Küba’ya Yerleşip Türkiye’yi Özlememek İçin 13 sebep

Doğası, sade yaşamı, eğitimi ve sağlık koşulları ile bizi kendine hayran bırakan bir şehir Küba. İnsanlarından tutunda, yemeklerine kadar yabancılık çekmeyeceğimiz yerlerin başında gelir. İşte, Küba’ya yerleşip Türkiye’yi özlememek için 13 sebep…

1. Klasik araba cenneti

Klasik arabaları seviyorsanız ki sevmediğini beyan eden bir vatandaşımızı henüz tarih yazmamıştır. Küba tam bir klasik araba cenneti, gidin yerleşin kurtulun her gün çıkan yeni modellerden. Klasik candır.

2. Sanırsın Anadolu’nun bağrı


İnsanlarıyla da Küba, adeta bir Değirmencik adeta bir Kırıkhan sanırsın Anadolu’nun bir beldesi. Sıcakkanlı, misafirperver, dost canlısı pamuk şeker gibi vatandaşlar. Küba’ya yerleşince sanki hiç Türkiye’den ayrılmamış gibi hissedeceksiniz.

3. Sokaklarına kurban Havana


Havana sokakları da size hiç yabancı gelmeyecek. O binalar, o sokakların atmosferi, o doku, o koku… Havana sokaklarını turlarken, eski bir İstanbul mahallesinden geçmiş gibi hissedeceğiniz kesin. Bu hissiyatı hayatınız boyunca yaşamak için Küba doğru adres.

4. Yemek kültürü

Tamam Anadolu mutfağıyla asla bir olamaz ama alışkanlıklar açısından sizi sudan çıkmış balığa çevirmeyecektir Küba. Onlar da etin yanına pilav, hatta pilavın üstüne fasulye koyuyorlar. Çorbaya ekmek bile bandıkları oluyor, öyle bizden öyle içimizden bir yeme içme kültürüne sahipler.

5. Musiki

Şimdi biz tabii Türkiye’de nasıl bir sosyal hayatımız olursa olsun arada bir fasıldır, sıra gecesidir, kadınlar matinesidir yapmazsak rahat edemeyiz. Küba’da haliyle bir tatlı huzur almaya Kalamış’tan gelmek mümkün değil. Bir Dede Efendi, bir Zeki Müren bulmak zor. Ama Buena Vista Social Club var, tadından yenmez. Kurun sofrayı geçin karşılarına oturun dinleyin. Kah ağlayın, kah alkış tutun. Maksat muhabbet olsun…

6. Mesirelik alanda mangal keyfi


Bizim memleketin insanı öyle yılın 365 günü sofra başında dirsek çürütmez. Havalar güzelleşti mi, iner çayıra çimene yakar mangalını, koyar karpuzunu dereye vurur patlatır çalar oynatır. Küba’ya gittiğinizde bu keyiften mahrum kalacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bir Sancti Spiritus var, aklınız almaz. Sanırsın Adana Taşköprü mübarek… Al götür mangalı kur oraya, ağaca bir salıncak, dereye kavunu karpuzu indir. Keyfinize diyecek olmaz. Ha Kübalılar buna hazır mıdır buna bilinmez, ama biz hazırız!

7. Okumuş memleketin hali başka


“Cahilden cüheladan yıldım” diyorsanız, Küba derdinize derman bir memleket. Küba’da okuma yazma bilen kişi sayısı nüfusun %99.8’ini oluşturuyor! Dünyada bu konuda birinciler. Öyle ki ellerinde kalemle kitapla eyleme bile çıkıyorlar. Öyle bir eğitim sistemi, öyle bir okuma aşkı var Kübalalırda!

8. Sağlık bedava

Öyle sigortalı, sigortasız ayrımı yok. Efendime söyleyeyim şu kadarını sigorta karşılıyor, bu kadarını siz ateş edeceksiniz gibi beklentiler yok. Küba’da sağlık sistemi kökten çözülmüş, bedava yapılmış tüm hizmetler. Küba’da her 220 kişiye bir doktor atanmış ve ameliyat dahil her türlü operasyonu yapıyorlar.

9. Eğitim de bedava

Tamam okul üniformaları izci kampını andırıyor olabilir ama bedava eğitim hizmeti sunuluyor Küba’da. Parayla mezun olmak diye bir şey yok, herkesi devlet okutuyor ve okuyan çalışıp kazanıyor. “Beleşse kalitesizdir o” demeyin UNESCO , Küba’nın eğitim sistemini dünyada 16. sırada görüyor. Aynı listede ABD 25. sırada, siz düşünün Türkiye kim bilir kaçıncı sırada!

