Mandalina Bahçesi – Kimin Savaşı?

Mandalina Bahçesi’nin usta yönetmeni Zaza Urushadze, dört karakterin hayatına odaklanarak günümüzün belki de en büyük toplumsal yaralarından birini ele alıyor: İnsaniyet!

Savaş kimisine anlamsız gelir, kiminin bir nedeni vardır. Yener ya da yenilirsin. Öldürürsün, ölürsün… İnsanlar savaşmaz aslında, savaşan devletlerdir.

Peki, bu kimin savaşı?

Savaşı bir kalıbın içine sokmak mümkün değildir. Kişi için ne anlama geliyorsa odur! Ivo için oğlunun mezarı, Margus için bir mandalina savaşı, Ahmed’in ailesi için para kazanma çabası, Nika’nın toprağını müdafaası bir savaştır.

Mandalina Bahçesi, bir ev ve etrafındaki bahçede geçiyor. İçinde büyük anlamlar barındıran, sakin, düşündürücü ve oldukça dokunaklı evrensel bir film.

mandalina-bahcesi (2)

Mandalina Bahçesi, kişinin hiç tanımadığı bir insanın nedensiz yere canına kastedeceğini fakat tanıma şansı olsa o insan için ölümü bile göze alabileceğini, bittabi savaş denilen mesnetsiz lanetin esasen ne kadar fuzuli bir olgu olduğunu gözler önüne seriyor. Savaş, Margus’un mandalinaları gibi yalnız bırakıyor insanları.

Mandalina Bahçesi, dini ve faşist nefretin bütün dünyaya bir virüs gibi yayıldığı ortamda barış ve insanlığa bir çağrı olarak nitelendiriliyor.

”Hangi taraftan olduğu ne fark eder?  İkisi de aynı yere gömülür.”

Ivo

Filmde kadın oyuncu olmaması ve Ivo’nun torunu Mari’nin bu rolü bir fotoğraf karesinde tamamlaması ise oldukça enteresan bir durumdur. Mari’nin fotoğrafı herkesi etkisi altına almıştır. Burada güzel olan ise herkesin bu fotoğrafa hipnoz olmuşçasına bakarken fotoğrafın kişilerin içindeki nihai güzelliğe ve iyiliğe işaret etmesidir.

“Sinemanın belirleyici özelliği, yalnızca insanın çekim aygıtı karşısında kendini sergileme biçiminden değil, fakat aynı zamanda bu aygıtın yardımıyla çevreyi betimleyiş biçiminden de kaynaklanır.”

Walter Benjamin

mandalina-bahcesi (3)

Bu filmi izlerken içiniz şişmeyecek ancak türlü duygulara gark olacaksınız. Mandalina Bahçesi için, savaş gibi dehşetli bir olgunun ajite ve dramatize edilmeden kendine has üslubuyla naif bir biçimde anlatıldığı nadir filmlerden desek hiç de abartmış sayılmayız. Nadiren de olsa bir tebessüm yüzünüzde yer edecek. Zaza Urushadze, bu filminde basit göstergeler kullanarak savaşın anlamsızlığını içinize işleyecek.

Mandalina Bahçesi bir yandan da Tune for Two adlı kısa filmi de akıllara getirmiyor değil. Katil ve kurban arasında geçen sözsüz iletişim… Kişi, ölüm ensesindeyken bir anda hiçbir dilde olmayan sözsüz bir şarkıyı mırıldanır ve katili ile arasında eğlenceli bir iletişim sağlar.

Filmden inatla bir şeyler alacağım diye beklemenize gerek kalmadan hançeri göğsünüzde hissedeceksiniz.

Mandalina yer misiniz?

Ufuk Kılıç

Yurtiçi ve yurtdışında (Londra) eğitim aldım. fakat hiç birini bitirmeyip yarıda bıraktım. Yurtdışından dönünce ticarete atıldım ve kendi restoranımı açtım iki sene işlettim. Bu arada tekrar üniversiteye kayıt oldum. Şu an yurtdışında ürettiğim bir ürünün ithalat – ihracat ve pazarlamasını yapmaktayım. Halen 19 mayıs üniversitesi turizm ve otel işletmeciliği öğrencisiyim . Müzik ile yakından ilgiliyim. Yemek yapmayı çok severim. Hep aşçı olmak istemişimdir. Unutmadan simetri hastasıyım

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Düğün Parasıyla Dünya Turuna Çıkmak

Duygu ve Afgan Karahan aslında iki gazeteci. Bir gün ‘Sabah 8 akşam 5’, ‘yılda iki hafta izin’ rutininden sıkılıp radikal...

Kapat