Karanlık Bir Roman: Sodom’un 120 Günü

İnsanın iç ve dış dünyasını konu edinen edebiyat geçmişten günümüze kadar insanlığa eşlik eder ve onun hikayesini anlatır. Bu anlatım sürecinde değişiklikler gösteren edebiyat; roman, masal, deneme, gotik, fıkra, mizah gibi türlere bürünmüştür. “Sodom’un 120 Günü” bu türlerin dışında edebiyata yeni bir edebi tür ve yeni edebi terimler kazandırmıştır. Ülkemizde pek fazla bilinmeyen bu tür “kara mizah” olarak adlandırılır.

Pornografik ve erotik bir roman olan “Sodom’un 120 Günü” Fransız yazar ve asilzade Marquis de Sade tarafından 1785 yılında yazılmıştır. Dört zengin, 45 yaş üzeri sapkın adamın seksüel uçları keşfetme hikayesini anlatır. Bu keşfi gerçekleştirmek için kendilerini genç erkek ve kadınlardan oluşan 46 kurban ile birlikte “Saint Martin de Belville” adındaki bir kaleye kapatırlar. Ayrıca yanlarına aldıkları dört genelev sahibi kadına maceralarını ve hayatlarını anlattırırlar. Bu kadınların anlatıkları ise kurbanlara yapılan seksüel taciz ve işkencelerin ilham kaynağı olur. İşkencelerin sonu ise katliam ile biter.

sodomun-120-gunu

“Sodom’un 120 Günü”nü okurken insanın korkunç, vahşi tarafı ile yüzyüze geliyorsunuz. Çocuklara yapılan cinsel saldırılar tüylerinizi diken diken yapıyor. Zaten romanın giriş bölümünde yazar okuyucu uzun uzun uyarıyor, rahatsız edici satırlar olduğunu belirtiyor. Okuyucu olarak önce bir çekingenliğe kapılıyorsunuz, devam edip etmeme konusunda kararsız kalıyorsunuz. Giriş bölümü gerçekten uzun, ortalama 50 sayfa kadar sürüyor. Giriş bölümünü okurken bahsettiğim bütün duyguları yaşadım. Ancak merakıma yenik düşerek okumaya devam ettim. Roman kaledeki dört ayı anlatan dört bölümden oluşuyor. İlk bölümde çocuklara yapılan cinsel istismarlar mide bulandırıcı derken, diğer bölümlerde iğrençliğin yanında vahşilikle karşılaşıyorsunuz. Ama ne vahşilik, kan gövdeyi götürüyor. Hamile kadınların öldürülme şekilleri, bebeklerin annelerinin gözü önünde vahşice öldürülmeleri insanı çok derinden etkiliyor.

Yazarın bunları anlatarak vermek istediği; zengin veya toplum içinde saygın bireyler olmak demenin ahlaki değerlere sahip olmak demek olmadığıdır. Her bireyin yaratılıştan gelen vahşi bir yanı vardır. Bu vahşilik ancak bireyin kendisini sınırlandırması ile sağlanabilir. Mesela romanın karakterlerini ele aldığımızda, bu karakterler aristokrat veya din adamı gibi toplumda yer alan saygın bireyler, ama toplum içindeyken taktıkları maskenin ardında toplumun asla onlardan beklemeyeceği karanlık bir taraf var.  Ayrıca romanın ismi çok alegorik, çünkü “Sodom” halkının günahları yüzünden tanrı tarafından yağdırılan ateş topları ile yerle bir edildiği kutsal kitaplarda anlatılan bir şehir.

Romanı ilginç kılan diğer bir özellik ise, Marquis François de Sade “Sodom’un 120 Günü”nü 1785 yılında Bastille cezaevinde hapsedildiği 35 gün süresince, yazacak materyal kıtlığı ve yakalanma korkusundan dolayı 12 metre uzunluğunda ve 11 santimetre eninde bir ruloya küçücük harflerle yazıyor. Bastille cezaevinin 14 Temmuz 1789 yılında, Fransız Devriminin hararetli dönemlerinde yağmalanmasıyla, Sade romanı kaybediyor ve sonsuza kadar kaybolduğu üzüntüsüyle kahroluyor. Ancak, Sade’nin ölümünden sonra roman hücresinde bulunup 1904 yılında basılmıştır. Ne yazık ki, Marquis de Sade romanının basıldığını görememiştir. Hatta kitap 1975 yılında “Salò, or the 120 days of Sodom” ismiyle sinemaya uyarlanmış.

sodomun-120-gunu-2

Aslında “Sodom’un 120 Günü” tam bir roman değil. Sade romanın sadece ilk bölümünü tamamlayabilmiş geri kalan üç bölümünü ise taslak halinde bırakmış. Daha önceden söylediğim gibi bu roman “kara mizah” türünü ve “sadizm” terimini edebiyata kazandırmıştır.

Toplumun karanlık yüzüyle karşılaşmamak dileğiyle, bol sanatlı günler.

 

Bünyamin Özcan

Pamukkale Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu, İngilizce Öğretmeni. Edebiyat seven, fotoğraf çeken, doğa ile içi çe olmayı seven bir Sanat Karavanı yazarı. Amatör olarak tiyatro ve pantomim ile uğraşmışlığı var. Dolayısıyla tiyatro oyunları izleyip, eleştirmeyi sever. Hayatın anlamını kitaplarda aramaya devam ediyor.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Sinema Dergisi Little White Lies, 2016’nın En İyi 25 Filmini Belirledi!

Londra merkezli sinema dergisi Little White Lies, 2016 yılının en iyi 25 filmini belirledi. İşte 'Little White Lies'ın belilediği '2016'nın...

Kapat