Kadın Başına Yollarda!

“Asıl kötü olan, kendini tanımlanmış, çerçevelenmiş, olup bitmiş olarak bulmak, gelip geçici anların birbirine eklenmesiyle etrafınızda sizi kapana kıstıran bir kabuğun oluşması.”
Simone de Beauvoir – Moskova’da Yanlış Anlama

Seyahat etmek bir bilinmezliğe gitmektir. Her gün başka bir şehirde başka bir manzaraya uyanmak tutkulu, heyecan verici, nefes kesicidir ancak spontane yaşamın getirdiği diğer ihtimallerde hep oradadır. Seyahat etmek konfor alanınızdan ayrılmak ve gerçek dünyaya kendinizi açmak demektir. Bir başımıza gerçek dünyayla baş başa kalmak ise bizi koruyan evlerin duvarlarının, ailelerin, rutin yaşama alışkın benliğimizin ve daha nice bize konfor sunan ancak aynı zamanda kısıtlayan ve hapseden varlığın yoksunluğu demektir. Seyahat etmek kitap okumak gibidir; nefessiz atlayacağınız sayfalar olacağı gibi belki sizi sıkan belki de tehlikeye sokan sayfalar da olacaktır.

Evet, seyahat etmek böylesine bir bilinmezken, özellikle yaşadığımız ülkenin sosyolojik yapısında tek başına bu maceraya atılmak ayıplanacak, kınanacak ve çoğu zaman cesaret kırarak bundan vazgeçirilmeye çalışılacaktır. Ancak bu sosyolojik yapı bize bir şeyi unutturdu, bireysel varlığımızı. Bizler evimiz, işimiz, eşlerimiz, ailelerimiz, güvenlik duvarlarımız değiliz. Hepimiz ayrı ayrı, kendi yolumuzda insanlarız. Topluma ne kadar çok uyarsak kendi özgün benliğimizi o kadar çok kaybederiz. İş yerinde, sokakta, okulda… Bize düşen sorumluluk ile davranmamız gerekebilir ancak gece çökünce hepimiz kendimizle baş başa kalırız. O kişiyi kaybetmemek, aksine her geçen gecede daha da güçlendirmek hayatı anlamlı yapan yegane şeylerden biri değil midir? Öyleyse kendimizi bulmalı ve kendimizle yalnız kalmaktan korkmamalıyız. Kadın ya da erkek hiç fark etmez, seyahat etmek herkes için zordur. Herkes alıştığı ve güvende olduğu ortamda olmak ister ancak bunu aşabilmeliyiz. Aşabilmeliyiz ki kendimizi bulabilelim.

Böyle bir şeye cesaret göstermek kendinizi bir hayat deneyimine açmak demektir. Denildiği gibi şans hazırlıklı olandan yanadır. Özellikle kadın başına yollara düşmüş iken… Spontane olarak ilerlediğimiz bu yolda aklımıza belki hiç gelmeyen olaylarla karşılaşabiliriz ve bu yolda bize yardım edecek kimse olmayabilir. Bunun için beklenmedik gelişmelere hazırlıklı olmak, yalnız seyahat etmenin temellerinden biridir diyebiliriz. Gelelim diğer hazırlık aşamalarına.

Öncelikle mutlaka yanınızda bir seyahat defteriniz olsun. Bu defterde hem ihtiyaç duyduğunuzda ulaşabileceğiniz bilgiler (pasaport bilginiz, büyükelçiliklerin adresleri vs.) hem de yolculuğunuzda tanışacağınız arkadaşlar ve deneyimler için birkaç sayfa bulunsun.

Konaklama; gideceğiniz yeri tanıyor olsanız bile her zaman birkaç alternatif bulundurmak akıllıca olacaktır. Belki konaklayabileceğiniz birkaç hostelin adresi ve telefonunu bulundurmak ya da kamp alanlarının ulaşım bilgilerini yanınızda bulundurmak kullanışlı olabilir. Ayrıca bu tarz konaklamaları seçerseniz yanınızda biber gazı ya da çakı gibi kendinizi koruyabileceğiniz malzemelerin bulunması faydalı olur. Couchsurfing gibi uygulamaları da kullanmaktan çekinmeyin. Kötü bir duruma karşı hazırlıklı olduğunuz sürece bu tarz uygulamalar yerel insanlarla tanışmanızı ve yerel yaşamı deneyimlemenizi sağlar.

