Kayalara Oyulmuş Şehirler

İnsanoğlu olarak tarihin her döneminde şimdi olduğu gibi apartmanlarda, rezidanslarda, toplu konutlarda, yaşam alanlarında yaşamıyorduk. Başımızı sokabileceğimiz bir eve sahip olmak için konut kredisine değil, biraz yaratıcılığa ihtiyacımız vardı ve bu konuda da oldukça yaratıcıydık. Bir zamanlar atalarımız mağaraları kendilerine ev edinmişti. Bu evlerin bazıları hazır bir halde sakinlerini bekliyordu, bazılarını ise oymak gerekiyordu. İnsanoğlunun yaratıcılığını kullanarak inşa ettiği bu evlere bir gözatın.

Ajanta

Hindistan’da bulunan Ajanta’da 30 adet mağara bulunuyor. Budistler bu mağaraları oyarak ev haline getirdi ve Milattan Önce 2’nci ve Milattan Sonra 5’inci yüzyıllar arasında bu mağaraları ev olarak kullandılar.

Badami

Badami’de dört büyük mağara birleştirilerek büyük bir tapınak haline getirilmiş. Ve 540 ila 757 yıllarında bu tapınak önemli bir merkez olmuş.

Bandiagra

Mali’de bulunan Bandiagra bin yıl boyunca farklı kültürlerin ev olarak kullandığı mağara evler oldu.

Derinkuyu

Kapadokya’da bulunan Derinkuyu, bu coğrafyada yaşayanların bir yer altı şehri olarak kullandığı bir alan olmuş. Kilometrelerce uzanan tünellerle bağlanan bu yer altı şehrinin üst katları hâlâ kullanılıyor. Alt katlar ise zaman zaman savaşlarda saklanmak için bir kaçış noktası olarak kullanılmış.

Ellora

Hindistan’da bulunan Ellora’da rahiplerin oyarak yarattığı yer altı şehirleriyle beraber açık alanda bütün kayaların oyularak yapıldığı heykeller ve anıtlar dikkat çekiyor.

Gila Cliff

ABD’de Nex Mexico’da bulunan Gila Cliff, Amerikalı yerlilerin oyarak yarattığı bir kompleks. Bugün ise ABD’de milli bir anıt statüsünde.

Guyaju

Çin’de bulunan Guyaju’nun 147 odası bulunuyor. Bu alan Moğollar’ın Çin kültürüne asimile edilmesi için kullanılmış. Asıl ilginç olan ise bu odalarda yine oyularak yapılan koltukların, rafların, pencerelerin ve ocakların bulunuyor olması.

Kandovan

İran’da bulunan Kandovan köyü 13’üncü Yüzyıl’dan bu yana sakinlerine ev sahipliği yapıyor. Volkanik kayaların oyularak yapıldığı bu evlerin bir kısmı dört katlı apartmanlar halinde. En alt kat genellikle hayvanlar için kullanılıyor. Üst katlarda ise insanlar yaşıyor. Bugün hâlâ kullanılan bu mağara evlerde toplamda 600’den fazla insan yaşıyor.

Kropfenstein Kalesi

İsviçre’de bulunan Kropfenstein Kalesi’nin 13’üncü Yüzyıl’da inşa edildiği tahmin ediliyor. Bu kalede yaşayan Kropfenstein ailesi anide yaşamlarını yitirdi ve ortadan kayboldu. Bu kale de bakımsızlıktan dolayı eskimeye ve tarih içerisinde yavaş yavaş yok olmaya yüz tuttu.

Maijishan

Çin’de bulunan Maijishan’da 194 adet mağara ev dev Buda heykellerinin üzerinde yer alıyor. 4’üncü Yüzyıl’da inşa edilen bu kompleks bugüne kadar oldukça iyi bir şekilde korunarak geldi

Matera

İtalya’da bulunan Matera’da bulunan evler, kiliseler ve diğer binalar taşa oyularak yapılmış. Matera’da yaşam 1950’lere kadar bozulmadan devam etmiş. Ancak yaşanan ekonomik krizden sonra yaşayanlar bu kenti terk etmek zorunda kalmış. İtalya, Matera’yı 1980’lerde bu yana yeniden yaşanabilir bir yer yapmak ve turizme açmak için uğraşıyor.

Mesa Verde

ABD’de yer alan Mesa Verde de bir milli park ve anıt statüsünde. Colorado’da bulunan Mesa Verde iki yüz odaya sahip karmaşık bir toplu yaşam alanıydı. Bir yamaca inşa edilen bu yapı güneş ışığının daha iyi alabileceği açılara göre yapılmış.

Predjama Kalesi

Slovenya mağaralar konusunda oldukça başarılı bir ülke. Postojna’da taşa oyularak yapılan bir konser alanı bile mevcut. Ancak Predjama Kalesi bunlar içinde en ilginç olanı. 13’üncü Yüzyılda bu kale bir İtalyan kilise patriği tarafından yapılmış. Bu kalenin dibinde gizli bir tünel de mevcut. 15’inci Yüzyıl’da Avusturyalılar kaleyi kuşatmış. Bu tünel sayesinde mağaraya sürekli olarak erzak taşınması mümkün kılınmış. Kalede yaşayanlar ve askerler kuşatma yapan askerlere kirazlar atıyormuş ve Avusturyalılar bu taze kirazları kalede yaşayanların nasıl elde ettiğin hiçbir zaman anlayamamış.

Vardzia

Gürcistan’da bulunan Vardzia, yamaca inşa edilmiş 19 katlı bir apartmanı anımsatıyor. Bugün UNESCO tarafından korunan bu yapılar insanoğlunun doğaya uyumu hakkında çok güzel bir örnek teşkil ediyor.

Ventanillas de Otuzco

Ventanillas de Otuzco, Peru’nun en eski halklarından biri tarafından yapılmış bir mağara kompleksi. Buradaki buluntular tarihinin Millattan Önce 1400’e kadar uzandığını gösteriyor. Bu yapının yaşamak için mi yapıldığı yoksa ölülerin konulduğu bir mezarlık mı olduğu bilinmiyor.

Kaynak: CEYMS

Anıl Basılı

Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğrencisi, gazeteci adayı, torpilsiz televizyoncu, kültür-sanat işçisi, psikoloji, mitoloji ve sinemasever.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Popüler Şarkılara Piktografik Posterler

Yeryüzündeki en doğurgan varlık; sanattır. Varoluştan bu yana yeni türler doğurmuş ve bu türleri sanatseverlere evlatlık olarak vermiştir. Sanatın evlatları...

Kapat