Lizbon ve Fado: Portekiz’in Başkentine Yolculuk

Yolunuz Portekiz’e düştüğünde, olmazsa olmazlardan biri, önceden yazmış olduğum Porto iken, diğeri elbette ki başkent ve Portekiz’in en büyük şehri Lizbon’dur. Lizbon denildiğinde ise, turistik merkezlerin dışında, akla ilk Fado gelir aslında, yerel Portekiz müziği.

Fado, Portekiz’e özgü, genelde acıklı melodilerden oluşan, geleneksel müzik türlerinden biridir. Fado “kader” anlamına geliyor. Dolayısıyla her ne kadar İspanya’nın yerel müziği flamenkonun muadili olarak kabul edilebilecekse de, anlamından da ötürü, flamenko gibi acının yanında eğlenceli bir tecrübe sunmuyor.1820’lerde ortaya çıktığı belirtilse de, aslında öncesinin de olduğu belirtilmektedir bu melankolik müziğin. Gündelik hayatın gerçekleri, umutsuzluklar ve hayal kırıklıklarının atmosferinin hakim olduğu Fado, dinleyeni farklı diyarlara seyahat ettirir aynı zamanda.

fado 1

Lizbon ve Coimbra Fado’su olmak üzere ikiye ayrılan bu müziğin Lizbon türü, 19.yüzyılda, popülerleşmişken, denizciler ve fahişelerin arasında özellikle yaygın olduğu söyleniyor. Coimbra Fado’su ise Coimbra Üniversitesi ile özdeşleşmiş, daha çok akademik camia içerisinde varlığı devam ettirilen ve daha ayrıcalıklı bir kesimin müziği. Coimbra Fado’su sadece erkekler tarafından söylenebilirken, Lizbon Fado’unda öyle bir ayrım yok. Aslında iyi ki de yok, nitekim yanık sesli kadınlar tarafından seslendirilen bu hisli müzikten mahrum olmak istemezdik.

Portekiz ve Fado denilince akla ilk gelen isim ise Fado’nun kraliçesi olarak anılan Amalia Rodrigues. Günümüzde ünü farklı sanatçılar tarafından devam ettirilse de, Fado’nun bir örneğini Rodrigues’in aşağıdaki şarkısından dinleyebiliriz.

Fado’nun günümüz örneklerini ise, Lizbon’un eski Alfama sokaklarındaki bar ve restoranlardan birinde dinlemek büyük bir keyif.

fado 2

Fado’dan bu kadar bahsetmişken, bu müzikle özdeşleşen Lizbon’a da yer ayırmak gerekiyor elbette. Yukarıda da belirttiğim gibi, Portekiz’in başkenti ve en büyük şehri olan Lizbon, hayli eski bir şehir olmasına rağmen, özellikle 1755’te yaşanan büyük yıkımlı depremin ardından yeniden inşa edilmiş, yeni bir şehir sayılır aslında. Nispeten büyük meydan ve bulvarlarını, bu yeniden inşaya borçlu Lizbon. Depremlerden nispeten daha az etkilenen şehrin eski yerlerinin başını çeken Alfama ise, daracık sokakları ve bu sokaklardan yükselen Fadolar ile beraber, keyifli ve emsalsiz bir deneyim sunuyor. Lizbon’un İstanbul ve Roma gibi yedi tepenin üzerine inşa edilmiş bir şehir olduğunu belirtmeden de geçmemek gerekiyor elbette ki.

alfama

Baixa bölgesinde dolaşırken Lizbon’un, aşağıdaki fotoğrafta yer alan görüntüler gibileriyle karşılaşmanız işten bile değil.

baixa 1

Lizbon, denenmeden kesinlikle terk edilmemesi gereken bir de lezzete sahip, Pasteis de Belem. 1837’den beri Belem’deki orijinal yerinde misafirlerini bekleyen bu emsalsiz ve çok lezzetli tatlıyı, yerinde yemek kesinlikle yapmanız gerekenlerden olmalı bu şehirde.

pasteis de belem

Lizbon denilince, yine bu güzel şehrin özdeşleştiği sarı tramvayları kesinlikle unutmamak gerek. Tarihi sarı tramvaylarla şehrin içerisinde turlarken, bu yedi tepeli şehrin manzaralarını yukarıdan da mutlaka izlemelisiniz.

lizbon-sari-tramwaylar

Lizbon ile ilgili, şehrin merkezi dışında ziyaret edebileceğiniz bir diğer güzel nokta ise Cascais kasabası. Trenle kolaylıkla ulaşım sağlayabileceğiniz bu okyanus kıyısındaki kasaba, sizi kendine özgü, yazlık bir beldeye götürüyor birdenbire. Lüks evlerin de bulunduğu bu sevimli belde, şehrin merkezinden uzaklaşmak istediğinizde, daracık sokakları ve okyanus kıyısında yer alan ufak plajları ile sizleri bekliyor olacak.

cascais

Lizbon’da, Pasteis de Belem tatlısı dışında önerilebilecek bir diğer lezzet ise, Ginjinha. Lizbon’da hayli popüler olan bu kiraz likörünün epey sevdalısı olduğunu belirtmek gerek.

Klasik turist tanımlamaları dışında, benim Lizbon’da olmazsa olmaz diye nitelendirdiğim yapılması gerekenlerin listesi bu şekilde. Yolunuz Lizbon’a düşerse, bu sevimli başkentten mutlu ayrılacağınızı söylemeliyim. Belki en fazla futbol ile anılan ülkenin daha derine daldığınızda, keşfedilmeyi bekleyen daha birçok güzelliği var aslında.

 

lizbon 2

lizbon 3

Kaynaklar :

www.portugal.com

edbarkerdotorg.wordpress.com

www.villavascodagama.com

Cansu Tazegül
Orta Doğu Teknik Üniversitesi iktisat mezunu. Seyahat, sinema, fotoğraf ve edebiyatla yakından ilgileniyor.

2 Comments

  1. Mina

    14 Temmuz 2016 at 10:28

    Yalnız buradaki 4. ve 5. fotoğraf Coimbra şehrine ait. Özellikle 5. fotoğraftaki cadde, en çok bilinen, kullanılan caddedir (alışveriş için, turistik hediyelik eşyalar için). Arkada görünen parfois mağazası da Portekiz’in gratis’i gibi bir şeydir (tek fark parfois’de takı satılır.)

    • Cansu

      Cansu

      16 Temmuz 2016 at 22:49

      Merhaba,

      Öncelikle yorumunuz için teşekkür ederim.

      5. fotoğraf, Lizbon seyahatim sırasında çektiğim benim kendi fotoğrafım. Dolayısıyla, Coimbra olduğu konusunda bir karışıklık olmuş sanırım.

      4. fotoğrafın linki ise şöyledir : http://www.lisbonchineseguide.com/the-city-of-lisbon/ Bu sayfa içerisinde, Alfama kısmında fotoğrafı göreceksiniz.

      Tekrar Teşekkürler,

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
‘Güzel Söz Kardeşliği’ Şairi: Haydar Ergülen

Kadın gider ve bunun şiir olduğu söylenir Kadın gider ve bir şair doğar bundan (Ben hangi kadından şair olduğumu bilirim)...

Kapat