Ulaşım; ulaşım masrafını ne kadar aza indirirsek uğrayacağımız kentlerde daha çok şey yapma olanağımız o kadar artar. Bla bla car, megabus gibi alternatifler uzun vadede interrail biletlerinden ya da normal bir otobüs yolculuğundan daha ucuz olacaktır. Megabus uygun fiyatlı ve güvenilir bir alternatiftir ancak bla bla car uygulamasını kullanırken sürücü bilgisi ve yorumlara dikkat etmekte fayda vardır. Bir diğer ucuz ulaşım yöntemi ise otostop çekmektir ancak oldukça dikkatli olunması gereken bir yöntemdir. Bu yöntemi seçerken belki hostelde ya da yol üzerinde tanışacağınız gezginlerle beraber ilerlemek mantıklı olacaktır. Ayrıca bulunduğunuz ülkenin bu duruma yatkınlığını da araştırmanızda fayda vardır. Örneğin Fransa bu yöntem için diğer ülkelere göre daha güvenilirken İtalya’da otoyolda otostop çekmek yasaktır.

kadin-basina-yollarda-1

Yeme-İçme; bulunduğunuz ülkeye göre değişmekle beraber gideceğiniz restoranı ya da kafeyi iyi seçmekte fayda vardır. Öncelikle turistlerin sıklıkla bulunduğu semtler dışında bir yeri seçmek maddi olarak daha kullanışlı olmakla beraber tenha bir semti seçmekte güvenilirliği azaltacaktır. Çok kötü bir semtte olmaması ile sokak satıcıları hem güvenilir ve yerel lezzetler sunan hem de uygun ücretli alternatiflerdir. Aynı şekilde market alışverişi yaparak kaldığınız hostel ya da kampta kendi yemeğinizi de hazırlayabilirsiniz.

Yerel alkolleri tatmak ya da akşam bir bira içmek için ise gideceğiniz barı iyi seçmek çok önemlidir. Yine dikkat etmeniz gereken barın bulunduğu semt ve hitap ettiği müşteri profilidir. Kendinizi güvende hissetmediğiniz bu tarz bir ortamdan ayrılmakta kararsız kalmayın. En önemlisi de iç güdülerinize güvenin ve aktif olun, çevrenizde kimler olduğuna dikkat edin.

Konaklama, ulaşım ve yeme-içme her sırt çantalı gezginin en temel üç ihtiyacıdır. Bunları çözdükten sonra herkese göre değişmekle beraber bir kadın olarak göz ardı etmemeniz gereken birkaç gerçek vardır.

1.Yalnız olduğunuz gerçeğini unutmayın; tabii ki bu yolculuğa tek başınıza çıktınız ama çoğu zaman size eşlik edecek arkadaşlar ya da gezginlerle bir arada olacaksınız. Ancak esasen bu yolculuğa yalnız çıktığınızı ve kendinizin tüm sorumluluğunun sizde olduğunu unutmayın. Aynı zamanda yalnızlık duygusunun sizi ele geçirmesine de izin vermeyin. İşin sırrı yolunuz boyunca güvende hissettiğiniz insanlarla beraber eğlenebilmek hatta kimi zaman aynı ulaşım ya da konaklama tarzını paylaşabilirken gardınızı düşürmemektir.

“Her zaman yabancı insanlar bize dostlarımızdan daha çok sunan, veren kişiler. Öyleyse yaşamımızı neden yabancılar arasında geçirmiyoruz.”
Tezer Özlü

2.Uyanık olun; her ne kadar kendinizi güvende hissettiğiniz bir ortamda bulunsanız da her zaman uyanık olun. Yanınızda bulunan diğer gezginlere ve eşyalarınıza, özellikle pasaport ve cüzdanınız gibi zorunluluk arz eden eşyalarınıza sürekli olarak dikkat edin. Kendi evinizde bile bir eşyayı ne kadar kolay kaybedebildiğinizi ya da kendi yaşadığınız şehirde ne kadar kolay hırsızlık kurbanı olabileceğinizi unutmayın ve yolculuk sırasında daha fazla tedbirli olmak gerektiğini aklınızdan çıkarmayın.

3.Ulaşım sürenizi iyi seçin; ulaşım türünüze karar verdikten sonra varış zamanınızı gündüz vaktine göre ayarlamanız avantajınıza olacaktır. Eğer zorunlu ya da yolculuğun getirdiği şartlarda gideceğiniz yere gece varısanız güvenilir bir duraktan taksi tutun. Unutmayın güvenlik her şeyden önce gelir, taksi pahalı bir seçenek bile olsa geç binilen şehir içi otobüslerden daha güvenli olacaktır özellikle orada ilk bulunuşunuz ise.

4.Evraklarınızın fotokopisini bulundurun; Biletlerinizin, pasaportunuzun, yurt dışı sigortanızın bir fotokopisini ve hatta telefonunuzda bir kopyasını bulundurun.

