Hayatımızın Anlamı Sanatın Çıkar Gözetmezliği Tarkovsky

Güçsüzlük muhteşem bir şeydir. Ve güç. Hiçbir şey!

Yazar: Hayatım da hiç mutlu insan görmedim. İnsan eziyet çektiği için sorunlu olduğu için yazar. Diğerlerine ve kendine bir değeri olduğunu ispatlamak ihtiyacındadır. Peki, dahi olduğuma eminsem niye yazıyorum o zaman. Ne halt etmek için… Her durumda tüm bu teknoloji, tüm bu yakıp kavuran ocaklar, tekerlekler… Ve diğer boklar. Daha az çalışmak ve daha yemek için tasarlanmış. Bunlar sadece desteklerimiz ve yapay uzuvlarımız. İnsanlık sanat eserleri yaratmak için var olur. Diğer uğraşlardan farklı olarak, bu bencil ve çıkarcı bir uğraş değil.  Muhteşem yanılsamalar! Mutlak doğrunun imgeleri! Beni dinliyor musun profesör?

Profesör: Ne cömertliğinden bahsediyorsun sen?  İnsanlar hala açlıktan ölüyor. Aydan mı geldin? Yazar: Ve onlar bizim zeki aristokrasimiz sayılıyorlar. Soyutlamalarınla düşünme becerin bile yok… Profesör:  Bana hayatın anlamını mı öğreteceksin?  Ve nasıl düşünmek gerektiğini?  Yazar: Çok yararsız. Bir profesör olabilirsin ama cahilsin.

stalker-tarkovsky

Stalker: Hayatımızın anlamı sanatın çıkar gözetmezliği… Hakkında konuşuyordunuz. Müziği ele alalım örneğin. Gerçek ile bağlantısı diğer şeylere göre çok az. Bağlantısı olsa bile, bu bağlantı mekanik bir yolla kuruluyor, fikirler yoluyla değil. Yalnızca sesle, herhangi bir çağrışımdan yoksun. Ve buna rağmen müzik, mucize gibi yüreğimize işliyor. Armoni haline gelen gürültüye yanıt olarak içimizde yankılanan… Onu en büyük hazzın kaynağı haline getiren… Bizi sersemleten ve bir araya getiren ne? Tüm bunlara neden ihtiyaç duyuluyor? Ve en önemlisi, kim ihtiyaç duyuyor. “Hiç kimse. Ve hiçbir nedenle” diyebilirsiniz. Çıkarsızca…

popş

Hayır! Hiç sanmıyorum. Yine de her şeyin biraz anlamı vardır. Anlam ve nedeni… Kendilerini entelektüel sanıyorlar, bu yazar ve bilim adamları. Hiç bir şeye inanmıyorlar. Yarar eksikliğiyle körelten yayın organları var… Onları görmedin mi boş boş bakıyorlar. Düşünebildikleri tek şey kendilerini nasıl satabilecekleri.  Çok ucuz olmadan. Nasılsa her duygusal hareketlerinden mümkün olduğunca çok kazanırlar. Bir amaç için doğduklarını ve talep edildiklerini sanarlar. Yine de yalnızca bir kez yaşarlar. Böyle insanlar bir şeye inanabilir mi? Ve kimse inanmaz. Yalnızca şu ikisi değil. Hiç kimse!

stalker-iz sürücü

Stalkerin karısı: onunla mutlu olacağıma emindim. Çok acı çekeceğime de biliyordum elbette. Ama gri, sıkıcı bir hayata sahip olmaktansa… Keskin mutluluk daha iyidir. Ama sonra bana yaklaştı ve benimle gel dedi. Gittim ve hiç pişman olmadım. Asla! Çok acı çektik. Çok korku ve utanç yaşadık. Ama hiç pişman olmadım ve kimseyi kıskanmadım. Bu sadece bizim yazgımız, hayatımız. İşte bu. Ve talihsizliklerimiz olmasaydı daha iyi durumda olmazdık. Kötü olurdu. Çünkü hiç mutluluk olmazdı. Ve hiç umut kalmazdı.

stalker_arrival_zone

Sanat, güç ve teknolojiye dair pek çok diyaloğun olduğu Andrei Tarkovsky`nin 1979 tarihli Stalker/ İz Sürücü adlı filmi, üç adamın (profesör, yazar, iz sürücü) (bölgeye yolculuğunu ve bölgede yaşadıklarını anlatır. Filmde ki görüntüler ise diyaloglar kadar etkileyicidir. Film, Boris ve Arkady Strugatsky kardeşlerin “Yol Kenarında Piknik adlı” kısa romanının birebir olmayan bir uyarlamasıdır. Romanda, Bölge bilime karşı gelen birçok garip yapıdan ve döngüden oluşur. Romanla film tam anlamıyla aynı olmasa da karakterler ve yaşadıklarına tepkileri benzerdir.

20-Stalker-Sublime-escultura-temporal-de-Tarkovsky-

Dünyaya düşen dev göktaşı yaşamı yerle bir ederken esrarengiz, yeni bir bölge oluşmuştur. Bu bölgeden içeriye girebilen insanların tutkularının gerçekleşeceğine dair söylentiler vardır. İçeride yaşayan ‘güç’ insan zihni tarafından hayal edilmesi mümkün olmayacak güçteki bir varlıktır. Askerler tarafından korunan bölgeye sadece gerekli olgunluğa erişmiş cesur Stalker’lar girebilmektedir.

stalker-tarkovsky

Sovyet filminin de Hollywood filminin yaptığı her şeyi yapabileceğini kanıtlamak amacıyla Stalker için çok geniş bir bütçe ayrıldı. Filmin ilk olarak sansasyonel özel efektler ve ilginç yan hikayelerle dolu olması bekleniyordu.

Tarkovsky, bütün özel efektleri ve bütün yan hikayeleri senaryodan çıkardı ve tamamen orijinal hikayeye ve bu hikayenin asıl sorusuna odaklandı: “Eğer en derindeki dileğinizi gerçekleştirme fırsatınız olsaydı, bunu gerçekten ister miydiniz ?

 

Sevil Ateş

MSGSÜ Sanat Tarihi bölümü mezunu.
Kültür sanat editörlüğü ve yazarlığı yapıyor. Tiyatro ve performatif sanatlar ile uğraşıyor.
Sanat Karavanı Yazarı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Brezilyalı Fotoğrafçı Temasa Geçilmemiş Amazon Yerlilerinin Fotoğraflarını Çekti!

Brezilyalı fotoğrafçı Ricardo Stuckert, daha önce temasa geçilmemiş Amazon yerlilerini fotoğrafladı. Stuckert, Brezilya'da şiddetli yağmurdan korunmak için içinde bulunduğu helikopterin...

Kapat