Likya Yolunda Yıldızların Gösteri Molası: Kabak Koyu 

Likya yoluna dâhil olan sayısız, büyüklü küçüklü, deniz ve doğa manzaralı yürüyüş parkurlarının tadına doyum olmuyor. Tarihi Likya Yolu üzerinde, Muğla’nın Fethiye ilçesine bağlı bir küçücük yerleşim yeri: Kabak Koyu.         -Diğer adıyla “Faralya”, eski adıyla, “Gemile”- Yerleşke dediğime bakmayın, taş binalardan çok kamp alanları yer alıyor burada.

Fethiye’den Faralya dolmuşlarına binerek ortalama 40 dakika süren bir yolculuktan sonra Kabak’a ulaşıyorsunuz ve asıl yolculuğunuz da orada başlıyor. Koya inişi, dik yamaçlardan aşağıya 30 dakika süren bir patika yolundan yapıyorsunuz. Koya inerken kat ettiğiniz yol ve manzara ayrı bir keyif veriyor.

kabak-koyu-hakkinda-bilmeniz-gereken-her-sey-3

Buranın müdavimleri, doğal hayatı korumak için burada bina yapmak yerine kamp alanları kurmuşlar. Eğer doğayı seviyorsanız, çadırınızı kapıp buraya gelip konaklayabilirsiniz. Çadırı olmayanlar da unutulmamış tabii, burada birçok kamp alanı var. Ağaç evlerde, asma katta bulunan yataklarda yatıyor, sahildeki ağaçlara kurulu hamaklarda sallanıyorsunuz. Doğada egzoz kokusu olmadan, mavinin ve yeşilin içinde vücudunuzun dinlendiğini hissediyorsunuz. Telefon çoğu zaman çekmiyor, televizyon ve gazetenin yokluğunu ise inanın hiç aramıyorsunuz. Üstelik alışveriş olanağı da çok kısıtlı. Kimsenin şık olma yarışında ve arayışında olmadığı bir mekânda; çekirgeler, kediler, kirpiler, kaplumbağalar, sincaplar ve arılarla yalın bir yaşam geçirilebileceğinin, iç sesinizi dinleyip arada da hiç kuşkusuz bazı mucizevî anları deneyimleyebileceğinizin farkına varıyorsunuz. Mağaraları, su altı tünelleri, güzel ve tenha koyları, mistik gece atmosferiyle büyüleyen Kabak Koyu, insanın bir süre kendisiyle baş başa kalması ve doğayı dinlemesi için bulunmaz bir fırsat sunuyor.

kabak-koyu-1

Türkiye’de pek benzeri olmayan bitki örtüsü zenginliği, vadinin “buzul çağındaki” buzlanmadan etkilenmeden bugünlere gelebilmesine bağlanıyor. Ayrıca Kabak Koyu birçok endemik bitki türüne ve çeşitlilik arz eden kelebeklere ev sahipliği yapıyor. Antik yola ait kırmızı beyaz çizgilerle birlikte, binlerce yıllık antik taşlarla örülü Likya mezarlığını, yüzlerce kelebek ve kuş çeşidine bir yuva olan Aladere Şelalesi’ni, nadir görülen hayvan ile bitki türlerini görmek mümkün. İçinde derin bir çeşitlilik barındıran vadi, gene tamamen bakir, gri – beyaz kumun hakim olduğu bir kumsala açılarak insanın aklına Robinson Crusoe hikayelerini getiriyor. Denizden yüzerek yirmi, yirmi beş dakikada ulaşabileceğiniz mağara ise dalıştan veya doğayı keşfetmekten hoşlananlar için muhteşem bir sürpriz oluşturuyor. Meraklıları, mağaranın alt tarafındaki güneşin yansımasıyla parlayan delikten dalarak yüzüp dışarı çıkabiliyorlar.kabak-koyu-hakkinda-bilmeniz-gereken-her-sey-6

Deniz çoğu zaman dalgalı ve uzaktan turkuvaz rengi bir harika görünüyor. Sahildeki taşlar üzerinde veya bir hamakta günbatımını izlemek ise doyumsuz bir keyif. Koyun çevresinde henüz şehirleşme olmadığı ve koy içerisinde de ışık kirliliğine yer verilmediği için geceleri kumsalda uzanıp gökyüzüne bakmak bile bu koyu bir doğa mucizesine dönüştürüyor.

galaxy-over-kabak-bay-Fethiye-Turkey

Özgürlük hissinin adeta kanatlanıp somutlaştığı, modern hayatın tantanasından uzakta, kendinizi kurtarılmış bir alanda bulduğunuz bu koy aynı zamanda Türkiye’de yıldızların en net göründüğü tek durak. Özellikle sahilde, kamp alanlarının verandalarında ay ve her zamankinden iri gözüken yıldızları net bir şekilde izleyebilir, berrak gökyüzünde belki meteor yağmuruna değil ama çokça yıldız kaymasına tanıklık edebilirsiniz. Binlerce yıldızın altında ziyaretçilerin bir kısmı kamp ateşi yakarken bir kısmı gitar çalıp şarkı söyler. İnanılmaz bir doğa, sarp kayalıklar, yoğun bir orman ve turkuvaz bir deniz. Sadece bunlar bile aslında Kabak Koyu’na gitmek için yeterli. Başka bir güzel özellik ise burada çok rahat sosyalleşebiliyor olmanız. Sabah tanıştığınız kişilerle denize inip 40 yıllık arkadaşmış gibi sohbet edebiliyorsunuz.

kabak-koyu-3

Bu koyda herkesi ve her şeyi bir süreliğine geride bırakın. Çekmeyen telefonu ya da her sabah okuduğunuz gazeteyi veya her akşam izlediğiniz televizyonu unutun. Her şeyden önemlisi bu koyda her türlü yarıştan arınıp yıldızlarla aranızdaki mesafeyi kaldırın. Şık olma derdine düşmeyin mesela, tek derdiniz huzur olsun. Burada sadece kendiniz için bir şeyler yapın, dinlenin ve bolca eğlenin.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Rengarenk Kuklalar İstanbul’a Geliyor!

Dünyanın dört bir yanından en başarılı kukla oyunları her yıl olduğu gibi bu yıl da İstanbul'da bir araya geliyor. 19....

Kapat