5.Kişisel temizliğinizi olabildiğince sağlayın; Bu tarz bir yolculukta kişisel temizliğinizi her zaman koruyamayabilirsiniz ya da bulunduğunuz hostelde duş alma şansınız olmayabilir. Bunun için yanınızda her zaman ıslak mendil, peçete, kuru şampuan gibi eşyaların bulunması yararınıza olacaktır. Aynı zamanda parfüm ve deodorantta bulundurabilirsiniz ancak unutmayın bir kamp alanında bu tarz kokular böcekleri çekeceği gibi ayıları da çeker. Bu sebeple kamp yaparken kullanılmamalıdır. Ayrıca yanınızda bir tarafı sert olan bir sünger bulundurmak  ayakkabınızı, çantanızı ve diğer kamp eşyalarınızı temizlemenizde faydalı olacaktır.

6.Sırt çantanızı hafif tutun; sırt çantalı her gezginin önceliği olan bu madde yalnız kadın gezginler için daha önemlidir zira uygunsuz bir durumda oradan uzaklaşmanızı kolaylaştırır ayrıca taşıması kolay olduğundan konaklayacağınız yere gidene kadar şehri gezmenizde size büyük bir kolaylık sağlar.

7.Yanınızda sahte bir alyans bulundurun; gideceğiniz yerlerde sizi yalnız görüp rahatsız etmek isteyenler olabilir. Bunun için yolculuğunuz sırasında sahte bir alyans takmak yardımcı olabilir. Ancak bu işe yaramaz ve karşı tarafı durdurmazsa olay çıkarmaktan çekinmeyin.

8.Araştırın; rotasız bir yolculuk yapmak isteseniz bile araştırma yaparak yola çıkın. Mutlaka gitmek istediğiniz şehirleri haritada işaretleyin ve bu şehirler hakkında nelere dikkat edilmesi gerekir, hava koşulları nasıldır, ne yenir gibi küçük notları seyahat defterinizde bulundurun. Eğer uzun süreli (bir aydan başlayarak) bir seyahat planlıyorsanız gideceğiniz ülkenin ya da gideceğiniz ülke grubunun yaygın bir mobil şirketinden hazır kart alın, bu hem iletişim kurmanızda kolaylık sağlayacak hem de zor bir duruma düşerseniz size yardım edecektir. Örneğin Fransa’dan başlayarak bir Avrupa turuna çıktığınıza 50 euroya ülke içi sınırsız konuşma ve sms aynı zamanda 2 GB internetli bir hat alabilir ve geçeceğiniz diğer Avrupa ülkelerinde bu hattı kullanabilirsiniz. Bu hatlarda günlük 30 dakika ülke dışı arama yapma hakkınız vardır.

Araştırma yapmak hem gideceğiniz yerde dolu dolu gezmenizi sağlar hem de zor bir duruma düşme ihtimalinizi azaltır. Ancak spontane bir şekilde kendinizi hazırlıksız olarak yolda bulduysanız da endişelenmeniz gerekmez. Evden çıkmadan yapacağınız yukarıda listelediğimiz hazırlıkları yol üzerindeyken de yapabilirsiniz. Sadece bütçenizi ona göre ayarlamanız gerekir.

Kadın başınıza yola düşmekten korkmayın. Artık daha modern bir dünyada yaşadığımızı ve herkesin tek başına seyahat edebileceğini unutmayın ama tedbiri de elden bırakmayın. Cesur olun, özgüvenli olun ve iç güdülerinizi dikkate alın. Bu kötü bir duruma düşerseniz sakin kalmanızı ve mantıklı hareket etmenizi sağlayacak en önemli şeydir. Tek başınıza otostop çekmek zorunda kalabilir ya da hiç planlamadığınız bir yerde konaklamak durumunda olabilirsiniz ama bunlarında birer hayat deneyimi olduğunu ve bu durumlardan tek başınıza başa çıkabilecek kadar güçlü olduğunuzu unutmayın. Seyahat etmek özgürlüktür ancak yalnız seyahat edebilmek güçlü bir özgürlüktür. Kolay kolay elinizden alınamayacak bir özgürlüktür.

İyi yolculuklar!

 

Güntülü Akkaş

Hacettepe Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümü öğrencisi. Maceraperest bir sanat aşığı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
DÜNYA’NIN EN UZUN VE ETKİLEYİCİ HEYKELLERİ

Fotoğrafçı Fabrice Fouillet’in bu fotoğrafları çekmeye başlamasının amacı, toplumların, güçlerini ve baskınlıklarını göstermek için neden devasa heykeller yaptığını merak etmesiydi....

Kapat