gezmek isterseniz eğer, eski şehir meydanının üst tarafında en eski sinagoglardan biri bulunuyor. Onların yanında da Rudolfinum adında bir konser yeri var. İçine girilmiyor ama dışarıdan görünüşü de yetiyor gerçekten.

Prag Kalesine gelecek olursak, bence bir gününüzü çok rahat ayırabileceğiniz bir bölge.Dünya üzerindeki en eski ve en sağlam kalmış kaleler arasındaymış bu yapı.

Charles Köprüsü ise diğer bir çok zamanınızı alacak yer. Araç trafiğine kapalı olan köprünün üzerinde yaklaşık otuz tane heykel bulunmakta. Ve hepside ayrı ayrı incelenmesi gereken heykeller. Tabii ki genel konu itibari ile İsa inanışıyla işlenmiş ancak gerçekten hepsi hala varlığını koruyor.

petrin-tepesi

Son olarak kesinlikle Petrin Tepesi’nde şehri uzun uzun izleyin. Sanırım orada bulunduğum süre boyunca her gün muhakkak çıktım oraya. Oradaki huzuru içinize çekmenizi gerek.

Ayrıca görülmesi gereken yerler olarak Kafka’nın yaşadığı ev, John Lennon duvarı, ulusal tiyatro gibi yerlerde bulunuyor.

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Türk Tasarımcı Berkcan Okar ABD’de 3 Ödüle Birden Layık Görüldü!

Bu yıl 10'uncusu düzenlenen, dünyanın en önemli tasarım yarışmalarından biri olan  International Design Awards (IDA) / Uluslararası Tasarım Ödülleri'nden Türk...

Kapat