İLKLERİN KÖYÜ: BADEMLER

Bademler Köyü, İzmir’in Urla ilçesine bağlı bir köy. Köyün muhtarlığını yapan Mehmet Uysal, Bademler’i “İlklerin Köyü” olarak tanımlıyor. Köy tiyatrosu, oyuncak müzesi, küçük bir kafenin içinde bulunan meditasyon ve hobi salonu, ağırladığı ünlü isimleri ve festivalleriyle de farkını ustalıkla ortaya koyuyor. Dayanışması, eşitliği, temizliği ve misafirperverliği ile köy misafirlerine kendini hayran bırakıyor.

7’den 70’e tüm köy halkının rol aldığı, her yıl mutlaka bir oyun çıkartan Bademler Köyü Tiyatrosu oyunları, seyircisi ve oyuncularıyla 82 yıldır ayakta. Halk bu sahnede, hem oyuncu hem yönetmen hem de seyirci. Peki, yıllara dayanan bu tiyatro aşkı nereden geliyor? Bu aşkı köye ilk aşılayan Mustafa Ararat adlı bir öğretmen. Ararat, köye öğretmenlik yapmaya geldiğinde köy halkının gelenek ve göreneklerinden yola çıkarak tiyatro gibi sanatsal aktivitelere ilgi duyduğunu fark ediyor. Böylece tiyatroya ilk adım atılmış oluyor. İlk sahnelenen oyun Yarım Osman. Bu oyun, köy meydanında seyircilerin beğenisine sunuluyor. Yavaş yavaş köy, tiyatro anlamında daha da aktif olmaya başlıyor. Gösterilen emek ve başarı ile Bademler Köy Tiyatrosu Sahnesi açılıyor.

Bu sahnede son olarak Deliler adlı oyun gösterime sunuldu. Bademler Köyü Urla’da bu sene 2.si düzenlenen birçok köy tiyatrosunun oyunlarını seyircilere sunmasını sağlayan pek çok önemli sanatçının da katıldığı Köy Tiyatroları Şenliği’ne de ışık tuttu. Köy muhtarı Mehmet Uysal, tiyatroya verdiği değeri şu sözlerle vurguluyor:

“Tiyatro yaşamın kopmaz bir parçası. Köyde tiyatro sevgisi hiç bitmedi aksine daha da fazlalaştı. Bademler Köyü’nün tiyatrosuz kalması mümkün değil.”

bademler-koyu

Yazının başında belirttiğimiz gibi bu köy, bir oyuncak müzesine de sahip. Kendisi de Bademler Köyü’nden olan 2003 yılında hayata veda eden Arkeolog Dr. Musa Baran, 1990 yılında köy meydanındaki evini çocuk oyuncakları müzesine dönüştürmüş. Bu müze, Türkiye’nin ilk çocuk oyuncakları müzesi olma özelliğini de taşıyor. Uçurtmadan sapana, kargıdan yapılmış silahlardan telden yapılmış arabalara kadar onlarca oyuncak bu müzede sergileniyor. Oyuncakların yanında ilkel tarım aletleri, geleneksel eşyalar, kıyafetler de bu müzenin içinde yer alıyor. Şu an oyuncak müzesinin bakımıyla muhtarlık ilgileniyor.

Peki, kimdir Musa Baran?

1924 yılında Bademler Köyü’nde doğan Musa Baran, İstanbul Üniversitesi Arkeoloji bölümünde okumuştur. 1973 yılında İzmir Uluslararası Arkeoloji Kongresi’nde sunduğu antik çağ ve günümüz çocuk oyunlarını karşılaştıran bildirisi Pensinvalya Üniversitesi’nde Expedetion Dergisi’nde yayımlanmıştır. 1990 yılında oyuncak müzesini kurmuş, 1993 yılında kültür bakanlığınca bir kitabı yayımlanmış 2003 yılında da hayatını kaybetmiştir.

