Kazuo Ishiguro ve Nobel

Nobel Edebiyat Ödülü’nün bu yılki sahibi Japon asıllı İngiliz yazar Kazuo Ishiguro oldu. İsveç Kraliyet Bilim Akademisi, 62 yaşındaki Ishiguro’nun büyük bir duygusal güce sahip romanlarında dünya ile hayali algı arasındaki uçurumu ortaya çıkardığı için Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldüğünü açıkladı. Peki kim bu abimiz?

Ishiguro, 8 Kasım 1954’te Japonya’nın Nagazaki kentinde dünyaya geldi. Ailesi, Ishiguro 5 yaşındayken İngiltere’ye taşındı. 1978’de Kent Üniversitesinden mezun olan Ishiguro, 1978’de de Doğu İngiltere Üniversitesinde yaratıcı yazarlık üzerine yüksek lisansını tamamladı. “A Pale View of Hills (Uzak Tepeler)” adlı ilk eserini 1982’de yayımlayan Ishiguro, romanlarının yanı sıra çok sayıda senaryoya da imza attı. Ishiguro’nun 1989’da tamamladığı ve en çok tanınan romanlarından “Remains of the Day (Günden Kalanlar)”, beyaz perdeye de uyarlanmış ve başrolünde Anthony Hopkins yer almıştı. İngiliz yazarın 2005 tarihli “Never let Me Go (Beni Asla Bırakma)” adlı romanı da 2010’da yönetmen Mark Romanek tarafından beyaz perdeye aktarıldı. Eserleri çok sayıda dile çevrilen ve dünya çapında satış rekorları kıran Ishiguro, 4 kez Man Booker Ödülü’ne layık görüldü. The Times, 2008’de Ishiguro’ya “1945’ten Sonraki En Önemli İngiliz Yazarlar” listesinin 32. sırasında yer verdi. Ishiguro’nun Türkçeye çevrilen eserleri arasında “Öksüzlüğümüz”, “Gömülü Dev”, “Avunamayanlar”, “Beni Asla Bırakma”, “Günden Kalanlar”, “Çocukluğumu Ararken” bulunuyor.


İyi de ‘Nobel’ de ne ola? Nobel Ödülü, 27 Kasım 1895 tarihli ve 30 Aralık 1896 tarihinde Stocholm’de açıklanan vasiyetnamesiyle Alfred Nobel tarafından kurulan derneğin verdiği, insanlığa hizmet edenleri ödüllendirmek amacını taşıyan bir ödüldür. İlk Nobel ödülleri 1901 tarihinde verilmeye başlanmıştır. Her yıl 7-14 Ekim tarihleri arasında verilen prestijli bu ödüller, dünyanın merakla beklediği ve akademik kariyeri olan yazar ve bilim adamlarının referans ödülü niteliğindedir. Nobel ödülleri olarak bilinen bu ödül,  her Bilim dalı için ayrı bir komite tarafından verilir; İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi fizik, kimya, ekonomi alanındaki ödüller, Karolinska, Fizyoloji veya Tıp alanındaki ödülleri ve Norveç Nobel Komitesi, edebiyat alanındaki ödülleri vermektedir. Norveç parlamentosun da İsveç Akademisinden seçilen beş kişilik bir kurul ise barış alanında hak kazanan kişilere ödüllerini verir. Ödül almaya hak kazanan kişi veya kurum bir madalya, bir diploma ve yıllar içinde değişen miktarda para ödülü almaktadır. Kimin sayesinde? Alfred Nobel. O kim? Tanıştıralım:

