HATIRALARIN MASUMİYETİ

Masumiyet Müzesi’ni duymayanımız kalmamıştır artık. Orhan Pamuk’un 2008’de yayınladığı bu roman, edebiyat dünyasında meteor etkisi yarattı ve aradan dört yıl geçmeden Beyoğlu’nda aynı adla bu kitabın müzesi de açıldı. Geçtiğimiz yıl ise bu müze, Avrupa Müze Forumu’nca verilen Avrupa Yılın Müzesi Ödülü’nü kazandı. Şimdi ise sırada kitabın beyaz perdeye taşınması var!

Orhan Pamuk’un 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldıktan sonra hızını kesmeden yayınladığı “Masumiyet Müzesi”, İngiliz belgesel yönetmeni Grant Gee’nin elinden beyaz perdeye aktarılıyor. Grant Gee’yi daha önce Radiohead ve Alman edebiyatçı Sebald üzerine yaptığı belgeseller ile tanımıştık. “Hatıraların Masumiyeti” adlı film için de Orhan Pamuk otuz dakikalık yeni bir metin kaleme aldı. Ayrıca filmin mutfağında da özellikle yer aldı. Bunun sebebini ise kendisi şöyle açıklıyor: Film, hem Masumiyet Müzesi hakkında hem de İstanbul üzerine. Aynı zamanda benim diğer kitaplarım da var içinde. Yazdığım yeni metin ise romandaki ikincil bir kahramanın gözünden, romanda anlatılan aşk hikayesini yeniden değerlendiriyor.”     

hatiralarin-masumiyeti

Grant Gee, bu filminin detayları hakkında 2014 yılında Akbank Sanat’ın düzenlediği bir etkinlikte konuşmuştu ve “Hatıraların Masumiyeti” filminin doğuş hikayesini ise şöyle dile getirmişti: İngilizce konuşan bir turist olarak şehre ilişkin ilk deneyimi kendi gözlerimden yaşadım, bu deneyim kitabı okuduktan sonra başka bir yöne evrildi , şehri bir kez de Pamuk’un gözünden gezdim. Masumiyet Müzesi’nin gerçek bir yapı olarak Cihangir’de yükseldiğini öğrenince ise heyecanım katlandı. Gerçek ile hayalin karıştığı, üç yolculuğun, üç deneyimin iç içe geçtiği bir yerdeydim. Daha önce yaptığım işlerde de hiçbir zaman alışılmış hikaye anlatma yöntemlerini kullanmadım. Dolayısıyla Masumiyet Müzesi’ne ilişkin bu karmaşa tarzıma uygundu. Kitabı filme çekmeye, tüm bunları idrak ettiğim an, birkaç saniye içinde karar verdim. Bunu ilk görüşte aşk diye de niteleyebilirim.”

hatiralar-muzesi (2)

Film dünya prömiyerini 2-12 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilen Venedik Film Festivali’nde yaptı. Filmin salt “Masumiyet Müzesi” romanının konusunu işlemediğini tekrar hatırlatmakta da fayda var. Yönetmen belgesel kökenli bir sinemacı olduğu için İstanbul’u bir belgeselcinin gözünden göreceğiz; İstanbul’un değişimini, kültürünü ve daha nice özelliklerini bir belgesel tadıyla izleyeceğiz.

Şimdiden iyi seyirler!

 

Masumiyet Müzesi, 14. İstanbul Bienali’nde! Bu seneki Bienal ile ilgili bilgi edinmek için tıklayınız.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Harward’a Konu Olmuş Bir Hint Geleneği: Dabbawalla

125 yıllık efsaneleşmiş bir Hint geleneği Dabbawalla ! Hintçe'de dabba "yemek konulan kutu, kase" , walla ise "adam" anlamına geliyor....

Kapat