İstanbul’un Servi Boylu Abisi: Galata Kulesi

“İstanbul deyince aklıma kuleler gelir 

Ne zaman  birinin resmini yapsam öteki kıskanır 

Ama şu Kız Kulesinin aklı olsa 

Galata Kulesine varır 

Bir sürü çocukları olur…”  

Bedri Rahmi Eyüboğlu

İstanbul’un uzun boylu abisi Galata Kulesi; 1500 yıllık tarihiyle zamanın yıpratıcı etkilerine rağmen, tarihin şehri İstanbul’un önemli bir sembolü olmaya devam ediyor. Bir rivayete göre dünyanın en eski kulelerinden birisi sayılan Galata Kulesi, Bizans İmparatoru Anastasius tarafından 528 yılında Fener Kulesi olarak inşa ettirilmiş; diğer bir rivayete göre ise 507 yılında imparator Iustinianos tarafından yaptırılmıştır. 1204 yılında IV. Haçlı Seferleri sırasında büyük tahribe uğrayan kule, 1348 yılında Cenevizliler tarafından yeniden yapılmıştır. Türklerin eline geçtikten sonra her yüzyılda bir yenilenmiş, tamir edilmiş ve günümüze kadar ayakta durması sağlanmıştır. Başlarda Hristiyan savaş esirleri için barınak olarak kullanılan Galata Kulesi, daha sonra müneccim Takiyüddin tarafından bir rasathaneye  çevrilmiştir. Ancak, bu rasathane 1579 yılında kapatılmıştır.

Tarih boyunca yangın, fırtına gibi doğal afetlerle sürekli hasara uğrayan kule, her yıkımdan, her hasardan sonra derhal yenilenmiş ve tamir edilmiştir. Günümüzdeki halini, 1967 yılında yapılan son yenileme işleminden sonra alan Galata Kulesi’nin yüksekliği 69,90 metre, duvar kalınlığı 3.75 metredir. Yapılan hesaplamalara göre ağırlığının 10.000 ton olduğu söylenmektedir.

Hezarfen Ahmet Çelebi’nin taktığı tahtadan kanatlarla ilk uçuşuna başlangıç noktası olan Galata Kulesi, tarihin izlerini ziyaretçilerinin hissetmesine yardımcı olabilen sayılı eserlerdendir. Bu özelliğinden olsa gerek birçok şiire, hikayeye, efsaneye konu olmuştur. Bunlardan en çok dikkat çekenleri “Galata Kulesi ve Kız Kulesi’nin Aşkı” nı anlatan efsane ve Ümit Yaşar Oğuzcan’ın “Galata Kulesi” adlı şiiridir. Oğuzcan’ın 15 yaşındaki oğlu Vedat, Galata Kulesi’nden atlayarak intihar etmiştir. Bunun üzerine ise Ümit Yaşar Oğuzcan, acısını “Galata Kulesi” başlıklı şiirinin dizelerine gömmüştür.

galata-kulesi-cizimi

Bugün özel bir şirket tarafından turistik amaçlı işletilen Galata Kulesi’nin 7 katını asansör ile son iki katını da yürüyerek çıktıktan sonra en üst kattaki restorandan kuleyi çepeçevre saran balkona çıkıp İstanbul’u Galata Kulesi’nin gözlerinden görebilir; İstanbul’un servi boylu abisinin, İstanbul’un tarihini ve Kız Kulesi’ne olan aşkını size fısıldadığını duyabilirsiniz.

“6 Haziran 1973

Pırıl pırıl bir yaz günüydü

Aydınlıktı, güzeldi dünya

Bir adam düştü o gün Galata Kulesi’nden

Kendini bir anda bıraktı boşluğa

Ömrünün baharında

Bütün umutlarıyla birlikte

Paramparça oldu

Bu adam benim oğlumdu…”

 Ümit Yaşar Oğuzcan

Bünyamin Özcan

Pamukkale Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu, İngilizce Öğretmeni. Edebiyat seven, fotoğraf çeken, doğa ile içi çe olmayı seven bir Sanat Karavanı yazarı. Amatör olarak tiyatro ve pantomim ile uğraşmışlığı var. Dolayısıyla tiyatro oyunları izleyip, eleştirmeyi sever. Hayatın anlamını kitaplarda aramaya devam ediyor.

2 Comments

  1. mete

    27 Şubat 2015 at 21:54

    1500 yıl önce gemiciler için fener kulesi olarak yapılmış.Sonra başka biri eline geçirmiş esirler için zindan yapmış. Esirler bırakmış kendini gövdesinden o içine atmış. Başka biri yangın kulesi yapmış. Yangın habercisiyken iki kez cayır cayır yanmış yine yıkılmamış. Biri gelmiş rasathane yapmış. Deprem habercisiyken iki deprem görmüş yara almış, yıkılmamış… Bir fırtana çıkmış kubbesi uçmuş. Beş savaş görmüş 15 yara almış, yıkılmamış…

  2. Galata Kulesi

    03 Ekim 2017 at 01:52

    gayet faydalı bir yazı olmuş elinize sağlık..

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
2.5 Yılını Kısa Film İçin Ayıran Sanatçı: Thijme Termaat

Hollandalı sanatçı Thijme Termaat büyük bir ressam ama bazen büyüklük yeterli olmayabilir. Termaat, Günümüzde rekabetin zorlu olduğu sanat dünyasında kalabalıklardan...

Kapat