LAS VEGAS “Şehrin Öteki Yüzü”

Çoğumuzun aklına “Las Vegas” denildiğinde ilk gelen şey: “kumarhane” olsa da; Las Vegas kumarhanelerinin dışında çok daha farklı özellikleriyle görülmeye değer bir şehir. Eğlencenin, alışveriş, doğa ve kültürle bir araya geldiği bu şaşaalı şehirde, kumar oynamak istemeyenlerin de yapabileceği birçok farklı şey var.

 

Las Vegas’ta uçaktan indiğiniz anda kuru ve sıcak bir hava yüzünüze çarpıyor. Biraz serinlemek için gördüğünüz ilk gölgeye sığınıyorsunuz fakat bu bir çözüm değil; gölge de en az güneş kadar sıcak. Rüzgar serin değil, sıcak esiyor. Güneş batıyor, yaşadığımız topraklardan da alışık olduğunuz gibi akşam üzeri havanın serinlemesini bekliyorsunuz ancak akşam da en az gündüz olduğu kadar sıcak… Derken “Las Vegas Boulvard”a geliyorsunuz. Sanki dünya küçülmüş de bir şehre sığmış gibi… Paris’in simgesi Eifel Kulesi, Londra’nın London Eye’ı, New York’un Özgürlük Anıtı, Mısır’ın devasa piramitleri ve çok daha fazlası orjinallerinin yanında minik kalan örnekleriyle sizi selamlıyor. Çölün ortasında böylesine bir şehrin varlığına şaşırıyorsunuz. Gölgesiyle güneşi arasında sıcaklık farkı olmadığı gibi gecesi gündüzü de olmayan şehre, Las Vegas’a, hoş geldiniz!

 

Las Vegas’ın çoğu otelinde henüz odanıza gidemeden, otelin kumarhanesiyle karşılaşıyorsunuz. Kimilerimiz bu manzara için  Las Vegas’a gidiyor olsa da, siz onlardan biri değilseniz hiç endişlenmeyin; bu şehirde kumar oynamak dışında da yapılabilecek yüzlerce şey var! Üstelik bu aktiviteler her yaştan insana sesleniyor. İşte Las Vegas’ta yapılabilecek aktivitelere örnekler…

 

Las Vegas’ta gezilecek yerlerin başında otellerin lobileri geliyor. Hepsi birbirinden farklı, hepsi birbirinden renkli, hepsi birbirinden güzel… Otellerin kapılarından lobilerine doğru attığınız her adımda zenginliğin ve gösterişin şehrinde, Las Vegas’ta, daha çok hissediyorsunuz. Filmlerden tanıdık olduğumuz bu otellerin, filmlerde göründüğü kadar büyük olması insanı şaşırtıyor.

 

BellagiowatershowLV

Las Vegas havasını solumak için gidilebilecek en güzel yer olan: “The Strip”te yürüyüşe çıktığınızda, Las Vegas’ın en ünlü otellerinden biri olan Bellagio Otel’in, her akşam su fıskiyeleriyle yaptığı gösteri sizi büyülüyor. Suyun, ateş ve ışıkla dans edişi karşısında insanın tüyleri diken diken oluyor.LereveLV

Dünyaca ünlü gösteri grupları, Las Vegas’ta muhteşem şovlar yapıyorlar. Örneğin, dünyanın “hayvansız sirk” olarak tanıdığı Canada’lı sirk “Cirque Du Soeil”in bu şehirde izlenebilecek birbirinden farklı pek çok göz kamaştırıcı gösterisi, her akşam otellerin gösterişli sahnelerinde seyircilerle buluşuyor. Müziğin, tangonun, su balesinin, valsin, akrobasinin, sihirbazlığın ve çok daha fazlasının bir arada izlenebileceği bu gösteriler, Las Vegas’a gitmek için bir neden bile olabilecek güzellikte… Öyle ki, her gece farklı bir gösteriye gitseniz bile iki  ay sonunda hala tüm gösterileri izlemiş olamayacağınız bir gerçek. Bu kadar çok gösteri olmasının, her gösteriye kolayca bilet bulunabileceği anlamına gelmediğini sakın unutmayın. Rağbet gören bazı gösterilerin biletleri aylar önceden bitebiliyor…*

Las Vegas, şehrin merkezindeki ve biraz dışındaki mağazalarla da tam bir alışveriş cenneti. Şehir merkezinde daha çok lüks mağazalar mevcutken, şehir merkezine çok da uzak sayılmayan devasa outletlerde de bu mağazaların ürünleri daha uygun fiyatlarla raflarda satışa sunuluyor.

 

Las Vegas’a kadar gitmişken, şehre 2 saat uzaklıktaki Grand Canyon (Büyük Kanyon) da görülmeye değer. Oteller, kanyon gezileriyle ilgili birçok farklı öneri sunuyor. Örneğin; o sıcakta saatlerce kanyonun içinde yürümek istemiyorsanız; kanyonu helikopter turları ile yukarıdan seyredebileceğiniz gibi Kızılderililerin kendi geçimlerini sağlamak için yaptıkları Skydeck’e* giderek, yerleri pleksi bir terastan Kanyon’un el değmemiş güzellikleri uçuyormuşçasına gözlemleyedebilirsiniz.

GrandcanyonLV

 

Gördüğünüz gibi, Las Vegas’ta hiç kumar oynamadan da harika zaman geçirmek mümkün, hem de tüm aile bir arada!

 

 

NOTLAR:

Pınar İnan

Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Binghamton Üniversiteleri işletme öğrencisi
Sanat Karavanı Yazarı.

4 Comments

  1. Ceyla sakaoglu

    15 Eylül 2014 at 16:56

    Sayfayi ilk actigimda adeta bir resim sergisi edasiyla karsimda duran bu ozel resimler yaziyi okumadan gecmeme engel oldular. Cektigin resimler, yansittigin fikirler ve gozlemlerin ilk ucakla oraya gitmem icin bana goz kirpiyor sanki. Bence bu yaziyla cokta guzel bir onyargi olan Las Vegas’in sadece bir kumar sehri oldugunuda kirmissin. Okurken cok zevk aldigim bir yazi oldu. Basarilarinin devamini dilerim.

  2. Nil Sözen

    15 Eylül 2014 at 21:59

    Bu kadar güzel bir şehir daha güzel anlatılamazdı… Gitmiş kadar, o sokaklarda yürümüş, zenginliği görmüş, sıcağı hissetmiş kadar oldum. Kesinlikle gidilip görülmesi gereken bir yer ve başka yerleri de bu şekilde senden dinlemek için can atıyoruz; daha nice böyle güzel yazılarına!

  3. Bülent Naci

    17 Eylül 2014 at 10:54

    Las Vegas’ı gören bir kişi olarak anlatımını çok keyifli ve başarılı buldum, fotoğrafların da çok beğendim.

  4. Hüsam Sürmeli

    17 Eylül 2014 at 11:26

    Elinize sağlık. Nasıl çölün ortasına bu derece yoğun bir attraction center kurmayı başarmışlarsa, aynı şekilde yazınız ve fotoğraflarınız sayesinde sıkıcı kübiğimde minik bir tatil yaptım :).

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Verdi’nin Il Trovatore Operası 22 Şubat’ta Sahnede!

Zorlu PSM ünlü opera ve balelerin yer aldığı Royal Opera House’un yeni gösterimlerine, kıskançlık, aşk ve intikam üçgeninde geçen Il...

Kapat