Alfred Nobel, Stockholm’de 1833 yılında doğmuş İsveçli kimyacıdır. Nitrogliserin’i patlayıcı madde olarak kullanma yollarını araştırdı. 1863 yılında Stockholm’de az miktarda nitrogliserin yapmaya başladı. Birkaç ay süren araştırmalar sonunda meydana gelen bir patlama sonucu laboratuar yıkıldı. Yine de çalışmalarına devam eden Alfred Nobel, 1865’de yeni bir fabrika kurdu ve bir süre sonra ikinci fabrikasını da açtı. 1864 yılında araştırmaların meyvesini aldı ve “Dinamit Barutunu buldu. Araştırmalarına devam eden Nobel, 1877’de “Balistit” adını verdiği yeni bir çeşit barut tasarladı. 1881’de Paris’e yerleşen Nobel burada yeni bir fabrika açtı ve araştırmalarına devam etti. Böyle bir abimizdir kendisi. Buraya kadar değişik bir şey yok. Biyografik bıt bıtlar. İşin ilginç tarafı olayın buraya nasıl geldiği. Yani işinde gücünde bi kimyagerin durduk yere ne diye sağa sola ödül dağıtsın di mi? Öyle değil işte. Bak şimdi:

Alfred Nobel, ölümünden bir yıl önce, 27 Kasım 1895’te üçüncü ve son vasiyetini imzalamıştı. Ölümünden sonra her yıl fizik, kimya, tıp, edebiyat ve barış alanlarında insanlığa büyük katkıda bulunan araştırmacılara verilecek bir ödülün kurulmasını isteyen Nobel, bunun için kendi keşfi olan dinamit ve diğer patlayıcı maddelerden elde ettiği 33,2 milyon İsveç kronu (yaklaşık 19 milyon lira) tutarındaki servetinin yüzde 94’ünü bağışlamıştı. 1867’de keşfettiği dinamit ve çeşitli ülkelerde kurduğu çok sayıda patlayıcı fabrikasından büyük bir servet elde eden Nobel’in servetini insanlığın geleceği için çalışan bilim adamlarına bağışlama fikrinin, bir Fransız gazetesinde yanlışlıkla verilen ölüm ilanına dayandığı sanılıyor. İtalya’ya balistit barutu sattığı için 1891’de Fransa tarafından “hain” ilan edilen Alfred Nobel’in ağabeyi ve iş ortağı Ludvig, 1888’de Cannes’da yaşamını yitirmişti. Ölenin Ludvig değil, Alfred Nobel olduğuna dair yanlış istihbarat alan bir Fransız gazetesi, “Ölüm tüccarı öldü” başlıklı bir ilan yayımlamıştı. İlanda “Daha önce hiç olmadığı kadar hızlı bir biçimde ve daha fazla sayıda insanın ölümünü sağlayacak yöntemler bularak zengin olan Dr. Alfred Nobel, dün öldü.” ifadeleri kullanılmıştı. Ölenin Alfred değil, kardeşi Ludvig Nobel olduğunun anlaşılması üzerine gazete, bir düzeltme yayımlamıştı. Hayatı boyuncu evlenmeyen ve çocuğu olmayan Alfred Nobel’in, ilanı okuyunca çok üzüldüğü ve gelecek nesillerin kendisini nasıl hatırlayacağı konusunda endişeye kapıldığı ileri sürülüyor. Sonra da paraları paraları saç saç saç. Durum bundan ibaret.

Madem nobelden bahsettik yazımızı da İsveçli heykeltıraş ve gravürcü Erik Lindberg tarafından tasarlanan, ödül sahiplerine takdim edilen Nobel madalyasının üzerinde yazan yazıyla bitirelim. Ne diyor bak: “Inventas vitam juvat excoluisse per artes”. Yani diyor ki:

“Yeni buluşlar, sanatla güzelleşen hayatı daha da zengin kılar”.

 

Okumadan geçmeyin:

Sinemanın Sessiz Çığlıkları | En İyi 10 Sessiz Film

 

Çağdaş Kaya
Ege Üniversitesi mezunu
Fotoğrafçı-Müzisyen
Edebiyat ve Mitoloji ile ilgileniyor
Sanat Karavanı Yazarı

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
A Capella Boğaziçi ve 90’lar Senfonisi

A Capella Boğaziçi, 90'ların 21 şarkısını 4 dakikaya sığdırdı. Bir zamanlar herkesin diline dolanan ve unutulmayan, 90'ların şarkıları hiç bu...

Kapat