Kan ve Zeka: QUENTIN TARANTINO

-Onun filmlere olan perspektifini anlatan bir film çekecek olsam sinopsisine kan, zeka, kahramanlara has karizmatik replikler ve müthiş seçilmiş film müzikleri yazardım.

Part 1, Quentin Tarantino

27 Mart 1963 doğumlu Quentin Tarantino, 1984 yılında Manhattan Beach’in tanınmış video kaset dükkanlarından birinde kasiyer olarak işe başladı. İleride film sektöründe var olmasını bu dükkana borçlu olduğunu söyleyecekti. Çalıştığı süre içersinde film dünyasını olgunlaştırmaya başlayan Tarantino, senaristliğe ve yönetmenliğe olan yeteneğini de burada keşfetti.
Yirmi iki yaşında ilk senaryosunu yazdı. Bağımsız filmlerin de gişe yapabileceğini kanıtlayan Tarantino, kendisinden sonra gelenlerin de önünü açmış oldu..
Darren Aronofsky, Christopher Nolan, Kevin Smith gibi yönetmenlerin yetiştiği, Robert Redford’un kurucusu olduğu bağımsız sinema akademisi Sundance’te kendisine yer edindi. Filmografisi oyuncu olarak, senarist olarak ve yönetmen olarak üç dalda genişledi.

qt

Part 2, Tarz
Tarantino; dark noir, neo noir gibi bir çok sinema akımını tek potada eritmeyi başarabilmiş sayılı yönetmenlerdendir. Uzak Doğu sinemasından da fazlasıyla etkilendiği söylenmektedir. Ayrıca kişisel olarak siyahilerin kültürünü de fazlasıyla benimsemiştir. Anlatacağı hikayeyi alışılagelmişin dışında, doğrusal olmayan karmaşık bir seyir akışıyla izleyiciye aktarır. Reservoir Dogs filminde olduğu gibi olan biteni birden fazla karakterin bakış açısından anlatmayı sever.
Kan sadece bir renktir diyen Tarantino, filmlerini baştan aşağı kana boyamayı tercih etmiştir. Sahneler çoğunlukla şiddeti bizlere sıradan bir şeymiş gibi gösterir, kara mizahı ön planda tutar.
“Sinemada şiddet” konulu bir röportajda kendisine sorulan soru üzerine “Sinemada şiddet? Bir otomobili patlarken izlemek park ederken izlemekten daha ilgi çekicidir.” diyerek cevap vermiştir. Bunun çocuklar üzerindeki etkisi sorulduğundaysa ” Şiddet içeren filmler çocukları zorba yapmaz, belki onları zorba yapımcılara çevirir fakat bu başka bir konu.” demiştir. Verdiği bu cevaptan kendisine özgün bir eleştiri tarzının olduğunu anlayacağımız Tarantino, filmlerinde popüler kültür ögelerine fazlasıyla yer vermiştir. Bu durum bazı kesimler tarafından popülist bir yaklaşım olarak görülmüştür. Fakat bu ögelerin kullanıldığı yerlere bakarsak yönetmenin amacının tamamen göndermede bulunma veya dalga geçme olduğunu görürüz. Kendisi popüler kültürü eleştirmiş, eleştirdikçe de popüler olmuştur. Tıpkı filmlerinde olduğu gibi kariyerinde de ironik ve çelişkili durumlar söz konusudur.

black

 

