İstiklal Marşı’nın Diğer Bestelerini Dinlediniz mi?

TBMM’nin açtığı yarışmada Mehmet Akif Ersoy’un “kazandığı taktirde ödül almamak” şartı ile gönderdiği şiir, 12 Mart 1921 günü 700 eser arasından birinci seçildi. Güfte, yani marşın sözleri artık belliydi. Sırada beste seçimi vardı.

1923’te açılan beste yarışmasına 55 besteci katıldı. Yarışmaya katılan besteler arasından uzun bir süre seçim yapılamayacak ve 1930’a kadar süren 7 yıl içerisinde bir “marş belirsizliği” yaşanacaktı. 1924’de Ankara’da toplanan kurul Ali Rıfat Çağatay’ın bestesi üzerinde karar kıldı ve bu 6 yıl boyunca devam etti. Ama bu arada İstanbul, İzmir, Edirne gibi farklı şehirlerde farklı besteler de gündemdeydi. 1930’da son karar olarak Zeki Üngör’ün bestesi kabul edildi.

Diğer besteleri dinleyince siz ne hissedeceksiniz, seçiminizi hangisinden yapacaksınız bilemem. Yarışmaya katılan bestelerden birçoğu unutulduğu için kayıtları bulunan çok az eser var. İşte kayıtları bulunan eserlerden bazıları ve besteciler hakkında kısa bilgiler…

Seyyid Abdülkadir Töre (Kaşgar, Doğu Türkistan, 1873 -1946)

Türk müziği alanında pek çok eser vermiş, İstanbul’da devletin ilk resmi müzik okulu Darülelhan’ın kurulmasında rol oynamış bir müzik adamıdır. Kendi evinde açtığı müzik okulunda çok sayıda öğrenci yetiştirmiş ve müzikoloji alanında özgün çalışmalar yapmıştır. İlk Türk Müziği keman metodunun yazarıdır.

Ahmet Yekta Madran (Karaağaç, Edirne, 1885 – 1950)

Müzik öğretmeni; Muzika-i Hümayun’da klarnet sanatçısı. Riyaset-i Cumhur Orkestrası’nda şef olarak çalıştı; çok sayıda okul şarkısı ve marş besteledi.

Ali Rıfat Çağatay (İstanbul, 1869 – 3 Mart 1935)

Türk udî, çellist, kemençezen ve bestekâr. 1914 yılında Darülelhan (Nağmelerin Evi) adıyla açılan devlet konservatuarının öğretim kadrosunda yer aldı. Üsküdar Musiki Cemiyeti’nde öğrenci yetiştirdi. 50 civarında bestesi ve müzik üzerine çok sayıda makalesi bulunur.

Hâlid Lemi Atlı (Üsküdar, İstanbul, 1869 – 25 Kasım 1945)

20. yüzyıl Klasik Türk Müziği bestekârlarından biri. Fatih Askeri Ortaokulu’nda okuduğu yıllarda sesinin güzelliğiyle dikkat çeken Lemi, 14 yaşında Hacı Arif Bey’le tanıştı ve ondan ders almaya başladı. Genç yaşta besteci olarak üne kavuştu. 500 kadar şarkı bestelediği söylense de şarkılarının büyük bir kısmı notaya alınmadığı için unutulmuştur. Eserlerinin 168 tanesi günümüze gelmiş olup, 30 kadar şarkısı bugün çalınıp söylenmektedir.

Muallim İsmail Hakkı Bey (İstanbul, 1865 – 30 Aralık 1927)

1908’de Meşrutiyet’in ilânından sonra, önce “Mûsıkî-i Osmanî” topluluğunu daha sonra aynı ismi taşıyan “Mekteb”i kurdu. Hoca olarak Enderun’da sersazendelikten başlayarak, Darülelhan ve İstanbul Konservatuvarı’nda, Musıki-i Osmani’de, özel derslerinde, diğer mûsıkî okulları ve cemiyetlerinde çalıştı. Çok verimli bir bestekâr olan İsmail hakkı Bey her formda bine yakın eser vermiştir. Bu rakamı iki bine çıkartan kaynaklar da vardır.

Kâzım Uz (İstanbul, 1873-1943)

Lugatçe-i Istılahat-ı Musikiyye, Musiki Istılahatı, Edvar ve Musiki, Sualli Cevaplı Kavaid-i Farisi adlı kitapları yazdı. 1310’da Telgraf ve Posta Nezareti muhasebe kalemine memur oldu. 19 Temmuz 309’da Muzıka-i Humayun’a kaydoldu. Darülmusiki Cemiyeti’ni kurdu ve Musiki Istılahatı adlı bir müzik sözlüğü yayımladı. Ayin, durak, ilahi, peşrev, operet, saz semaisi formlarında beste yaptı.

Eyyubi Mustafa Sunar (İstanbul, 1881 – 1961)

İstanbul Belediye Konservatuvarı icrâ heyetinde görev aldı. Eyup Mûsiki Cemiyeti’nde ve özel dersler vererek çok öğrenci yetiştirdi. Bestekârlığa 1899’da süznâk makamında bestelediği, “Lûtfunla ikram eder gönlüm, sana zalim gönlüm” güfteli şarkısı ile başladı. Pek çok şarkısı döneminin ses sanatkârları tarafından plâklara okundu. Eserlerinin kesin bir listesi yoktur. 130 kadar şarkısı biliniyor.

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
2014 Dünya Kumdan Heykel Yarışmasından Muhteşem Görüntüler

 Dünya Kum Şekillendirme Yarışması bu yıl da işe gönül veren katılımcıları ağırladı. Bu  heykeller gerçekten evrendeki en şatafatlı ve görkemli...

Kapat