İspanya’nın Merkezinde Üçleme: Madrid, Toledo, Cuenca – 1

Akdeniz’in güzide ülkelerinden İspanya’nın, hem coğrafi hem siyasi merkezi Madrid, her ne kadar İspanya denildiğinde akla ilk gelen şehir Barcelona’nın gölgesinde kalmış gibi görünse de kesinlikle görülmeyi hak eden şehirlerden. Hazır İspanya’nın sıfır noktasına ulaşmışken, Madrid’e hayli yakın mesafede olan eski başkent Toledo ve Asma Evler’e ev sahipliği yapan büyülü şehir Cuenca’yı ziyaret etmek güzel bir tercih olabilir.

İspanya’nın Madrid özerk bölgesinin ve aynı zamanda ülkenin başkenti olan Madrid, bir tarih ve sanat şehri… Hem gündüz hem gece, hayatın her daim hareketli olduğu bu şehirde yapacak birçok şey mevcut.

Sol Meydanı, kendi adıyla Puerta del Sol, hem Madrid’in, hem de ülkenin sıfır noktası. Mecazi anlamda değil, gerçekten bir sıfır kilometre noktası var hemen meydanda yer alan belediye binasının önünde. Rivayet odur ki, bu noktaya basanlar, Madrid’i en az bir kez daha ziyaret edecekler. Bu meydan aynı zamanda gösterilere, her çeşit sokak sanatçılarına, Noel zamanı binlerce insana ve daha birçok özel güne ev sahipliği yapar. Meydanda bulunan el Oso y el Madrono heykeli ise, insanların birbirleriyle buluştukları semboldür. Sol Meydanı’ndan en popüler caddelerden Calle Mayor’u takip ederseniz Palacio Real ve Almudena Katedrali’ne ulaşırken, Cibeles Meydanı’na doğru devam ederseniz eğer, görkemli posta binasına, Reina Sofia Müzesi’ne, Prado Müzesi’ne ve Madrid’in en büyük yeşil alanı, Retiro Park’a ulaşabilirsiniz.

madrid 2

Puerta del Sol’un ardından, Plaza Mayor da ziyaret edilmesi gereken yerler arasında en başlardan birini hak eder. Calle Mayor’u devam ettiğiniz takdirde, aynı caddeden çok kolay bir şekilde erişebileceğiniz Plaza Mayor, birçok kafe, bar ve restorana ev sahipliği yaparken aynı zamanda tarihi dokusuyla sizi geçmişe götürür.

madrid 3

Madrid Kraliyet Sarayı ise, Calle Mayor’un sonunda yer alır. 20. yüzyılın neredeyse ortalarına kadar kraliyet ailelerine ev sahipliği yapmış bu sarayda, dev bir koleksiyon sizi bekler hemen yanı başında bulunan Almudena Katedrali ile beraber. Sarayın arkası ise geniş ve yemyeşil bir bahçeye açılır.

madrid 4

Batı mimarisinin yanında, sizi bekleyen ve şaşırtan bir yapı daha vardır Madrid’de; Debod Tapınağı. Mısır tarafından Madrid’e armağan edilen bu yapı, Palacio Real’e hayli yakın olmakla beraber, Madrid’de bir kültürü fazlasıyla yaşatır: Botellon. Botellon, çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu insanların, ellerine içkilerini alıp açık havada içmesi eylemidir kısaca ve Debod Tapınağı bunun en popüler yerlerindendir. Özellikle gece ışıklandırılmasından dolayı suya yansımasıyla beraber eşsiz bir manzara sunan bu tapınak, sangria eşliğinde keyif verici muhabbetlerin merkezi oluverir.

madrid 5

Madrid’in en ünlü caddesi ise Gran Via’dır. Gran Via, kesinlikle ziyaret edilmesi gereken bir cadde iken, Puerta del Sol’un bir diğer çıkış noktası olan Cibeles Meydanı ve etrafı çok daha fazla vakit ister. Cibeles Meydanı belki de görüp görebileceğiniz en görkemli yapılardan birine ev sahipliği yapar: Kibele Sarayı (Palacio de Comunicaciones). 1777 yılında inşa edilen bu saray, günümüzde Madrid Posta Teşkilatı’nın merkezi görevini görmektedir ve açık ara, Madrid’in en gösterişli yapısıdır. Cibeles Meydanı’nın bir diğer özelliği ise, Real Madrid’in, özellikle Barcelona’ya karşı kazandığı zaferlerin ardından, takımla beraber Madridliler’in kutlama mekanı olmasıdır.

