Kendi Varlığımın Sesi Olayım İstedim Yazık ki “Kadın”dım / Füruğ Ferruhzad

Kadının susturulduğu, yok sayıldığı topraklarda ‘ses’ olmak istemiştir Füruğ Ferruhzad. Ancak okulda, evde ve yaşamın her alanında baskı peşini bırakmamıştır. İran’da şeriat yasalarında, çocuk babanın sayıldığı için; hayatta tek tutunduğu kişiyi, oğlunu da ellerinden almışlardır Füruğ’un. Bu yüzdendir ki Füruğ Ferruhzad oğlu Kâmyâr’a “Senin İçin bir Şiir “adlı şiirini yazmıştır. Bu şiirinde Füruğ, yaşadığı ülkede kadın olmanın ne anlama geldiğini; öfkeyle, acıyla, çaresizlikle dizelerine yüklemiştir.

Bu şiiri sana söylüyorum susamış bir
yaz gün batımında başlangıcın bu
uğursuz yarı yolunda bitimsiz bu
acının köhne mezarında

bu sana son ninnimdir yavrucağım
senin beşiğinin yanında salınır belki bir gün
bu yaban çığlığım gençliğinin göklerinde yankılanır

bırak benim avare gölgem senin
gölgenden uzak ve ayrı kalsın bir gün
kavuşuruz ve o gün varsa aramızda
sadece tanrı kalsın

yaslamışım karanlık bir kapıya acıdan
kıvrılan alnımı umutla sürüyorum bu
açık kapıya ince ve soğuk parmağımı

arsızlıkla damgalanan boş kinayelere
gülen bendim kendi varlığımın sesi
olayım istedim yazık ki “kadın”dım

senin suçsuz bakışların bir gün bu
başlangıçsız kitaba kayar görürsün
zamanın köklü isyanı tüm şarkıların yüreğinde açar

burda yıldızlar hep sönüktür burda
meleklerin tümü ağlarlar burda Meryem
çiçekleri çöl dikeninden değersiz açarlar

burda yalan, arsızlık ve riyakârlığın devi
oturmuş tüm yol ağızlarında uyanmanın
aydınlık sabahından bir ışık görmüyorum
gökyüzünün karanlığında

bırak gözlerimi yeniden doldurup taşırsın
çiy taneleri kendimden uzaklaştım ta ki
indireyim Meryem’in sili suratından
perdeleri

iyi ad kıyılarından kopmuşum göğsümde
fırtına yıldızı var ne yazık öfkemin alevleri
hapishane karanlığında kanatlanır

göz boyayan zahitlerle bilinsin bu annenin
kolay sürmeyecek kavgasıdır tatlı yavrum
benimle senin kentin nice yıllardır şeytan
yuvasıdır

bir gün gelir hasret dolu bakışların bu
hüzünlü şarkılara kayar benim anam oydu
diyerek beni sözcüklerin arasında arar.

27 Temmuz 1957 Tahran

Sevil Ateş
MSGSÜ Sanat Tarihi bölümü mezunu.
Kültür sanat editörlüğü ve yazarlığı yapıyor. Tiyatro ve performatif sanatlar ile uğraşıyor.
Sanat Karavanı Yazarı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Anarşi, Mizah ve Zekanın Harmanlanmış Hali: Provo Hareketi

Özgürlükler ülkesi Hollanda! Ne çok duyduk bu cümleyi öyle değil mi? Özgürlük anlayışı kişiden kişiye değişse de Hollanda'nın serbest bir...

Kapat