10. Kadın faktörü


Kübalı kadınlar dünyanın en şanslı kadınları diyebiliriz. Ülkemizde kadın olmak, cinayetler ve baskılar sebebiyle yıldırıcı bir hal almışken, Küba’da kadınlar parlamentonun %43’ünü oluşturuyor. Bu parlamento mis gibi parfüm kokuyor demek değil! Bu kadın haklarının Küba’da maksimum seviyede önemsendiği anlamına geliyor. Küba’daki kadın ağırlıklı parlamento dünyada bu alanda 4. sırada ilk üçte batılı ülkelerden sadece İsveç var!

11. Evsiz yok!


Her ülkede sokaklarda yaşayan, yatan birilerini görmek mümkün. Türkiye’de bu durum giderek vahim bir hale gelirken Küba’da sokakta sadece sokak hayvanları kalıyor ve devlet bu sokak hayvanlarının tüm bakımlarını üstleniyor! ABD’de 600.000 insan sokakta yaşıyor varın siz düşünün ülkedeki huzuru refahı!

12. İnsan ihracatı!


Biz daha elimizdeki bulguru, baklayı satacak ülke araya duralım Küba zerzavatı bırakmış insan ihraç ediyor! Özellikle Kübalı doktorlar dünyanın dört bir tarafında tam 77 ülkede çalışıyorlar. Küba’nın sırf sağlık alanında dünyaya ihraç ettiği 100.000’e yakın insanı var!

13. Spor


Sportif başarısı olan bir ülke arıyorsanız Küba doğru adres. Tamam belki bir İstanbul derbisi izleyemezsiniz, Avrupa takımlarıyla mücadele şansınız daha az olur ama maksat sporsa, sporun her dalında başarılı bir ülke Küba. Yaz olimpiyatlarında Türkiye’nin şu ana kadar iki katından fazla altın madalya topladıklarını düşünecek olursak, Küba’da en azından olimpiyat oyunlarını izlerken yaşayacağınız coşkuya bile değer!

Bonus: Gülün dikeni


Bu maddelerden sonra hemen bavulunuzu toplamaya başlamayın. Çünkü efendim bakınız Küba’da ortalama maaşlar 25 dolar civarında, ha bu size yetiyor mu? Yetiyor yani açlıktan ölmüyorsunuz. Ki zaten bu 25 doları harcayacak yer de yok çünkü memlekette doğru düzgün mağaza da yok. Öyle gideyim de filanca alışveriş merkezinde fink atayım diyorsanız, anca gidersiniz… Bir de şu var ki Küba önümüzdeki yıllarda kapitalizm eksenine kayacakmış gibi bir izlenim veriyor. Fidel Castro’dan sonra bozdu diyorlar Küba için…

 

 

Kaynak: Radikal/Oktay Volkan Alkaya

Sevil Ateş

MSGSÜ Sanat Tarihi bölümü mezunu.
Kültür sanat editörlüğü ve yazarlığı yapıyor. Tiyatro ve performatif sanatlar ile uğraşıyor.
Sanat Karavanı Yazarı.

4 Comments

  1. unknown

    29 Eylül 2014 at 16:26

    Herşey iyi güzel anlatılmış ancak halkın kendisi pek de içerde durumların öyle olmadığını söylüyor. 12. madde mesela; küba’nın ihraç edecek pek de birşeyi yok. Dolayısıyla doktorlarını başka ülkelere gönderip karşılığında farklı şeyler ithal ediyor. Aynı zamanda göndereceği doktora fikrini sormuyor. Devlet gideceksin diyorsa, gidiyorsun. Ve karşı devlet ödemeyi Küba’ya yapıyor, doktora değil. Bu durumda atıyorum brezilyadaki doktor ayda 3-4 bin dolar kazanıyorken küba brezilyaya gönderdiği doktoruna 600-700 dolar gibi bir ücret veriyor. (Küba’da bir doktorun aylık maaşı yanlış hatırlamıyorsam 60 dolar)

    Diğer yandan evet kimse evsiz değil belki ama yaşam koşulları gerçekten çok zorlu, özellikle Havana’nın bir çok bölgesinde. Evler dökülüyor ve devlet yıllardır bunun için bütçe ayıracağını söylese de yatırımlarını otel yapmakta kullanıyor. Turizmle beraber, Raul Castro ile beraber değişime uğrayan, özel mülkiyetle tanışan, kaynaşan bir ülke artık Küba. İyiliği/kötülüğü göreceli.

