”Kadınlar İnsandır, Erkekler İse İnsanoğlu”

‘‘belki de en çok ağrıma giden, kadın olmak
havuç, maydanoz doğramak
ütü yapmak, pantolona iki çizgi çekmek illa
yer süpürmek, çalışmak, para kazanmak
mutedil şekilde sadece meşru sebeplerle parayı harcamak
güzel kalmak, yaş almamak, yağlanmamak,
istediğim gibi davranacakken, saklanmak
hizmet etmek
ayın beş günü ölmeden kanamak,
kasık ağrısıyla yol yapmak,
bakımlı olmak, saç boyatmak, ağdaya gitmek
alımlı olup yollu olmamak,
zamparaların çapkın sayıldığı bir yerkürede ‘aşk doluyken’  motordan türeme bir argoya kurban gitmek, kurban olmak, kurbanlar doğurmak
belki de ağrıma giden kadın doğmak, kadınlar doğurmak
‘erkektir ne yapsa yeridir’de yer bulamayıp ‘deli’ olmak
yorulmak, yorgunluğu saklamak
belki de en çok ağrıma giden ağır olmak
mandal sepetleriyle dertleşip, bulaşık bezlerinden öç almak  çarşafları yelleyip, pencereleri hırsla kapatmak
her şeyi reddetmek ve her şeyiyle istemek
belki de sizlerin işine gelen
belki de benim ağrıma giden sadece kadın olmak!
iş-ağır-ağrı-kadın!’’
Jehan Barbur

Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Diğer bir deyişle 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. İsmi üzerinde durmanın bize bir fayda sağlamayacağını düşünüyorum,  mühim olan bugünü ve her şeyden önce dünyanın tüm kadınlarını bugünün hatırına dahi olsa anlayabilmek…

‘‘Eğitim hakkı elinden alınan,
Çocukluğu “duvak”la taçlandırılan,
Bedeni “sermaye” sayılan,
Cinsel saldırının ve tacizin “nesne”si olan,
Erkeğin öfkesinin, sevgisinin(!), sahipliğinin “ölü beden”i olan, Erkeğin öfkesinin, sevgisinin(!), sahipliğinin öldüremediğinde yarasını taşımak zorunda kalan,
Erkeğin gücünün tatmin aracı olan,
Kadın olduğu için erkeğin günlük yaşam kalitesinden sorumlu tutulan,
Günlük yaşamından özel yaşamına kadar erkeğin sınırları (erkeğin var kıldığı ahlak ve anlayış sınırları) içinde yaşamaya zorlanan, Yetenekleri, isyanları, varlıkları erkek gücünün tamamlayıcısı(!) olarak görülen,
Sahip olduğu bedeni istediği bedene evirdiği için dışlanan,
Anne olmadığı için kadın sayılmayan,
Anne olduğunda kutsallaşan,
İş hayatında çocuk doğurabilir denilerek kariyerine engel oluşturulan,
Çocuğu olduğu için çalışması engellenmeye çalışılan’’

tüm kadınları anlayabilmek dileğiyle…

Edebiyat dünyasının şair ruhlu kadınlarının söylemiş olduğu bazı mısraları 8 Mart’a özel olarak sizler için derledik:

kadinlar-insandir-erkekler-ise-insanoglu-1

kadinlar-insandir-erkekler-ise-insanoglu-2

kadinlar-insandir-erkekler-ise-insanoglu-3

kadinlar-insandir-erkekler-ise-insanoglu-4

kadinlar-insandir-erkekler-ise-insanoglu-5

kadinlar-insandir-erkekler-ise-insanoglu-6

kadinlar-insandir-erkekler-ise-insanoglu-7

kadinlar-insandir-erkekler-ise-insanoglu-8

Son olarak bugün özellikle dillendirme maksadı güttüğümüz ‘hayatınızda bir gün bile kadın olmanın ne demek olduğunu düşündünüz mü?’ sorusunun aynası niteliğinde olan bu videoyu sizlerle paylaşıyoruz.

KAYNAKÇA:

Mülksüzler Vol 6 (Görseller)

cagrikacmaz.com

Ekşi Sözlük (madarch)

Ozan Aziz Dilber

İçimizin imârını sanat vesilesiyle yapabileceğimize inanıyorum. Kendi hikayemi didik didik ederken başkalarına da anlatacak hikayeler biriktiriyorum. Bu yüzden 2015 yılından beri Sanat Karavanı ailesinin içerisindeyim. Aynı zamanda hukuk fakültesi mezunuyum. Tanpınar’ın dizeleri ile bitireyim: ”Rahatını bozduk zavallı bir taşın / eşyanın uykusundan uyandırdık / varlığın çarkına takıldı hiç yere.”

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Sanata Dair Tuhaf Gerçekler

Hepimiz iyi kötü bir şekilde sanatla ilgileniyoruz. Edebiyat, resim, fotoğraf, müzik… Sanat dünyası uçsuz bucaksız bir dünya ve biz ne...

Kapat