Kendi Çağının Çok İlerisinde Bir Şair: NAZIM

Hava kurşun gibi ağır!! 
Bağır, bağır, bağır bağırıyorum!

Koşun kurşun eritmeğe çağırıyorum…

Çoğu okur bu dizler ile hatırlar Nazım Hikmet’i lakin Nazım 61 yıllık hayatına bir sürü şiir,roman,oyun sığdırmıştır.

Nazım Hikmet, romantik kominüst ve romantik devrimci olarak anılır ünü yurtdışına kadar gitmiştir. Lakin hayatının çoğu hapiste ve sürgünde geçmiştir. Nazım memleket özlemini şu dizelerle dile getirir:

Memleketim, memleketim, memleketim,
ne kasketim kaldı senin ora işi
ne yollarını taşımış ayakkabım,
son mintanın da sırtımda paralandı çoktan,
Şile bezindendi.
Sen şimdi yalnız saçımın akında,
enfarktında yüreğimin,
alnımın çizgilerindesin memleketim,
memleketim,
memleketim…

Nazım demek ; Aşk demek, beklemek demek, acı demek…

Nazım hayatının 12 yılını hapiste geçirmiştir. Nazım demek beklemek demek 2. eşi Piraye bunu çok iyi bilir hapiste bir adamı beklemek Nazım’ın Pirayesine yazdığı şiirlerle yetinmek durumundadır…

Ne güzel şey hatırlamak seni :
ölüm ve zafer haberleri içinden,
hapiste
ve yaşım kırkı geçmiş iken…

Ne güzel şey hatırlamak seni :
bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin
ve saçlarında
vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının…
İçimde ikinci bir insan gibidir
                                            seni sevmek saadeti…
Parmakların ucunda kalan kokusu sardunya yaprağının,
güneşli bir rahatlık
ve etin daveti :
kıpkızıl çizgilerle bölünmüş
sıcak
koyu bir karanlık…

Fakat Nazım’ın biricik karısı Piraye, Nazım’ın şiirler yazdığı karısı Piraye ve Piraye’nin çok sevdiği Nazım’ı ayrılırlar… Piraye öldü aşkından yine de dönmedi Nazım’a dizeleri kalır geriye.

VE VERA…

Gelsene dedi bana

Gülsene dedi bana

Ölsene dedi bana

Geldim

Kaldım

Güldüm

Öldüm.”

Nazım Vera’ya olan aşkını böyle haykırır,böyle ifade eder Nazım ve Vera tanıştıklarında Nazım Vera’ya oracıkta aşık olur. Lakin Vera hem Nazımdan oldukça küçüktür, hem evlidir   hem de 5 tane çocuğu vardır lakin Nazım sonunda Vera ile evlenir ve Vera’ya bir çok şiir yazar…

Nazımın hapislerle ve sürgünlerle geçen ömrü yine sürgünde sonlanır büyük usta Moskova’da hayata gözlerini yumar bize de ‘’ Mavi Gözlü Dev’’e saygı duymak düşer. Bir çok şiiri ödül alır, bir çok tiyatrosu oynanır hatta büyük usta için film bile çekilir.

Yazımızın son satırlarını yine bir Nazım şiiri ile sonlandıralım:

Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,

Dünyanın en güzel sesinden

En güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey…

Fakat artık ümit yetmiyor bana,

Ben artık şarkı dinlemek değil,

Şarkı söylemek istiyorum.

Berna Sakman
Psikolojik Danışman
Sanat Karavanı Yazarı

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Sınırları Zorlayan Gerçek Üstü Heykeller

Ünlü  seramik sanatçısı Johnson Tsang, uzun süredir sıra dışı antropomorfik heykeller yaratıyor. Eserlerinde hayal gücünü kullanarak gerçeklik kavramına yeni bir...

Kapat