Mahatma Gandhi

 

         Bir tarafta kin, nefret, şiddet ve yalanla bezenen dünya, diğer tarafta kini, nefreti, şiddeti, yalanı kendinden uzaklaştırmayı bir felsefe haline getiren bağımsızlık hareketi öncüsü Gandhi… Süregelen savaşlar, meydan okumalar, gövde gösterileri, zulüm ve ölümler derken acaba hangi millet hangi toplum hangi lider geriye dönüp baktı? Acaba hangileri Gnadhi gibi bir özgürlükçünün felsefesini kendilerine düstur edindi? Diye soru sorsam cevabı çok açık aslında hiç kimse! Çünkü dünya ezenin, çünkü dünya öldürenin, çünkü dünya savaşanın…

        Mahatma Gandhi ki asıl adı Mohamdas Karamçand Ganhi kendini ülkesinin bağımsızlığına adamış bir lider. Onun için bir lider demek (hele ki günümüzü düşündüğümüzde) yeterli bir sıfat olmayacaktır. Çünkü o oyunu doğruluktan, sevgiden, barıştan yana ve şiddet içermeyen direnişten yana kullanmıştır. Hindu bir ailenin oğlu olarak 1869’da Hindistan’da dünyaya gelen Gandhi, özellikle iyi bir dindar olan annesi tarafından yetiştirilmiştir. Etyemez, farklı ırk, inanç ve görüşe saygılı, evrendeki hiçbir canlıya zarar vermeme, bedeni zaman zaman oruç tutarak kötülükten arındırma gibi öğretileri benimsemiştir. Umutsuzluğa düştüğü zaman doğruluktan ve sevgiden yana olanların kazandığını kendine hatırlatıp her defasında yoluna devam etmiştir. Öğrenim dönemi boyunca kendini yetiştirmiş birçok ideolojiden kitabı okumuştur. Çalışma hayatına atıldığında -ki ilk olarak avukatlıkla başlıyor- çok başarılı olamamıştır. Farklı meslekler deneyip sonunda Güney Afrika’ya gitmiştir. Orada Hintlilerin maruz kaldığı zulme, ırkçılığa ve eşitsizliğe karşı Hintlilerle birlik olup seslerini duyurmayı başarmıştır. Kurduğu Natal Hint Kongresiyle halka daha çok destek olup kendini de fikri yönden geliştirip, şekillendirmiştir.

mahatma-gandhi-with-his-followers-everett

           Ülkesine geri dönen Gandhi, ülkesi için çalışmıştır. Sade hayatı, özgürlükçü düşüncesi, eşitliği, saygısı ve sayılabilecek onlarca özelliği onu ülkesinde lider yapmıştır. Yüce ruh anlamında Mahatma, baba anlamında Bapu isimleriyle anılmaya başlamıştır. İngiliz yönetimi altında olan ülkesini, örgütleyerek bağımsızlığa doğru ilerlemelerini sağlamıştır. Ancak bu örgütlenmeyi yaparken asla şiddete başvurulmaması gerektiğini söyleyip, yabancı hakimiyetin ancak ve ancak birlikle, barışla ve pasif direnişle kazanılacağını benimsetmiştir. Halkı gerçekleştirdiği konuşmalarla birlik olmaya davet etmiştir. Huzursuzluğun, çatışmanın çıktığı dönemlerde kendinden dahi vazgeçerek ölüm oruçları tutmuştur. Ne zaman halk şiddetten vazgeçer işte orucu da o zaman bırakırım demiştir. Halkı her zaman uyarmış devletle birçok anlaşmaya varmıştır. Çoğu kez hapse atılmış, halkın bağımsızlığı için kilometrelerce yürümüştür. Her dine mensup insanı ne olursa olsun o ülkenin vatandaşı saymış onlara karşı yapılan saygısızlığa tahammül edememiştir. Bu düşüncesini de “ Yolun Tanrı yoluysa eğer okuduğun ilahi kitapların bir farkı da yoktur” şeklinde desteklemiştir.

            Ömrünü ülkesinin bağımsızlığına, eşitsizliğe ve hoşgörüsüzlüğe dur demeye adayan Gandhi, son zamanlarına yaklaştığında yine ölüm orucuna başlar. İngiliz yönetimi tarafından Müslüman halk için Pakistan’ın ve Hindu halkı için Hindistan’ın kurulup, bir ülke vatandaşlarının ayrılıp iç çatışmanın çıkması onu hayli üzmüş ve ölüm orucuna tekrar başlamıştır. Ömrünü adadığı bağımsızlık düşüncesi gerçekleşmese bile bir ülke vatandaşlarının birbirlerine düşman olması onun tüm hayatı boyunca boşa uğraştığı düşüncesini getirdi. Ve bu düşünce onun için bir hiç uğruna yaşamakla aynı şeydi aslında. Müslümanlar ve Hindular buna dayanmadı ve çatışmadan vazgeçti. Gandhi de ölüm orucundan. Aradan geçen kısa zaman sonra Gandhi 1948 yılında bir suikastçi tarafından öldürüldü. Hazin bir sonla hayata gözlerini yumdu ama geriye yüreğini, ibretlik yaşamını ve felsefesini bıraktı. Gandhi’yi öğretisini tanımak adına yazılmış birçok kitap bulunmakta. Özellikle Gandhi’nin hayatını anlatan 1982 İngiltere ve Hindistan yapımı filmi de onu daha yakından tanımak için izleyebilirsiniz.

      Eli kanlı ülkeler birliği olan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından Gandhi’nin doğum günü olan 2 Ekim “ Dünya Şiddete Hayır Günü” olarak ilan edilse de ne yazık ki ülkeler bu düşünceyi uygulamakta biraz bilinçsiz kaldılar!!!

 

Narayan_Gandhi-and-Mahadev

Mahatma Gandhi with Cheering Female Fans at Greenfield Mill, Darwen, Lancashire

 

Chaplin_and_Gandhi_London

 

GreatGameIndia-a-sikh-priest-reciting-the-scripts-from-the-gurugranth-saheb-while-the-body-of-mahatma-gandhi-lies-in-state-covered-with-a-khadar-sheet

Damla Çelikli

İstanbul , KOU Radyo, Tv ve Sinema.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Diane Arbus Üzerine

Arbus'un işleri istisnasız herkesi hedef almakta bunu yaparken radikal bir aktivist gibi görselleri ile topluma başkaldırmaktadır. Zira Arbus ötekilerin fotoğrafçısıdır....

Kapat