Kendinden Nefret Etmenin Peygamberi Otto Weininger

Hitler’e göre ”dünyadaki tek haklı Yahudi”, Roland Jaccard’a göre  ” kendinden nefret etmenin sıkıntılı ve başarısızlığa yargılı peygamberi ”. Otto Weininger uç fikirleriyle kimilerinin yerin dibine soktuğu, kimininse deha olarak adlandırdığı, hayata ancak yirmi üç yıl dayanabilmiş gencecik bir filozof.
Otto Weininger 1880 yılında Viyana’da doğdu. Küçük yaşlardan beri yeni şeyler öğrenmekten büyük haz alan Otto,  henüz üniversitedeyken sekiz dil öğrenmiştir. Yirmi iki yaşında o zamana kadar biriktirdiği tüm fikirleri aktardığı ”Sex und Character” (Cinsiyet ve Karakter) ismini verdiği kitabını yayımladı. Kitapta belirttiği kadın  ve Yahudi düşmanı fikirleri ile gerek döneminde gerek günümüzde silinmesi zor izler bırakmıştır. Cinsiyetin karakter üzerindeki etkisi kitapta geniş yer bulmuştur. Kadınlık ve erkeklik karakterin iskeleti durumundadır Otto için. Otto insanın doğduğunda hem eril hem dişil özellikler taşıdığını, karakterin ise bu oranların değişimine göre şekillendiğini savunur.
otto-weininger-2 otto-weininger-3
Weininger’a göre kadın zayıf bir varlıktır. Çünkü kadın tinsel bakımdan güçsüzdür. Bir kadın dahi, kahraman, ahlaklı, mantıklı, kültürlü vb. kısacası insanlığın üst konumuna erişecek yetiler taşıyamaz. Bu yetiler ancak erkek de mümkündür, bir erkek bu tanımları en azından potansiyel olarak taşıyabilirken kadın hiçbir zaman bunlara layık olamaz. Yani bir erkeğin hayatının bir diliminde ahlaklı yahut yaratıcı olmak gibi bir durumu olabilirken kadın bunlara hiçbir zaman sahip olamayacaktır. Otto için erkek yüksek bir varoluş formu iken kadın düşük bir formu temsil etmektedir. Kadın eksikler ve hatalarla doludur. Kadınlar ancak kendini tamamen cinsel olarak tanıttıklarında (fahişelik) yahut kendilerini tamamen doğurganlığa adadıklarında bir anlam taşır. Kadın ancak bunlarla ilgili olabilir. Bir kadının iyi olma durumu sadece eril özellikler taşıdığında mümkündür. Bunun örneği olarak ise lezbiyenlik kadında erkekliğin ana göstergesidir ve bu kadını  yüceltmeye yetecek tek şeydir. Biseksüellik ve lezbiyenlik kadınlar için bir çeşit kurtuluştur, dişil duygulardan sıyrılıştır ve ancak bu sıyrılma kadını değerli kılabilir.
 “Bir Yahudi olarak kendinden nefret etme” (haine de soi juive) teriminin oluşmasına sebep olan Otto’nun kadınlardan daha aşaladığı bir şey var ise o da şüphesiz Yahudiliktir. Çünkü genç filozofa göre insanlığın olabilecek en aşağılık en düşük formu Yahudiliktir. Hatta bu fikri daha da ileriye götürerek Yahudileri ”insanımsı” olarak tanımlamıştır; kadınlığın en azından bir parça eril yapıya sahip olabilirken Yahudilik (Musevilik) tamamen içi boş bir inançtır. Yahudiliğe karşı olan tutumunda bu ırkın anneden çoğalması yani dişil olarak yayılması büyük oranda etkilidir. Hristiyanlık ise eril yapısıyla daha kabul görebilir bir anlayıştı filozof için. Kitabında Yahudilik üzerinde fazlasıyla duran Otto, Yahudiliğe karşı geliştirdiği fikrini Yahudiliğin kendine özgü, özerk yapısından duyduğu rahatsızlıkla temellendiriyor. Bir Yahudi olarak doğmak hayat boyu insanın üzerinde baskı kurar ve onu hapseder; Yahudilik bu doğrultuda insanı seçim yapmaktan alıkoyar bu yüzden de Yahudiler aciz, söz hakkı olmayan düşük bireylerdir. Musevilik tamamen ruhsuzluğu temsil ederken buna karşın Hristiyanlık ise olabildiğinde yükseltilmiştir Otto’nun kitabında.
Otto’nun bu düşünceleri Hitler ve nazi rejiminin ortaya koyduğu vahşeti meşrulaştırma amacıyla kullanılmıştır. Yazılarından yapılan alıntılar direkt olarak naziler tarafından kimi zaman metinlerinde yer almıştır. Weininger  fikirleriyle birçok önemli isme de esin kaynağı olmuştur, bu isimlerin arasında Freud, Kafka gibi hepimizin aşinası olduğu isimler de vardır.
otto-weininger-4
Kitabının yayımlanmasının ardından oldukça zor zamanlar geçiren Otto, kitapta bolca bahsettiği düşük tanımlamasına hedef olan kadınlık ve Yahudiliğin özelliklerini kendisinde de bulduğundan dolayı sıkça kendine olan nefretini dile getirir, intiharı düşünür olmuştu. Kendisi de biseksüel bir birey olan Otto dişil yanının ağırlığına ve belki de kabul etmese de Yahudi kanı taşımasının ağırlığana daha fazla dayanamayarak, 1903’te Beethoven’ın öldüğü evde göğsüne bir kurşun sıkarak hayata veda etmiştir.
otto-weininger-5
Otto’nun eseri bir asırı geçkin sürece rağmen Türkçe’ye çevirisi bulunmadığından dolayı kendisi ülkemizde yıllardır neredeyse hiç tanınmamaktadır.  Ancak Otto’yu daha yakından tanımak isteyenler geçen yıl  ”Söz Kalıntıları” adıyla yayımlanan kitabını temin edebilirler.
Yazımı Adolf Hitler’in  Weiningerin hakkında söylediği, tarihe geçmiş şu önemli sözüyle noktalamak istiyorum:
“Dünya’da tek bir haklı Yahudi vardı, o da kendisini öldürdü.”

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Mülteci Sorununu Konu Alan ‘The Other Side Of Hope’ Filminin Fragmanı Yayınlandı!

Dünyaca ünlü Fin yönetmen Aki Kaurismäki’nin yeni filmi 'The Other Side of Hope (Toivon Tuolla Puolen)'un ilk fragmanı yayınlandı. Prömiyerini 67.Berlin...

Kapat