madrid 6

Madrid’in yeşil ihtiyacını karşılayan en geniş alan ise, Retiro Park’tır. Hayli geniş bir alana kurulu olan bu park, birçok gösteriye ev sahipliği yapar, içerisinde göl barındırır, Madridliler ’in spor alanıdır, özetle, bir parkın sağlayabileceği her olanağı fazlasıyla sağlar. Dolayısıyla, turistlerin de uğrak yeridir.

madrid 7

Madrid, mimari, tarih, aktivite anlamında zengin olduğu kadar, sanat anlamında da diğer yönlerinden altta kalmaz. Palacio Real zengin kraliyet koleksiyonuna ev sahipliği yaparken, Museo Nacional Centro de Arte Reina Sofia  ve Museo del Prado, birçok değerli sanat eserinin sahibidir. Ziyaret etmeden önce müzelerin kendi web sitelerinde sanal gezintiye çıkmakta fayda var. Reina Sofia, başlıca yirminci yüzyılın eserlerine ev sahipliği yaparken, Prado Müzesi sizi çok daha eskiye götürür. Reina Sofia’da sergilenen en dikkat çekici eser Picasso’nun Guernica’sı olmakla beraber, Prado Müzesi, Goya’dan El Greco’ya, Velazquez’den Ribera’ya birçok önemli isme ve daha eski dönem sanatçılarına ev sahipliği yapar.

Real Madrid’in merkezi Santiago Bernabeu Stadyumu özellikle futbolseverlerin sıklıkla ziyaret ettiği noktadır Madrid’de. Futbol dünyasında önemli bir merkez olan bu stadyumun, maç zamanı olsun veya olmasın, ziyaretçileri eksik olmaz.

İspanya bilindiği üzere, boğa güreşlerinin de merkezidir. 25.000 kişi kapasiteli Las Ventas Arenası, bu güreşlere Madrid’de ev sahipliği yapar.

Son olarak, bu güzel şehir, yeme-içme kategorisinde de ziyaretçisini hayli memnun eder. İspanya’ya özgü, çoğunlukla deniz mahsullerinden yapılan paella, denenmesi gereken bir yemekken, sonrasında, yerel tatlı churros mutlaka tadılmalıdır. Chocolatería San Ginés, churros yemek isteyenlerin uğrak mekanıdır. İçki denince akla ilk gelen ise meyveli şarap olarak nitelendirebileceğimiz sangriadır elbette. Tabii içkinin yanında tapas, İspanya’da kuzeyinden güneyine bir gelenektir. 100 Montaditos, 100 çeşit tapasa ev sahipliği yaparak, farklı lezzetler denemenize olanak veren bir fast-food zinciridir Madrid’de.

madrid 8

Akdeniz’in gözde ülkesi İspanya’nın başkenti Madrid, en az bir kere ziyaret edilmesi gereken şehirlerden. Belirtilenler dışında daha birçok görülmesi gereken sahibi olan bu güzel şehir, her ne kadar Katalan başkenti Barcelona’nın gölgesinde kalmış olsa da, ziyaretçisini mutlu uğurlamayı her defasında başarıyor.”

Cansu Tazegül

Orta Doğu Teknik Üniversitesi iktisat mezunu. Seyahat, sinema, fotoğraf ve edebiyatla yakından ilgileniyor.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
İnsan Hiçbir Zaman Mutlu Olamaz / Arthur Schopenhauer

Kuşkusuz, felsefe dünyasının en önemli isimlerinden biridir Arthur Schopenhauer. Nietzsche gibi ünlü felsefecileri derinden etkileyen Schopenhauer; hayatı, acıyı ve yalnızlığı...

Kapat