“Kafalar Hep Karışık” & Rastarules

“Sergim şehrin çeşitli semtlerinin çöplerine işlerimi bırakarak başlayacak ve isteyen çöpün önünden istediği işi alıp götürebilecek. Neden çöp? Üzerinde bulunduğumuz dünyada milyonlarca yıldır yaşıyoruz ve geldiğimiz noktada her şey satılık. Yeterince para öderseniz her şeyi alabilirsiniz. Para vermeden alabileceğiniz şeyler ise sokağınızdaki çöp tenekesinin içerisinde. Sanatın değeri, uğruna ödenen para ile ölçülüyor ve sanat git gide insandan kopuyor. Uğruna para ödensin diye yapılıyor resimler, bilet satılsın diye oynanıyor oyunlar, çekiliyor filmler. Ben resimlerimi neden mi çöpe atıyorum. Çünkü onlar satılık değil. Onlara para verip evinizin duvarına süs yapamazsınız. Ya da girişi paralı bir sergiye, belirli bir kesimin görmesi için asamazsınız. Çöpten farksızlar çünkü onlar için hiç para ödenmedi. Bir yandan sanata ihtiyaç duyan bireyler azalıyor. Diğer yandan sanat yok oluyor. Para kazanmak için yapılan sanatın temasını anlatmayın bana da, sanatı sanatçılardan kurtarın. Böylesi daha iyi olacak. Ve ekmeğini çöplerin içinden çıkaran insan, sanat demeye başladığında uygarlaşacağız, ya da kimse çöplerin arasında ekmek aradığında…”

Onu çok uzun süredir tanıyor, saygı ile de takip ediyoruz. Efe Işıldaksoy, 1975 doğumlu ve görsel iletişim & grafik tasarımı mezunu. Nickname olarak kullandığı Rastarules aynı zamanda kendi şirketinin adı. Onu gizemli kılan detay,  çoğu insanın en kolayına kaçarak sadece ‘şikayet ettiği’ konulara somut çözümler bulmaya çalışması.

Sanatın bir endüstri haline gelmesi çok gizli bir şey değil. Para, daha çok para derken önce insanlar tek tipleştirildi sonra sanat bunun bir parçası olmaya başladı. Rastarules ise içinde bulunduğumuz çarka kendince çomak sokuyor. Bu belki çok küçük bir eylem fakat çok anlamlı… Yaptığı resimleri şehrin belirli noktalarında bulunan çöplere bırakıyor, birkaç saat öncesinden de bunun duyurusunu sosyal medya üzerinden yapıyor. Belirttiği adreste bulunan biri de o eseri alıyor. Eserlerine bir fiyat biçilmesine ve satılmasında karşı… Projesinin adı da “Kafalar Hep Karışık”. Ben de bir defa bu deneyimi yaşadım. Yaz aylarında, İstanbul’da bulunduğum süreçte belli aralıklarla yaptığı duyurulardan birini yakaladım. Adres Beşiktaş-Çarşı, işyerime oldukça yakın… İş çıkışı büyük hevesle Çarşı’ya en yakın çöpe gittim ve bekledim. Tahmin edemediğim bir kalabalık vardı. Rastarules elinde eseriyle geldi, 10-12 kişi arasından seçim yapması gerekiyordu. Sigara ile kısa çöp çekildi ve resim içimizden şansı yaver giden kişinin oldu. Uzun çöpün kısa çöpten intikamını alması umuduyla veda ettim. Resim benim olamasa da orada bulunmak, tanımadığım insanlarla diyalog kurmak, sadece sanat için bir araya gelmek çok keyifliydi.

Bir de şöyle bir değerlendirme zihnimi kurcalıyor: Rastarules’in bu kadar popülerleşmesi iyi bir şey mi yoksa kötü bir şey mi, bilmiyoruz. Herkesin bir şekilde bu kısırdöngünün bir parçası olması önüne geçilemez bir şey gibi. Sanatın bu kadar meta haline gelmesi ve kültürler gibi yekleşmesi, kendi sonu olacaktır. Bu yüzden farklılıklar evimiz olmalı ve muhafaza edebilmeliyiz. Rastarules’e ve yaratıcı fikrine sevgiler, saygılar, alkışlar…

Görmek isteyenler için bazı eserleri:

kafalar-hep-karisik (1)

kafalar-hep-karisik (2)

kafalar-hep-karisik (3)

kafalar-hep-karisik (4)

kafalar-hep-karisik (5)

kafalar-hep-karisik (6)

kafalar-hep-karisik (7)

kafalar-hep-karisik (8)

kafalar-hep-karisik (9)

Evin Kobatan

Ege Üniversitesi, İletişim Fakültesi’nde lisans eğitimine devam etmektedir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
‘Senaryo Kitabı: Senaryo Yazım Teknikleri ve Film Örnekleri’ Yayımlandı!

Bilgi Üniversitesi Sinema Bölümü’nde öğretim üyesi olan Yrd. Doç. Dr. Öktem Başol’un 1000’e yakın film örneğinden yola çıkarak hazırladığı 'Senaryo Kitabı: Senaryo...

Kapat