Kadıköy’ün Buluşma Noktası; Kızgın Göçebe Bir Heykel

Evet, Kadıköy’deki  “Dövüşen Boğa Heykeli” nden bahsediyorum. Kadıköy buluşmalarının koordinatlarını belirleyen; etrafında bekleyenlere, bazen de protestolara eşlik eden kızgın bir ev sahibi o. Bu ev sahibini hepimiz tanıyoruz; ama tarihçesini birçoğumuz bilmiyoruz. Şimdi bu kızgın göçebeyi yakından tanımaya gelin.

 

DÖVÜŞEN BOĞA HEYKELİ (HOUİLLAV DIR ISIDORE BONHEVR- PARİS 1864)

Heykelin taban kenarında yazılı olan bu yazı, heykelin 1864’te Paris’te yapıldığını gösterir. Heykeltıraş Isidore Bonheure’ün eseridir. Kızgınlığı ve iriliğiyle Fransızların gücünü simgeler.

 

Padişah Abdülaziz’in Siparişi

Padişah Abdülaziz, 1864 yılında bir heykel grubu siparişi verir. Heykel grubunda 24 hayvan heykeli ve abidevi vazolar bulunur.O 24 hayvan heykelinden bir tanesi de “Dövüşen Boğa Heykeli” dir. Padişah Abdülaziz bu ve belki de buna benzer birçok hayvan heykelini Beylerbeyi Sarayı’nın bahçesine yerleştirmek üzere Paris ziyareti sırasında sipariş etmiş olabilir.

Heykelin kabul görmediği Osmanlı’da Abdülaziz’in verdiği bu sipariş, heykel tarihimiz açısından bir ilktir. Sultan Abdülaziz’in av merakı ve vahşi hayvanlara duyduğu hayranlık meşhurdur. Padişahın bu dekoratif heykel siparişi, belki bu merakıyla açıklanabilir.

Sipariş edilen bu heykellerin çoğu Fransız Heykeltıraş Pierre Louis Rouillard tarafından yönetilen bir grup sanatçı tarafından gerçekleştirilmiş ve eserlerde onların imzaları da yer almıştır.

Bu heykeltraş grubun içerisinde Jules Isidore Bonheur’un yanısıra Louis Joseph Doumas, Hippolythe Heizler, Louis Joseph Leboeuf ve Paul Edouard Delabriere de vardır.

Pierre Louis Rouillard Fransız bir heykeltıraştır. Yaklaşık 200 parçadan oluşan eser katalogundan 10’u insan figürlerine, geri kalan 190 parça ise hayvan figürlerine aittir.
Bu yüzden Pierre Louis Rouillard hayvan heykeltıraşı olmakla ünlüdür. Çünkü Rouillard’ın heykelden anladığı, heykelde arzuladığı hayvan anotomisini bütün gerçekliği içinde vermektir.

boga-heykeli

Heykel, 1865’te İstanbul’a getirilince ilk olarak Beylerbeyi Sarayı’nın bahçesine koyulur. Oradan Yıldız Sarayı’nın bahçesine götürülür. Oradan da Bilezikçi Çiftliği’ne. Sonrasında Gazi Ahmet Muhtar Paşa köşkünün bahçesinde biraz kalır ve Mermer Köşk’ün bahçesine koyulur. Bir süre burada kaldıktan sonra kamusal alanda ilk görüldüğü yer olan Harbiye’deki Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nin Taksim’e bakan cephesi önüne koyulur. Bir süre de burada kalır ve daha sonra Kadıköy Belediye Başkanlığı’nın önüne taşınır. Daha sonra heykel Belediye Başkanlık binasının yanı başındaki Etibank binasının önüne kaydırılır.  1987 yılında ise şu an bulunduğu Kadıköy Altıyol’a taşınır. Ve böylece göçebeliği son bulur.

Belki de şimdi “Bu kızgın heykel kızmakta haklıymış.” diyorsunuz. Kızgınlığı bâki kalsa da göçebeliği son bulan bu heykelin yanından artık daha bilinçli geçebilir, koordinatlarımızı daha bilinçli belirleyebiliriz.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Fotoğrafları Hareketlendiren Sanatçı: François Sola

Durağan bir açıdan çekilen birden çok fotoğrafın birleştirilmesiyle oluşturulan ''Sinemagraf'' içerdiği sabitliğin aksine ortaya çıkartılması zor bir mecradır. Genel olarak...

Kapat