    Sistem yüzünden yasaklara değinmiyorum bile.
    Hala merdaneli çamaşır makinelerinin kullanılması gibi teknolojiden epey uzak olması, internet kullanımının hemen hemen olmaması, okur yazarlığın devletin sunduğu kitaplarla olması! her köşe başında gestapo gibi vatandaşı her an sorguya çekebilen polislerin bulunması gözüme batan, hayalimdeki kübayı karalayan şeyler oldu benim için. (Teknoloji geldi de ne olducular gitsin ötede tartışsın lütfen, bilimden,gelişmişlikten haz almıyorum gericiliği artık çok demode)

    Tabi ki sadece kötü yönlerinden bahsediyor olmam o ülkeyi gözünüzde küçültmesin. Kübalılar bugüne kadar gördüğüm en sıcakkanlı, en güleryüzlü insanlar. Müzik, resim, heykel gibi alanlarda dünyadan bu kadar kopuk olmalarına rağmen gerçekten iyiler. Gidip görülür, uzun süre kalınır ancak bunu türkiye’deki onca yasağa rağmen gönül rahatlığı ile söyleyebilirim ki şu an için hala yaşanacak yer değil benim gözümde küba. Umarım gelecekte daha özgürlükçü, refah seviyesinin yükseldiği bir ülke olur.

    • Turist

      02 Kasım 2015 at 00:44

      Herşey insan için. Benzin istasyonunda bir su almak için durduk, ben Türkiye alışkanlığıyla önümdekinin alışverişi bitmeden su istedim, dönüp bakmadı bile. Nezaman önümdeki alışveriş tamamlandı ozaman benimle ilgilendi ve ben unuttuğumuz bu insanca davranışı görünce utandım. Orada insanlık var. Fakirlik görecelidir. Bizde emekli maaşıyla (900 tl) ile ev kirası, mutfak masrafı, çocukların okul masrafı, yol parası, sinema, tiyatro, tatile çıkmak, memlekete gidip gelebilmek, vs vs nasıl karşılanır. Hele ağır bir hastalığınız varsa, gittiğiniz hastanede sizin ödeyeceğiniz kısmı nasıl ödeyeceksiniz. Böyle bir duruma düşme ihtimali gibi bir düşünce insanın hayatından kaç gününü götürür ve yaşlandırır. Çocukların istikbalini nasıl ve hangi parayla karşılayacağınızı düşünmek sizin hayatınızdan kaç gün götürür. Birde fakir dediğimiz kübalı insanları düşünün. Çocukların istikbali diye bir sıkıntıları yok. Hasta olursa nerden para bulurum derdi yok. Yaşlanınca hayatını garantiye alacak para biriktirmek derdi yok. Yahu sadece bunların olmadığı bir memleket cennetin %90 nıdır. Birde şehrin dış mahallelerinde bile istediğiniz saatte, kadın yada erkek yada çocuk istediğiniz gibi dolaşın tam olarak güvendesiniz. Huzur var insanların yüzünde. Endişe yok. Tıp alanında inanılmaz ilerlemişler. Seyahatin başında havaalanında konuştuğum ODTÜ de görevli bir öğretim üyesi, konferansa gittiğini söylemişti. Dönüşte yine karşılaştık Fransa’da. Konferansda gördükleri karşısında aklının durduğunu söyledi. Ülkede bütün hastalıkların bitirildiğini, rahim ve prostat kanserinin tedavisinin yapıldığını, çok yakın bir gelecekte kanserinde hallediileceğini öğrenmiş. Bunlar beni şaşırtmadı az çok biliyordum ama yarıdan kopmuş bir ayağın protez takılmadan hücrelerin üretilerek eski haline getirilişini gösterdiklerinde aklım durdu dedi. Bunu söyleyen ODTÜ de öğretim üyesi. Yani geri kalmış ülke diye eleştirmeler bence, kendi yaşadıkları ülkenin şartları ile çok farklı bir ülkeyi eleştirmek son derece yanlış. Bu ülkenin zengin bir ülke olması durumunda neler yapacaklarını düşünemiyorum. Gelecek korkusu yok, İnsan en değerli şey. Keşke benim ülkemde böyle olsa dünyanın en mutlu ülkesi olurduk. Kıskandım doğrusu.

  2. Ömer giray

    02 Kasım 2015 at 21:22

    1o yıldır kübada resmi iş yapma,yaşama müsadesi olan ilk ve halen
    Tek türk olarak, sevil arkadaşıma gönülden katılıyorum.
    Ellerine sağlık…
    Selam,sevgiler
    Ömer giray

  3. Fulya Küçükaksoy

    21 Temmuz 2016 at 08:49

    Yaaaaaa harika bir yazı olmuş.
    Benim 2 hayalim vardı, biri Venedik, diğeri Küba. Cok sükür bu Ekim’de Venedik’e gidiyorum. İnsallah en kisa zamanda da Küba’ya giderim 🙂

    Sevgiler,
    Fulya

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
‘Kıymetli Kardeşim Yazını Seyrettim Bugün’

Elinizde bir kitap var. Bu kitabı hem okuyor hem seyrediyorsunuz. Öyle bir usta ki size yaşanmış olayların akışında kahramanın soluduğu...

Kapat