İtalya’da Barok Sanat ve Yaratıcısı Caravaggio

Bu yazıda, adını delilikle anılan ressamların arasında gördüğümüz ve Barok sanatının yaratıcısı olarak nitelendirilen Michelangelo Merisi De Caravaggio’nun yalnızca hayatı yerine onun Barok sanatındaki oluşumuna ve resimlerine dair incelemelerde bulunacağız.

Öncelikle “Barok” kelimesinin anlamı da dönemin Barok sanata bakış açısını anlamakta yeterli olabiliyor. Terimler, bu dönemlerde genellikle eleştiri yazarları tarafından aşağılayıcı bir amaçla kullanılmıştır ve bundan “Barok” terimi de nasibini almıştır elbette. Bu terim kuyumculuk dilinden gelir ve düzgün olmayan incileri belirtmek için kullanılır. Rönesans döneminde bu sözcük felsefeye geçerek yanlış bir düşünce biçimini, mantıksız bir düşünceyi betimlemek için kullanılmıştır. Sonraları genelde klasik kurallara karşı olan üslupları, özellikle de 17. ve 18. yüzyıl sanatını anlatmak için kullanılır olmuştur.Bu akımın oluşmasında İtalyan kiliselerinin reformları kadar ‘Otuz Yıl Savaşları’ da etkili olmuştur.

lazarus

Caravaggio’yu hepimiz biliyoruz. İtalyan Barok sanatının yaratıcısı olduğu söylenen ve kendinden sonraki Barok sanatçılarına da ilham kaynağı olan Michelangelo Merisi De Caravaggio, ünlü Michelangelo’dan 100 yıl kadar sonra doğunca soyadı olan Caravaggio ile anıldı. Henüz 6 yaşındayken, veba salgını sebebiyle aynı gün babası, dedesi ve amcasını kaybetti. 12 yaşına geldiğinde Milano’da bir ressamın yanına çırak olarak gönderildi, resim yapmayı sevmişti fakat pek fazla etkin olamadan ortadan kayboldu. Bu kayboluş ile ilgili belirtmemiz gereken en önemli şey, Caravaggio’nun hayat hikayesinde karşımıza çıkan birçok kara deliklerden sadece birisi olduğudur. Sonralarda Roma’da ortaya çıktı ve bu dönemlerde para buldukça resim yapıyordu. 23 yaşındayken iskambil oyunu ile masum gençleri kandıran hilebazları konu ettiği “Cardsharps” resmini yapmıştı ve bu resim, bir kardinalin ilgisini çekmesiyle onu ressam olarak yanına almasını sağladı. Sonrasında kiliseler için dini temalı resimler yaptı, hem Hıristiyanlık hem de Musevi tarihinin efsanelerini resimlerine taşıdı. Ağızlardan hiç düşmeyen özel hayatında, gereksiz bir ağız dalaşına girdiği kişiyi öldürene kadar asiller onu yeteneğinden dolayı  korumuştu. Bu olay sonrasında, asillerin korumasının sınırlarının bittiği noktada ölüm cezası almıştı ve aranıyordu. Önce Napoli’ye, oradan Malta’ya giderek şövalye yemini etti ve bunun affedilmesini sağlamasını umdu. Yaraladığı bir şövalye ile başı belaya girince yine kaçtı, bu defa Sicilya’ya, sonra tekrar Napoli’ye. Bu sırada resim yapmaya devam eden Caravaggio gerçekçiliğe ciddi şekilde kafayı takmıştı. Öyle ki Lazarus’un Dirilişi’ni tasvir etmek için mezardan ceset çıkarttırıp model olarak kullanmıştı. Daha sonrasında kızgın şövalye onu Napoli’de buldu, yüzünü paramparça etti ve öldüğünden emin olunca Caravaggio’nun kanlar içindeki bedenini sokakta bıraktı fakat Caravaggio henüz ölmemişti. Aylarca tedavi gördükten sonra elleri fırça tutacak kadar iyileşti. “David ve Goliath’ın Başı” resmini iyileşince yaptı. Hem yüzünün tanınmayacak hale gelmesi hem de kellesine ödül konması, zaten düşkün olduğu baş kesme efsanelerini tekrar resmetmeye teşvik etti onu. Bir nevi otoportre olan bu resimin Caravaggio için önemi ise hem yetenekli ve cesur halini David’in yüzüne, hem de gaddar ve parçalanmış halini Goliath’ın yüzünde resmetmiş olmasıdır.

David-with-the-Head-of-Goliath

Şimdi de sıra bu sanat akımının resim tekniğinin sınırlarını çizen Caravaggio’nun sanatını incelemeye geldi. Sanatına, yaşadığı dönemde yaptığı ve dönemin insanları tarafından “anormal” olarak yargılanan hareketlerini de yansıtan Caravaggio, başarısından ötürü asiller tarafından korunmuştu demiştik. Bu başarısını dönemin burjuvalarına kabul ettirmesini sağlayan en büyük etken tabii ki Barok akımının yapı taşı olan ışık ve yansımalar idi. Resimlerinde büyük, mistik ve tanrısal olayları Roma ve Floransa kentlerinin günlük yaşamı ile harmanlayarak karşımıza sunmuştur. Doğalcı bir tavırla, her şeyi tüm çıplaklığı ile resmetmiş olması ve bu resmedilen kişilerin günlük hayattan seçilmiş olması o dönem insanlarınca saldırgan olarak benimsenmiştir aslında. Hatta kilise, onun Matta Şapeli için yaptığı resmi, düşünce bakımından cesurca bulduğu için geri çevirmiştir. Aziz Matta’nın halkın arasından çıkmış basit, dinç bir yaşlı adam olarak canlandırılması dönemin zihniyeti ve beğenisinin kabul edebileceği bir şey değildi. Caravaggio, başroldeki figürleri ışıkla vurgulayarak etkiyi yükselten ve böylelikle de resimlerinin büyülü bir havaya bürünmesini sağlayan ilk sanatçıdır.

