Hecenin Beş Şairi’nden Biri: Faruk Nafiz Çamlıbel

“ İstek ve inanç, her güçlüğü devirir.”

Nafiz Çamlıbel

Hayata bakış açısını yazdığı şiirlerle dile getirirdi Faruk Nafiz Çamlıbel. Yaşamış en kutsal şairlerden biri idi. Ruhu aşkla ve memleket sevgisiyle doluydu çünkü. Öğrenmeyi, daha da önemlisi öğretmeyi çok severdi. Uzun yıllar boyunca bu sebep ile öğretmenlik yapmış, sıralarda dirsek çürüten öğrencilere bir nebze de olsa edebiyat sevgisini aşılamaya çalışmıştır. Peki edebiyata ilk adımını nasıl atmıştır bu ünlü şair?

18 Mayıs 1898 yılında İstanbul’da doğan Çamlıbel, ilk ve ortaokul eğitimini Bakırköy Rüştiyesi ile Hadika-i Meçveret İdadisinde tamamlamıştır. Tıp öğrenimi görmüş fakat mezun olmadan bırakmış, gazeteciliğe başlamıştır. Daha sonraları en ünlü eseri olacak bir şiir yazmıştır, “Han Duvarları” . Han Duvarları, Kayseri’ye yaptığı uzun yolculuğu anlatır. Fakat bununla ilgili bazı kaynaklara göre de şiir, Güney Doğu illerine yaptığı geziyle alâkalı izlenimlerini aksettirir. Şiirin en önemli sonuçlarından biri ise Memleket Edebiyatı denen akımı başlatmış olmasıdır. Böylece bu şiir sayesinde Çamlıbel, “ Han Duvarları şairi” olarak akıllarda kalmaktadır.

Yazının başında ruhu aşk ile dolu demiştim. Deyim yerindeyse ruhunu aşka satmıştır Çamlıbel vesselâm. Bunu yazdığı şiirler ve roman türünde verdiği tek ürün ile görmek mümkün. Tek bir ürün dedim çünkü Çamlıbel, Şükufe Nihal Hanım’a duyduğu aşkı, 1936 yılında yazdığı “Yıldız Yağmuru” adlı romanında anlatmaktadır. 1918 – 1930 yılları arasında edebiyatın tek kuvvetli aşk şairi olarak tanınmıştır.

Aşka olan bağlılığını şiirlerle ve söylediği sözlerle anlatmayı tercih etmiştir şair. İşte bazıları;

  • Sana çirkin dediler, düşmanı oldum güzelin.
  • Bir kurşunla vurul da

Bir kadına vurulma

  • Sakın bir söz söyleme… Yüzüme bakma sakın!

Sesini duyan olur, sana göz koyan olur.

Düşmanımdır seni kim bulursa cana yakın,

Anan bile okşarsa benim bağrım kan olur.

Çamlıbel hakkında bilmemiz gereken bir diğer konu ise Onuncu Yıl Marşı’nın söz yazarlarından biri olmasıdır. 1933 yılında Kayseri Lisesi’nde öğretmenlik yaptığı sıralarda öğrencisi Behçet Kemal ile birlikte yazmışlardır.

Son olarak şairimizin bazı şiirleri ve tiyatro oyunları aşağıda verilmiştir:

ŞİİR:

Şarkın Sultanları ( 1918)

Dinle Neyden (1919)

Gönülden Gönüle (İstanbul 1919)

Çoban Çeşmesi (1926)

Suda Halkalar (l 1928)

Bir Ömür Böyle Geçti (1932)

Elimle Seçtiklerim (1934)

TİYATRO OYUNLARI:

Canavar (1926)

Akın (1932)

Özyurt (1932)

Kahraman (1933)

Ateş (1939)

Dev Aynası (1945’te oynanmış; basılmamış eser)

Yayla Kartalı (1945)

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Evimizi Aydınlatan Origami Sanatı

Londra'da yaşayan mimar ve tasarımcı Umut Yamaç, son çalışmalarını origami sanatından esinlenerek tasarladı. Aslında ilk olarak 2014 yılında sadece 20...

Kapat