Kraliçe I. Elizabeth (Bakire Kraliçe) Neden Hiç Evlenmedi?

İngiltere denince kuşkusuz bir çoğumuzun aklına “Kraliçe Elizabeth” gelir. Çünkü, “Kraliçe I. Elizabeth” İngiltere tarihinin en önemli karakterlerinden birisi olmayı başararak ismini geleceğe kazımıştır. Evet, Türk toplumunun zihninde İngiltere ile bağdaşan bir “Kraliçe Elizabeth” var ama kimdir bu “Elizabeth”?

Hadi öncelikle “I. Elizabeth” ile tanışalım. 7 Eylül 1533 yılında şu bizim coğrafya derslerinden zamanın başlangıç noktası veya sıfır meridyeni diye bildiğimiz Greenwich’de doğmuştur. Babası Kral VIII Henry, annesiyse meşhur, üzerine kitaplar yazılan, filmler çekilen Anne Boleyn’dir. “I. Elizabeth” doğduğu günden kraliçe olana kadar çok zor günler geçirmiştir, hatta bu zor günlerin ilki doğduğu gündür. Zavallı bebeğin doğduğunda teni bembeyazmış, bu yüzden hayalet diye öldürülmek istenmiş ve sonra annesinin çabaları sonucunda öldürülmekten kurtulmuş olduğu rivayet edilir. Elizabeth 3 yaşına geldiğinde, annesi Anne Boleyn ensest ilişkiler yaşamak ile suçlanarak idam edilmiştir. Bu idam ile birlikte Elizabeth tahttaki hakkını kaybetmiştir. Ancak yıllar sonra, dönen bir çok taht oyununun ardından, eh birazda şans yardımıyla 17 Kasım 1558’de “İngiltere ve İrlanda Kraliçesi I. Elizabeth” ünvanını almıştır. Tahttaki hükmü öldüğü gün olan 24 Mart 1603’e kadar sürmüştür. Hüküm sürdüğü dönemin “Altın Çağ (The Golden Age)” olarak çağrılmasını sağlayan “I. Elizabeth”in kendisi de “Bakire Kraliçe (The Virgin Queen)” olarak adlandırılmıştır. Çünkü Elizabeth hiç evlenmemiş, evlilik tekliflerine ve evlenmesi için yapılan baskılara cevapsız kalmış, adeta evlilikten farenin kediden kaçtığı gibi kaçmıştır.

Peki, iyi ama “Kraliçe I. Elizabeth” neden evlenmedi? Sakladığı veya çekindiği bir şey mi vardı? İşte bütün bu sorular farklı dedikoduların ve teorilerin ortaya atılmasına neden oldu. Hatta bu konu hakkında araştırmalar yapıldı, kitaplar yazıldı ve belgeseller çekildi. Harcanan bunca çabaya rağmen “I. Elizabeth”in arkasında bıraktığı bu sır hala gizemini koruyor. Yine de elimizde ortaya atılmış olan bir kaç mantıklı teori var. Şimdi sırasıyla bu teorilere bir göz atalım.

İlk teoriye göre, “I. Elizabeth” bir kadın değil aslında erkekti. Bu teori öncelikle “Bisley Hikayesi” olarak adlandırılan folklorik bir hikayeye dayanır. Hikayeye göre Elizabeth’in dört, beş yaşlarında olduğu bir dönemde Londra’da salgın hastalıklar kol geziyordu. Bundan dolayı Kral Henry prenses Elizabeth’i Londra’dan 1-2 saatlik uzaklıktaki Bisley kasabasında bir malikhaneye gönderdi. Ne var ki, küçük Elizabeth Bisley’e gelmeden önce hastalık virüsünü kapmış olacak ki, Bisley’e geldikten hemen sonra hastalanır ve ölür. Bu ölüm Elizabeth’in bakımıyla yükümlü olan hizmetkarların paçasının tutuşmasına neden olur. Kral Henry’den olan korkularından dolayı hizmetkarlar Elizabeth’in öldüğünü söylemek yerine Elizabeth’e çok benzeyen bir çocuk bulurlar. Ancak ortada bir sorun vardır, bulunan çocuk bir erkektir. Hizmetkarlar bu erkek çocuğunu kız gibi giydirirler ve ona prenses gibi davranmayı öğretirler. Kral Henry’nin erkek çocuk sahibi olma merakıyla yanıp tutuştuğunu düşünürsek, kızındaki bu değişikliği farketmemiş olabilir. Bu hikayeye ek olarak, Elizabeth’in erkek olabileceğine diğer bir kanıt vücudunun, duruşunun maskülen özelliklere sahip olmasıdır. Mesela, Elizabeth’in günümüze kadar gelmiş olan eldivenlerine ve resimlerine dikkatli bir şekilde bakarsak ellerinin bir kadın eli gibi narin olmaktan çok erkek eli ince, uzun ve kaba hatlara sahip olduğunu söyleyebiliriz. Sadece duruşu değil, davranışlarının da maskülen özellikler taşıdığı da rivayet edilmektedir. Son olarak, Elizabeth’in sürekli boynunu örten kıyafetler giymiş olması, “acaba adem elmasını mı saklıyordu?” sorusunu akıllara getirmiştir.

