‘İnsan ilerledikçe ulaşmak istediği mahalleler uzaklaşıyor gibi.’ (İnsan İlişkileri Üzerine)

‘‘…İlerledikçe çevresindeki kalabalık artıyor, gürültü çoğalıyor ve ulaşmak istediği mahalleler uzaklaşıyor gibi geliyordu…’’ (Albert Camus, Veba)

İlişmekten ilişkiye giden bir yol vardır. İlişmek: Birbirine takılmak, takışmak, tutuşmak, kapışmak. Yani birbirine ilişenler takılmaya, takışmaya, tutuşmaya, kapışmaya hazır olsunlar. Bu yüzden, ilişkilerin hakiki ve dengeli olması uzun ve zorlu bir süreç işi. Zaten genelde dengede durmaz, hep saydığımız uçlar tarafından çekiştirilir. Neden? Olgunlaşması için. Sonunda hayır var velhasıl. Hayır uman hayır bulur.

Dikenli şeye sarılırsanız, tabiatıyla batar. Her kişi evladının da dikeni vardır. İnsan evladı güle benzer; içinde bir gül vardır amma dışı serapa dikendir. Bizzat kendisi, dikenlerini budamaya gayret etmediği sürece o güle geçit yoktur. Kim ki kendini dikenden beri zanneder, hele o, baştan aşağı dikendir. Kim de baştan ayağa diken olduğunu fark eder, o vakit başkasının dikenine kızmaz, dikenden canı yanmaz hâle gelir. Bilir ki canını yakan kendi dikenidir. Her gücenen kendine gücenir. Her dayak atan kendine atar. Her dayak yiyen kendinden dayak yer. Bunu anlayan da, oh be arkadaş iyi ki vurdun, vuruştuk, gül bitti orada, diye dua eder. Anlamayana edepsizlik görünen şey, anlayana edep olur gider.

Dikenleri gösterenden değil, göstermeyenden korkun vesselam. Kendi dikeninden etrafını korumak isteyenden değil, yaklaşmak isteyenden korkun. Size işin doğrusunu anlatandan değil, anlatmayandan korkun. İnsaflı olun; zira korku, sevmenin ön koşuludur.

Oklu kirpi metaforu, ilişki sanatını bu bağlamda en iyi anlatan örnektir. “Oklu kirpi”yi, insan ilişkileri bahsinde ilk defa üstat Schopenhauer dile getirmiştir. Freud da ondan devralıp geliştirmiştir. Bu düşünürlere göre, oklu kirpiler arasındaki ilişki, insan ilişkilerinin birebir modelidir. Bilhassa kışın, oklu kirpiler üşürler ve ısınmak için birbirlerine sokulmak isterler; fakat sokuldukça dikenleri birbirlerine batar, can havliyle uzaklaşırlar. Soğuktan donma ile dikenden yanma arasında bir dilemmadır oklu kirpinin kış yaşamı.

Tabii bu tecrübeyi defaatle yaşayıp olgunlaşan oklu kirpiler, dikenler arası doğru mesafeyi bulur, dilemmayı aşar, canları yanıp yandırmadan ısınmayı başarırlar. Bu raddeye gelebilmek için canları kevgir olur, ayrı. Eh, ancak canını kevgir edenin canı candır, apayrı.
Dikkat buyurun: Can, ancak yana yana canlanır.

Goethe‘nin güzel bir sözü var: “Akraba ruhlar uzaktan selamlaşırlar.”

Dolayısıyla artık konuşurken dahi sizli bizli mesafeyi aşmayan, değil sınırlara yaklaşmak, sınırların kol boyu uzağında duran kişileri anlıyorum. Yaralı ceylan uzağı değil bu, iyileşmiş çita uzağı. (Can acıdığı için uzaklaşmak değil, can olmak için uzaklaşmak: Fark ettiyseniz, ilkinin sebebi ego, ikincisininki candır.)

Bu kişiler anlamış ki, doğru anlaşma, yanlış anlaşma diye bir şey yok. Salt anlaşmak var. Anlaşmak da, kişilerin birbirlerini anlaması değil, zinhar! Asıl anlaşmak, kişilerin kendilerini anlaması. Kendilerini anlamaya çalışanlar. Başkalarının onları anlamasına ihtiyaç duymayanlar. İşte onlar akraba ruhlar.

Ötekinden geçip, “özgün” kendimizi anlama yolunda yediğimiz dikenlere, dayaklara da şükran efendim, bin şükran.

 

Okumadan geçmeyin:

Kendi hikayesini didik didik etmemiş birinin başkalarına anlatacak bir hikayesi olamaz. / Kieslowski

Ozan Aziz Dilber
İçimizin imârını sanat vesilesiyle yapabileceğimize inanıyorum. Kendi hikayemi didik didik ederken başkalarına da anlatacak hikayeler biriktiriyorum. Bu yüzden 2015 yılından beri Sanat Karavanı ailesinin içerisindeyim. Aynı zamanda hukuk fakültesi mezunuyum. Tanpınar’ın dizeleri ile bitireyim: ”Rahatını bozduk zavallı bir taşın / eşyanın uykusundan uyandırdık / varlığın çarkına takıldı hiç yere.”

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Perçemli Sokak’ta Arayış / Oktay Rifat

              ‘Güzel günlerin sokakları bunlar Güzel günlerin insanları bunlar Yoksa ne durulur ne yürünür’  Oktay...

Kapat