Baran bir konuşmasında oyuncaklar ve oyuncakları etkileyen faktörlerin iklim, materyal ve kültür olduğunu, kar yağmayan ülkelerde çocukların kardan adam yapmasını bilmemesinin doğal olduğunu, söğüt ağacı olmayan ülkelerde de çocuklardan söğütten düdük yapmalarının beklenmediğini dile getirmiştir.

bademler-koyu-4

Susuz Yaz ve Pembe Kadın gibi iki önemli filme de ev sahipliği yapan Bademler Köyü, bu şekilde daha çok tanınma imkanı bulmuştur. Susuz Yaz‘ın yazarı Urla’da uzun süre yaşamış olan Necati Cumalı, bu romanı avukatlık yaptığı zamanlarda yaşadığı bir olay üzerine Urla’da yazmış, Metin Erksan ise bu romanı filme uyarlamıştır. Film, Altın Ayı ödülünü kazanarak Türk sinemasında uluslararası ödül alan ilk film olup aynı zamanda da en iyi yabancı film dalında Oscar’a aday adayı olmuştur. 2012’de Yönetmen Metin Erksan öldüğünde ise tüm köyde yas ilan edilmiştir.

susuz-yaz

Bademler Köyü temizliği ile de dikkat çeken bir köy. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2012’de yaptığı bir yarışma sonucu Türkiye’nin en temiz köyü seçilen bu köyde haftanın her günü sokaklar yıkanıyor. Her atık çöp değildir prensibiyle köy meydanına pet şişe teneke ve izmaritler için ayrı kutular koyularak geri dönüşüm sağlanılıyor.

Hem kafeyi, hem terapi salonunu, hem de hobi salonunu içine alan bir yer mevcut.  Bu küçük tatlı yerin adı: Atölyemiz. 85 yıllık bir ev, kafe ve terapi salonu haline getirilmiş. Binanın alt tarafı kafe olarak kullanılırken üst tarafında da yoga, reiki, spitüel gelişim, resim gibi rahatlatıcı niteliği olan kurslar veriliyor. Atölyemiz hem gelişim atölyesi hem de insanların kahve içip kafasını dinleyebileceği bir yer.

Bu köyde bir de Şermin Anne’nin Yeri var. Burada odun ateşinde gözleme, odun ateşinde çay, köy yoğurdundan ayran, limonata, köy ekmeği, kalburabastı harika bir lezzetle misafirlerine sunuluyor. Şermin Anne yıllardan beri ailesi ile bu yeri işletiyor. Aynı zamanda Şermin Anne’nin sesi de yemekleri gibi çok güzel. Pek bir yanık şarkı söylüyor.

bademler-koyu-5

Bu köyde halkın yüzde doksanı okuma yazma biliyor. Yaşama oranı çok yüksek. Pazar günleri pazar kuruluyor.  Pazarcılar da en az ürünler kadar doğallar!  Köy halkı, sanat ve sporla ilgileniyor ve bu yüzden köyde Kültür Sanat Derneği ve Spor Kulübü olması kimseyi şaşırtmıyor. İzmir Atatürk İl Kütüphanesi’nin burada bir şubesi bulunuyor ve bu da halkın okumaya olan ilgisini gözler önüne seriyor. Her sene Uğur Mumcu ve Nazım Hikmet’i anma programları düzenleniyor. 2007 yılında da Japonya etkinlikleri kapsamında Kimone defilesi yapılan bu köyde her yıl Hıdrellez şenlikleri, tavla müsabakaları, yüzme ve voleybol yarışları oluyor. Köyde biri öldüğü zaman ölen kişinin ismi tüm köye anons edilerek duyuruluyor ve o gün köyde yas ilan ediliyor. Televizyon açılmıyor, kahvede okey, tavla gibi oyunlar oynanmıyor. Köyde ölen kişinin mezarına öldüğü gün renkli çaputlar bağlanıyor, mezar yapılana kadar bu çaputlar mezarın üstünde kalıyor. Ölüler yöresel kıyafetler ile gömülüyor. Çoğu mezarda kendi isimlerinin yanında tiyatroda canlandırdıkları karakterlerin ismi de yazıyor.

Köyde “derme devşirme” adı verilen çok güzel bir gelenek de var. Bu gelenek, her yıl Bademler Şenlikleri’nin içine katılarak gerçekleştiriliyor. At arabası, traktör gibi araçlarla davul zurna eşliğinde her ev dolaşılıyor. Türk kültürü araştırmacısı Sabiha Tonsuğ bir yazısında şöyle demiştir:

“Bademler Ege Uygarlıklarının izini süren köylerimizden biridir. Kadın erkek eşitliği, doğruluk, çalışkanlık, temizlik örnekleri görmek istiyorsanız bu köyü ziyaret edin.”

Selin Tekin

Ege Üniversitesi gazetecilik öğrencisi. Tiyatroyla ilgilenir, fotoğraf çeker.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Black Mirror Dizisi Kitap Haline Getiriliyor!

Son dönemin popüler dizilerinden Black Mirror bu kez kitap olarak sevenleriyle buluşmaya hazırlanıyor. Netflix'in dünya çapında en çok izlenen dizilerinden...

Kapat