Hellenistik Dönem Heykelleri

Hellenistik Dönem, kronolojik olarak M.Ö 4. yüzyıl sonlarında gelişir. Yunan etki alanının büyük ölçüde genişlemesine neden olur. Kuzeyde Epirus, Trakya ve Makedonya’yı ; doğuda İran, Mezopotamya, Suriye ve Anadolu kıyılarını ; güneyde de Mısır’ı içine alan bu kültür, İskenderiye’nin kurulmasıyla yeni bir başkent kazanır. Hellenistik Dönemde uygarlık merkezleri doğuya kaymıştır, Klasik Dönemde Atina ve çevre kentler önemli iken bu dönemde, Doğu Yunanistan olarak geçen Batı Anadolu önem kazanır.

Hellenistik sanat çok yönlüdür ve geçmiş yadsınamaz, tam tersine büyüklüğü ve özelliği kabul edilir. Zarifliğe, ayrıntıya, cinselliğe ve lükse değer verilirken , bir yandan da tutkulu anlatımlara, doğa taklidine ya da ölçüsüz hareketlere yönelerek neredeyse çirkinliğin sınırına kadar gelir.

Yontu alanındaki yaratılar çok yönlü ve zengindir. Klasik Yunan sanatından Hellenizm sanatına geçişi gösteren “Belvedere Apollonu” (Roma,Vatikan Müzesi) ; “Kyrene Venüsü” (Roma,Therme Müzesi) , “Milo Venüsü” (Paris,Louvre Müzesi) gibi yapıtlarla doruğa erişen, hepsi de Praksiteles’ten esinlenilmiş pek çok Venüs figürü gibi yontular bunların en ünlülerindendir. Bunların hepsinde klasik bir iz vardır ama bu onların sevimliliğini ve tatlı zerafetini etkilemez. Klasik dönemden farklı olarak, Hellenistik heykelde duygular ön plandadır ; klasik dönemde ise mükemmel anatomi aranır. Hellenistik Dönemde tekil heykel pek yoktur ; kompozisyonlar vardır. Bu dönemde heykeller belli bir açıdan görülmek için tasarlanmaz, kompozisyon tüm figürlere farklı açılardan bakma ihtiyacı hissettirir. Yontu grubundaki birbiri içine karışmış figürlere neredeyse Barok ama en azından klasiğin karşıtı olarak bakılabilir.

Apollo_of_the_Belvedere

Apollo Belvedere , (Vatikan Müzesi,Roma)

Geminin burnunda heybetle açılmış kanatlarıyla rüzgarların sardığı  “Samotrake Nikesi” de (Paris,Louvre Müzesi) atılgan hareketi içinde klasik değildir. Hellenistik dönemin mermer ve bronz yontularında görülen yeni bir eğilim de günlük yaşamdan alınan bu tiplerin çok gerçekçi bir şekilde anlatılmasıdır. “Menelaos ile Patroklos” (Floransa,Laggia Dei Lanzi) ya da “Karısını öldüren Galyalı” (Roma, Therme Müzesi) gibi yapıtlarda çok abartılı,neredeyse tiyatrovari bir anlatım vardır.

venus-de-milo

Venus De Milo , ( Louvre Müzesi , Paris)

venus-of-cyrene

Venus Of Cyrene , (Therme Müzesi,Roma)

samotrake-nikesi

Samotrake Nikesi , (Louvre Müzesi , Paris)

menelaos-patroklos

Menelaos ile Patroklos , (Floransa,Laggia Dei Lanzi)

Merve Tuncer

Akdeniz Üniversitesi Sanat Tarihi öğrencisi. İtalyan Mimarisi,Modigliani ve Caravaggio tutkunu.

1 Comment

  1. Taylan

    21 Haziran 2017 at 14:15

    Merhaba makalenin kaynağı belirtilmemiş yazılanları çoğu alıntı…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
88. OSCAR ÖDÜLLERİ ADAYLARI

88.Oscar adayları bugün itibarı ile açıklandı. 28 Şubat’ta gerçekleşecek ödül törenini Chris Rock sunacak. Aşina olduğumuz bir isim olan Rock,...

Kapat