?????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????

Genç Bacchus (Ufficiler, Floransa) adlı resminde canlandırılmış olan her ayrıntıdan güç dolu bir kararlılık taşar. Gerçek, duygulu bir biçimde yakalanmış ve her ayrıntının rengi büyük bir özenle seçilmiş, Bacchus mitolojik ya da idealleştirilmiş bir karakter olarak değil de sıradan genç bir adam olarak gösterilmiştir. Sanatı artık eleştirel bir doğalcılık haline dönüşür.

The-Calling-of-Saint-Matthew-Caravaggo

1600’lerde Roma’daki S. Luigi Dei Francesi için yaptığı Aziz Matta’nın hayatına dair bir diziyi bitirir ve bu dizideki resimlerde ışığı adeta canlandırıcı bir öge olarak kullanır. Böylelikle insanların çevresinde oluşan tanrısal olaylar alışılmamış gerilimli ve gizemli bir havaya bürünür. “Aziz Matta’ya Çağrı” adlı yapıtının bir ışık demeti, kapalı duran gri renkli pencerenin önündeki figürleri sararak resmin dışına çeker gibidir. “Aziz Matta’nın Şehit Edilmesi ” adlı resimde ise acının canlandırılışındaki yalınlık insanı dehşete düşürecek cinstendir. Çıplak cellat yerdeki azizin vücudunu yakalarken küçük bir çocuk da korkuyla kaçmaya çalışmaktadır. Bilinen şeylerin bu denli vurgulanması, tiyatroyu andıran etkilerin aranması hep Barok sanatını niteleyici özelliklerdendir.

The-Martyrdom-of-Saint-Matthew-Caravaggio

Santa Maria del Popolo bazilikasında bulunan yapıtları ise elindeki olanakları ne denli cesurca kullandığının başka bir örneği olarak karşımıza çıkar. Işık ve yansımalar, Caravaggio tablolarında çok yönlü halde yansıtılır. Işık unsurunu sadece karakterleri ön plana çıkartmak için değil ; kararlılık, şaşkınlık, durgunluk veya korku gibi nitelikleri de yansıtmak için de kullanmıştır.

405226 : (Donatella Giagnori / EIDON), 2010-07-18 Roma - La 'notte bianca' di Caravaggio - Le due opere conservate nella Basilica di Santa Maria del Popolo - Roma 18 Lug 2010 Le due opere conservate nella Basilica di Santa Maria del Popolo La 'notte bianca' di Caravaggio (EIDON) - fotografo: Donatella Giagnori / EIDON

“Madonna Dei Palafrenieri (Galleria Borghese, Roma) ” adlı yapıtında yılanın başını ezen Kutsal Bakire gibi eski bir dinsel anlatının bu dinselliğini hiç yok etmeden, biraz halk öyküsü biçimine dönüştürmüştür. Bu resimde belirsiz bir kaynaktan üzülen ışık Meryem’in üzerine düşer, bu düşen ışığın yansıması da çocuğu ve biraz da annesini aydınlatır. Hatta yılan bile bu ışığın içinde gibi ele alınmıştır.

Caravaggios-Madonna-dei-Palafrenieri-in-Saint-Peters-Basilica-in-1606

La-Sepultura-di-Santa-Lucia-Ortigia-Siracusa-Sicily

Ölümünden önceki son yapıtlarından olan “Sepultura di S.Lucia”yı Sicilya’daki Siracusa kenti için, “Çobanların Bağlılık Sunuşu” eserini de Messina kenti için yapmıştır.

Adorazione-dei-pastori-Caravaggio

Caravaggio, yönlendirilmiş ışığın doğru kullanımı ile bütün bir resmin adeta bir tiyatro sahnesindeymiş gibi hislerle doldurulabileceğinin kanıtı olmuştur. Ondan sonra gelip de bu teknikten yararlanmamış hiçbir ressam yoktur. Çirkini resmetmekten korkmamış, kendini de güzel resmetmek zorunda hissetmemiştir. İtalya’da onun izinden giden sanatçılara “Caravaggistler” denir.

Caravaggio’nun resimlerinde kendinizi bulabilme umuduyla…

Merve Tuncer

Akdeniz Üniversitesi Sanat Tarihi öğrencisi. İtalyan Mimarisi,Modigliani ve Caravaggio tutkunu.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Broadway’de Sahnelenen ‘1984’ Oyununu İzleyenler Baygınlık Geçirdi!

Dünyaca ünlü yazar George Orwell'ın kült haline gelen '1984' adlı eserinden sahneye uyarlanan müzikal, izleyenlerin baygınlık geçirmesine neden oldu. Orwell'ın...

Kapat