Part 3, İmza
İzlenilen filmin bir Tarantino filmi olduğunu onun imzalarını yakalayarak herkes kolaylıkla anlayabilir.
Kendisi tam bir ayak fetişistidir. Death Proof filminin başlangıç bölümünde olduğu gibi çoğu filminde bitmek bilmeyen, ayakları yakın plandan tutan sahneler mevcuttur.
death
 Bir başka kendisine has özelliğiyse filminde asla reklam yapmamasıdır. Eğer kullanılması gereken bir marka varsa, filmdeki karakterlere kendi yarattığı markaları kullandırtır. Pulp Fiction’da Red Apple Sigaraları ve Big Kahuna Burgers isminde hayali markalara yer veren Tarantino, Kill Bill filminde de Kaboom adında hayali bir marka yaratmıştır.
Kendisi mısır gevreğini çok sevdiğinden hemen her filminde mısır gevreği yiyen bir karaktere rastlamamız mümkündür. Ayrıca yine hemen her filminde olayların bir kısmı muhakkak bir çanta etrafında dönmektedir.(Kill Bill’de paraların ve Kara Mamba’nın bulunduğu çanta) Buna ek olarak kullandığı sahnelerde bir ustaya, şarkıcıya-şarkıya, herhangi bir filme atıfta bulunma özelliğine sahiptir.
-Zed
-Who’s Zed?
-Zed’s Dead baby, Zed’s Dead  (Bir dubstep grubu olan Zed’s Dead’e gönderme)
Dolaylı yoldan da olsa kendi filmleri içinde de bağlantılar bulunmaktadır. Örneğin Pulp Fiction’daki Vincent Vega karakteriyle Reservoir Dogs filmindeki Vic Vega kardeştir. Tipleri ve giyimleri de benzemektedir.
rrr
Filmlerinde bagaj perspektifli çekimler
Geyik içerikli uzun diyaloglar filmlerinin vazgeçilmezidir. Bunun amacı var olan karakterleri seyirciye daha iyi tanıtmak, karatkerlerin tarzını kavratmak ve onlara ısındırmaktır.
Mexican Standoff denen durum bir çok filminde kendisine yer bulmuştur. (Üç veya üçden fazla kişinin birbirine aynı anda silah doğrultması)
En belirgin imzasıysa filmlerinde anlatılacak konuyu partlara ayırması ve her partta bir olayın öne çıkmasıdır. (Tıpkı Tarantino’yu anlattığım bu yazı gibi)
quooo
Part 4, Film Müzikleri
Quentin Tarantino için soundtrack seçimi çok önemli bir noktadır. Öyle ki bu konuyla alakalı olarak “Ben filmlerimin ruhunu, kişiliğini müziklerimle bulurum” demiştir. Her filminde bu sözünün arkasında duran Quentin, oldukça başarılı müzik tercihlerinde bulunmuştur. “Bir filmde müzik ne kadar yer tutuyorsa o film bir o kadar güçsüzdür” tabusunu yıkan yönetmen, filmleri kadar soundtrack albümleriyle de ün yapmış ve satış başarısı göstermiştir. Bunlardan bazıları şunlardır:
Al Green- Let’s Stay Together, Pulp Fiction
Urge Overkill- Girl You’ll Be A Woman Soon, Pulp Fiction
Nancy Sinatra- Bang Bang, Kill Bill
Rocky Roberts ft. Luis Bacalov- Django Main Theme, Django Unchained
Jim Croce- I Got A Name, Django Unchained
Part 5, Quentin Tarantino ve Final 
Tarantino filmlerinin final sahneleriyle alakalı yapılabilecek en güzel yakıştırma, “Can alıcı” olmalarıdır. Çünkü hemen hemen her final sahnesi, filmin ana karakterlerinden bazılarının ölümüyle sonuçlanır. Bu sahneler ustaca seçilen film müzikleriyle desteklenir. Seyirci etki altında bırakılır.
Tabi ki Tarantino filmi izleyen bir kişi her daim kendisini detaylara, sürprizlere hazır tutmalıdır. Cast akışı başladığında bile sizi etkileyecek bir şeyleri karşınıza çıkarma potansiyeline sahiptir bu yönetmen:
Direksiyon başında Uma Thurman arabayı kullanırken fonda Malaguena Salerosa çalmaya başlar. Yanında kızı, arka koltukta da Hattori Hanzo kılıcı vardır. Cast listesi sırayla akar, oyuncular sahneleriyle gösterilir. Sıra Uma Thurman’a gelir ve ekran akışı şu şekilde ilerler:
Uma Thurman is a beatrix kiddo
Uma Thurman as a black mamba
Uma Thurman as a bride
Son olarak da kapanışta:
Uma Thurman as a mom
Yazar. Kadrajda ölü bir şekilde yatan Bill belirir ve
film biter.

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
‘Komedi Vahşi Yaşam Fotoğrafları’ Yarışması İçin Başvurular Devam Ediyor!

Fotoğraf sanatçısı Paul Joynson-Hicks ve Tom Sullam tarafından düzenlenen 2017 Komedi Vahşi Yaşam Fotoğrafları Yarışması için hala başvuru yapma şansı...

Kapat