İSTANBUL’UN YEDİNCİ TEPESİ VE HASEKİ HÜRREM SULTAN CAMİİ

İstanbul’un yedinci tepesi, önceki tepelerden ayrılıp Marmara Denizi’ne yönelir. Bu tepe dördüncü ve altıncı tepelerden bir vadiyle ayrılır. İstanbul’un fethinden önce Bizans döneminde yedinci tepe Arkadius, forumu ve forumun ortasındaki Arkadius sütunuyla bilinirdi. Arkadius sütunu İmparator Arkadius zamanında dikilmiştir. Sütun zaman zaman meydana gelen depremlerde tahrip olmuş ve 1711’de yıkılma tehlikesi yüzünden kaldırılmıştır. Sütunu tam olarak gösteren çizimler Fatih Sultan Mehmet’in portresini çizen Gentile Bellini’ye aittir. Bu alana, Osmanlı döneminde ise Haseki Külliyesi inşa edilerek semte adını vermiştir.

Yapının banisi olan Hürrem Sultan, Kanuni Sultan Süleyman’ın nikahlı eşi, II.Selim’in annesi, Haseki ve Valide Sultan’dır. Osmanlı sarayına gelmeden önce Rutenya’da (Ukrayna) yaşadığı bilinir. Kanuni’nin dillere destan bir aşk yaşadığı Hürrem Sultan hakkında birçok rivayet vardır. Dönemin hareminin gözdesi Mahidevran Sultan’dan olma Şehzade Mustafa’nın katlinde parmağı olduğu düşünülmüş. Birçok devlet kararında Kanuni’nin Hürrem’den etkilendiği rivayet edilmiş. Saraydaki konumu Kanuni’nin nikahlı eşi olmasından dolayı artan sultanın Kanuni’den olma 7 çocuğu vardır. Hürrem Sultan, Kanuni’den 8 sene önce vefat etmiştir. Türbesi Süleymaniye Camii haziresinde yer alır. Hürrem’in ölümüne çok üzülen Kanuni bugün İran sınırları içinde bulunan bir şehre Hürremabad ismini vermiştir. Şehrin ismi günümüzde de aynıdır. Hürrem sultan çok hayırsever bir sultandır ve Anadolu’da birçok yapı inşa ettirmiştir. Kutsal topraklara da yardımları olduğu bilinir. Kudüs’te yaptırdığı imarethane bugün hala hizmet vermektedir. Ayrıca Mescid-i Aksa’nın kandillerine yağ temin ettirmek için bir vakıf kurduğu da bilinir.

2

Haseki Külliyesi ise döneminin en güzel yapı örneklerinden biridir. Cami diğer birimlere oranla daha sadedir. Vakfiyesinde “Sıbyan mektebinde Müslüman çocuklar burada ders almalıdır.” yazılı olduğu için günümüzde cami bünyesinde çocuklara ders verilmektedir. Cami Fatih ilçesinde Haseki ile Cerrahpaşa arasında Avrat Pazarı olarak anılan bölgede bulunur. Bölgenin Avrat Pazarı olarak adlandırılmasının sebebi pazarda alıcıların ve satıcılarının kadın olmasıdır. Osmanlı’da özellikle 19. Yüzyılın sonlarına doğru rağbette olan avrat pazarları ev kadınlarının haftalık ihtiyaçlarını karşıladıkları pazarlardı. Bölgeye külliye bünyesinde medrese, hamam, imarethane, darüşşifa inşa edilerek halkın ihtiyaçları karşılanmıştır. Külliye Mimar Sinan’ın 1538 yılında “Ser-mîmârân-ı Hâssa” yani hassa mimarlarının reisi mevkine yükselişinden sonra büyük çapta inşa ettiği ilk külliyedir.

3

İlk inşa edilen cami küçük ölçekli bir plan kurgusuna sahiptir. Merkezi kubbeli ufak bir camidir. Cami orijinal özelliklerinin çoğunu yol çalışmaları ve genişletme çalışmaları sebebiyle kaybetmiştir. Camiye son cemaat mahallinden girilir. Girişin hemen batısında şadırvan bulunur. Cemaati az olduğu için büyük bir yapıya gerek duyulmamış. Ancak semtin ihtiyaçları hem külliye ile hem farklı yöntemlerle karşılanınca nüfus artışı yaşanmıştır. 17. yüzyılda vakfiyesinde genişletilmesine izin verildiği için cami, Sultan I. Ahmet zamanında Sedefkar Mehmet Ağa tarafından ikinci kubbe eklenerek genişletilmiştir. Mekan genişletme sırasında mihrabın mekanı ortalaması için iki kubbenin kesiştiği noktaya alınmıştır. Bu yüzden günümüzdeki mihrabın önüne cemaatin ilk safını bölen bir sütun bulunur. Bilindiği gibi camilerde en önemli kısım mihrap kısmıdır. Tüm cemaatin göreceği bir şekilde tasarlanır. Ancak bu camide mihrap sütun arkasında kalarak farklı bir görünüm kazandırmıştır. Kubbelerde pencere bulunur. Her iki kubbede yedişer olmak üzere toplam 14 pencere bulunur. Tek minaresi bulunur. Minare inşa edildiği dönem özelliklerini yansıtmaz, orijinal değildir.

Eklemeler ve genişletmelerden sonra cami çok farklı bir plana sahip olmuştur. Turgut Cansever yapıyla ilgili şöyle demiştir: “bu yapı, bir taraftan Sinan’ın içinde doğduğu Osmanlı mimari kültürünün unsurlarını taşırken, diğer taraftan da geliştireceği kendine has mimarinin ilk belirtilerini içerir.”

Külliye bünyesinde bulunan hamam günümüzde de aktif olarak kullanılmaktadır.

 

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Roberto Ferri İle Klasik Resimde Yeni Yorumlar

İtalyan sanatçı Roberto Ferri, klasik dönem resim algısına yeni yorumlar ekleyerek sanata yeni bir üslup kazandırıyor. Sanatçı, Roma’da klasik resim...

Kapat