İnsan Hiçbir Zaman Mutlu Olamaz / Arthur Schopenhauer

Kuşkusuz, felsefe dünyasının en önemli isimlerinden biridir Arthur Schopenhauer. Nietzsche gibi ünlü felsefecileri derinden etkileyen Schopenhauer; hayatı, acıyı ve yalnızlığı farklı bir ‘ istenç’ ile tanımlamıştır. Ona göre istenç; dünyanın ardında yatan esas gerçektir. Bu istenç; insanları sonunda bıkkınlık ve acıyı sürükleyecektir, çünkü aklın denetiminde değildir.

Kendimizin dörtte üçünden, başkaları tarafından sevilmek için yoksun kalıyoruz.

Atrhur Schopenhauer’un eserlerinde derlenmiş olan “Hiçliğin Mutlu Sessizliği” adlı kitapta ünlü felsefecinin hayata dair sorgulamaları ve birer ders niteliğinde olan sözleriyle karşılaşıyoruz. Her biri aforizma niteliğinde olan bu sözler, kuşkusuz hepimize farklı bir dünyanın kapısını aralayacaktır. Şimdi, sizi onlarla başbaşa bırakıyorum.

İnsan, başkalarının acı çekmesine, bunu gerçekleştirmeden arzulamadan başka bir amaç gütmeden sebep olan tek hayvandır.

Aptallar için yazan birisi, geniş okuyucu kitleleri oluşturacağından hiçbir zaman kuşku duymaz.

Kitapları okuyabilecek zamanı da satın alabilseydik, kitap almak iyi bir şey olabilirdi.

Tasalarımızın hemen hemen hepsi, başkalarıyla olan ilişkilerimizden doğar.

Tutku, ahlakın bel kemiğidir.

Gurur duyabileceği hiçbir şeyi olmayan zavallı budalalar, son araç olarak mensup olduğu milletle övünür; tüm hata ve ahmaklıkları dişiyle tırnağıyla savunmaya histerik bir şekilde hazırdır, böylece kendi bayalığını kendince telafi eder.

Hayatımızı, hiçliğin mutlu sessizliğinde nafile yere rahatsız edilen bir dilim olarak addedebiliriz.

İnsan yalnız olduğu ölçüde kendisi olabilir; yalnızlığı sevmiyorsa, özgürlüğü de sevmeyecektir; çünkü insan sadece yalnızken gerçek manada özgürdür.

Din, insanlara nasıl düşüneceği konusunda eğittiği için hayvan eğitimi sanatının başyapıtıdır.

İnsan hiçbir zaman mutlu olamaz, ancak tüm hayatını kendini mutlu kılacak şeyin peşinden koşarak geçirir; bunu da nadir başarır, başardığında ise sadece hayal kırıklığına uğramak içindir; çoğunlukla sonunda mahvolur ve limana direk ve arma olmaksızın gelir. Ardından arta kalan mutlu ya da mutsuz olup olmadığıdır, çünkü insan hayatı, asla sürekli eriyip giden yaşanan ve şimdinin bittiği andan daha fazlası değildir.

Kimseyi kendimize yaptığımız kadar bu denli kırılgan beceriyle kandırmayız ve pohpohlamayız.

Zaman, içinde her şeyin öldüğü şeydir.

Tiyatroya gitmemek, aynasız tuvalete gitmek gibidir.

Gençler, yalnız bırakılmaya dayanma konusunda erkenden eğitilmelidir, çünkü yalnızlık mutluluğun ve iç huzurun kaynağıdır.

Gerçek bir sanat eseri, bir fikri değil de şeyin kendisini yansıttığı için sahte olma ihtimalinden uzaktır ve zamanla birlikte değerinden bir şey yitirmez.

Arzu edilen şeyi elde etmek, onun ne kadar nafile olduğunu keşfetmektir.

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Azra Kohen’in Çok Satan Kitap Üçlemesi ‘Fi, Çi, Pi’ Dizi Oluyor!

Azra Kohen'in çok satanlar listesinde yer alan kitap üçlemesi Fi, Çi ve Pi, Ay Yapım tarafından dizi haline getiriliyor. İnternetten...

Kapat