İkinci teoriye göre, babasının annesine olan ihaneti Elizabeth’i erkeklere güvenemez bir hale getirmiş olabilir. Kral VIII. Henry Elizabeth’in annesi Anne Boleyn’i ensest ilişkiler yapmakla suçlamış ve idam ettirmişti. İlk başta da belirttiğimiz gibi annesi idam edildiğinde Elizabeth sadece 3 yaşındaydı. Bu olay Elizabeth’in babasına ve dolayısıyla bütün erkeklere olan güvenini azaltmış ve bu yüzden Elizabeth evlilikten kaçmış olabilir. Ayrıca, Elizabeth elinde çok büyük bir güç tutuyordu. Onunla evlenmek isteyen erkeklerin aslında tahtın gücünü istediğini ve bunun İngiltere için çok kötü sonuçlar doğurabileceğini düşündüğü için de evlilikten uzak durmuş olabilir.

Diğer bir teoriye göre, Kraliçe Elizabeth çocukluk arkadaşı Robert Dudley’e sırılsıklam aşıktı, ancak Robert evliydi ve Elizabeth’in onu karısının elinden alması İngiltere toplumu tarafından hoş karşılanmayabilirdi. Robert’da aşkından mı yoksa elde edeceği güçten mi bilinmez, kraliçeye karşı boş değildi. Bunun üzerine bir gün Robert’ın karısı merdivenlerden düşerek ölür. Bu ölüm kaza olarak duyurulmasına rağmen bir çok kişi Robert’ın kraliçe ile evlenmek için karısını kasten öldürdüğünü düşünmüştür. Söylentileri duyan Elizabeth’in komutanları ve ileri gelen adamları, Elizabeth’e eğer Robert ile evlenirse toplumdaki güvenin kaybolacağını ve evlenmemesinin ülke için daha iyi olacağını söylemişlerdir. Buradan elde edebileceğimiz sonuç; Kraliçe I. Elizabeth “Robert ile evlenmezsem, daha da hiç evlenmem lan!” diyerek hayatından evliliği çıkarmış olabilir. Ancak, yıllar yıllar sonra kendini Arthur Dudley olarak tanıtan bir genç, kendisinin I. Elizabeth’in Robert Dudley’den olan gayrimeşru çocuğu olduğunu iddia etmiştir. Tabi ki, bu iddianın üstü hemen örtbas edilmiş, ve olay unutturulmuştur. Eğer ki bu iddia doğruysa, “İngiltere’nin Bakire Kraliçesi” ne yazık ki aslında bakire değildir.

Kraliçe I. Elizabeth ve Robert Dudley

Kraliçe I. Elizabeth ve Robert Dudley

Ortaya atılan sonuncu teori ise gerçekten çok ilginç. Teoriye göre, Kraliçe Elizabeth erkek değildir, ama tam olarak bir kadında değildir. Yani hermafrodit (çift cinsiyetli) olabilir. Kendindeki bu durumu ilerleyen yaşlarda farkeden I. Elizabeth, bu durumu bir sır olarak herkesten saklamış olabilir. Çünkü, o yılların İngiltere’sinde böyle bir durum cadılık ile suçlanmaya ve yakılarak öldürülmeye neden olabilirdi.

 

Sonuç olarak, bu teorilerin doğru olma ihtimali var ve eğer böyle bir durum varsa Kraliçe I. Elizabeth bunu saklamayı gerçekten çok iyi başarmış. Belki de ölürken bunun saklanması için bir kaç hizmetkarı ve devlet adamını çok zengin etmiş olabilir. Diğer bir yandan, ikinci ve üçüncü teoride bahsedilen nedenlerden dolayı Elizabeth erkeklerden ve evlilikten uzak durmuş ya da  kendisini Meryem Ana ile özdeşleştirmek ve onun gibi bakire kalmak istemiş olabilir. Kesin olan şu ki; I. Elizabeth İngiltere’nin gücüne güç katan ve İngiltere’ye altın çağını yaşatan harika bir kraliçedir.

 

 

Bünyamin Özcan

Pamukkale Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu, İngilizce Öğretmeni. Edebiyat seven, fotoğraf çeken, doğa ile içi çe olmayı seven bir Sanat Karavanı yazarı. Amatör olarak tiyatro ve pantomim ile uğraşmışlığı var. Dolayısıyla tiyatro oyunları izleyip, eleştirmeyi sever. Hayatın anlamını kitaplarda aramaya devam ediyor.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Fransa-Türkiye Edebiyat Ödülü Oya Baydar’a Verildi!

Her yıl Türkiye ağırlıklı bir esere verilen Fransa-Türkiye Edebiyat Ödülü'ne bu yıl Oya Baydar layık görüldü. Kenize Murad’ın başkanlığını yaptığı...

Kapat