İçimizdeki Ses: “Tom Odell”

1990 doğumlu İngiliz bir sanatçıdır Tom Odell. Böyle tanımlamak O’na haksızlık ettiğimi düşündüren cinsten. “Like a long way down / So honey don’t leave, don’t leave” (Long Way Down) ve kendi şarkı sözünü kendine söylerken buluyorsunuz kendinizi. Anlatmak istediklerini kliplerinde ve sözlerinde öyle güzel hissettiriyor ki size “tamam” diyorsunuz. Benim kendi sesimi dinleyebilmem için Tom Odell dinlemem gerek.

“And every line I ever get a hold it seems to break.”

Size ütopyalar sunmak yerine kendi dünyasını açmaktan korkmayan, gece adamı diyebilirim onun için. Karamsar ve melankolik bir ruha sahip şarkılarıyla birlikte. Zayıflıklarımızı, ses veremediğimiz korkularımızı, görmezden gelemediğimiz takıntılarımızı ve zaman zaman nefesimizi kesen acılarımızı anlatıyor.

“I wanna cry i wanna love /But all my tears have been used up/On another love.” (Another Love)

“Another Love” adlı parçasıyla çıkış yakalayan şarkıcı aynı parçasıyla bizi o kadar güzel üzüyor ki, üstünüzde kalan etkiyi, size hissettirdiklerini, buruk bir gülümseme eşliğinde seviyorsunuz.

“Oh you bring me all things i need
I follow the rain to the rolling sea
I love you baby all the things i lay.” (I Know)

Kaynak : organikinsan
Yazan : Ece Erkazan

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
YÜZLEŞİLMESİ GEREKEN BİR FİLM: LE MİROİR

Doğumdan ölüme kısa bir film: Le Miroir. Yönetmenler: Ramon and Pedro http://www.youtube.com/watch?v=hL9B6VSYix4 Film, ustaca planlanmış geçiş sahneleriyle ilk bakışta sade...

Kapat