Kurt Schwitters ve Kolaj Sanatı

Fransızca ‘yapıştırma’’ anlamına gelen kolaj kelimesi çeşitli malzemelerin, nesnelerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan bir çeşit kompozisyondur. Bu kompozisyonun asıl ögesi fotoğraftır. Kolaj aslında sadece resim de değil; edebiyat, şiir ve tiyatro gibi pek çok sanat disiplininde bir yöntem olarak kullanılmaktadır. Kolaj, bir yöntem olarak 20. yüzyıl sanatında ilk defa Kübistler tarafından bulunmuş ve Dadanistler tarafından geliştirilmiştir. Modern sanatla birlikte daha da ön plana çıkmış ve günümüzde popülerliğini yoğun ilgi ile korumaktadır. Kolaj çalışması sanatçıyı malzeme konusunda oldukça özgür kıldığı için sanatçının hayal gücü ne kadar geniş ise ortaya çıkan eser de o kadar ilgi çekici olmaktadır. Kolaj sanatı ile birlikte sanatsal nitelik taşımayan çoğu malzeme bir araya getirilerek sanatsal bir anlam oluşturur.

kolaj-sanati-resmi-2

Kurt Schwitters (1887-1948), sanat tarihinde ismini ‘’kolaj sanatçısı’’ olarak yazdırmıştır bir sanatçıdır. Dada’nın Avangart düşünce biçiminin yaygınlaşmasına katkıda bulunmuştur.Schwitters’ın kolajları, hurda montajları tuval yüzeyine egemenlik kuran örneklerdir. Daha sonraları ise sadece tuval ile yetinmeyip kolajı üç boyutlu malzemelere taşımıştır.

kolaj-sanati-resmi-3

1918’de Hanover’de ‘Merz’ adını verdiği bir Dada akımı yaratmış; etiketler, kırık tahta parçaları, biletler gibi atık malzemelerden kolajlar oluşturmuştur. Yine aynı şekilde Hanover’de 1923 yılında yapımına başladığı ve 20 yıl boyunca gelişerek devam ettikten sonra 1943’te yok edilen ‘’Merzbau’’ adlı eseri, kolajın düzlemden üçüncü boyuta geçişinin sıra dışı örneğidir.

kolaj-sanati-resmi-4

Schwitters, her şeyin bir sanat malzemesi olabileceğini söylemiştir ve kolajla birlikte en saf hali yakalayabileceğine inanmıştır. ‘’Kullanılabilir bütün malzemeleri birleştirerek sanatsal bir çalışma yapmaya çalışıyorum. Malzemelerin her birine eşit önem veriyorum. Boya veya bir tren bileti benim için eşit önemde malzemedir’’ sözleri, aslında onun sanata bakış açısını da bir anlamda bize göstermektedir. Schwitters daha da ileri gitmiş ve ‘’Sanatçının tükürdüğü her şey sanattır’’ diyerek, o dönem sanatçılarının tüm sanata karşı olan öfkesini ve sanatçının gereksindiği özgürlük isteğini cesur bir biçimde dile getirmiştir.

Asena Erenay

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Sanat Tarihi okuyor.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Yalnızca Yağmur Yağınca Kaldırımda Beliren Şiirler

  Yağmur yağınca ortaya çıkan sokak sanatı eserlerinin, FIAT ve Mazda’nın yaptığı kampanyaların ardından bu kez Mass Poetry organizasyonu Boston...

Kapat