Masal Bu Ya! : Judith Malika Liberman’dan Büyüklere Masallar

Judith Malika Liberman masal anlatıcısı, eğitmeni ve sanat terapistidir. 1978’de Paris’te doğan Liberman, günlerin ateş başında masallar anlatılarak sona erdiği bir komünde büyüdü. 14 yaşında masal anlatıcısı olmak için ilk workshop’una katıldı ve topluluklara masal anlatmaya başladı.

Paris Konservatuarında Giles Bizouernes yönetiminde profesyonel masal anlatıcılığı eğitimi aldı, Vendome CLIO’da sözlü anlatım eğitimlerine katıldı. Pomona College’ta tiyatro okuyarak Paris’te iki tiyatronun kurucuları arasında bulundu. Pek çok uluslararası festivale katılan Liberman sahnede, kitapçılarda, okullarda, kütüphanelerde, parklarda ve galerilerde masal anlattı.
Üniversiteler ve UNESCO ile iş birliği içinde Türkiye’de masal anlatıcılığının yeniden canlanmasına katkıda bulunan Liberman İstanbul’da düzenli olarak masal anlatma geceleri düzenlemekte, masal anlatıcısı olmak isteyenler için eğitimler vermektedir.

Masal-Bu-Ya- Judith-Malika-Libermandan-Buyuklere-Masallar-1

Masal Terapi – Judith Malika Liberman

Bu kitap hayat yolculuğunda tılsımlı pusulan olacak…

‘Sevgili yolcu, bu kitap senin için bir pusula olsun diye hayal edildi. Onu çantanda taşı. Kendini bir yol ayrımında bulduğunda, kararsızlık yaşadığında, ruhun yolunu kaybettiğinde kitabı çantandan çıkar. Rasgele bir sayfasını aç. Ve okumaya başla…Karşına çıkan masal sana yolunu bulmanda yardım edecek. Seni masallarla bir oyun oynamaya davet ediyorum. İçindeki yıldız gözlü oyunbaz çocukla yeniden bağ kurmanın vakti geldi. Bu bir iyileşme oyunudur. Bırak masallar sana rehberlik etsin, seni iyileştirsin ve dönüştürsün.’

Bir Varmış Bir Yokmuş filminin senaryo danışmanlığını yapan Liberman, NTV’de haftalık yayınlanan “Masal Bu Ya” programını hazırlamaktadır. Liberman masalların içsesimizle ve birlikte yaşadığımız insanlarla bağlantı kurmamıza yardım ettiğine, dünyayı değiştirmek adına ilham verdiğine inanmaktadır.

Judith’in görüşlerine katılmamak mümkün değil. Masallar bize geçmişimizi, bugünümüzü  ve geleceğimizi kesintisiz olarak anlatır. Ümitlerimiz geleceğin haber kuşları gibi orada saklıdır ve bizi uyarır. Masalların uygun olmayacağı durum ve zaman olmaz. Birçok insana yakın sanat-ötesi habercinin insani bilinçle yeniden doğuracağına ve onu kendisine getireceğine inanıyoruz. Böylece zamanın boyutu büyüyecektir. İnsani her gün maddenin ötesine değdirecektir.

Bir söyleşisinde anlattıkları büyüleyiciydi.. Hayatı bir şeyler olurken değil, anlatırken yaşıyorsun aslında deyip başladı sözcüklerle oynamaya ‘akşam eve geldiğinde günün nasıl geçti?’ sorusuna verdiğin cevap “Trafikte 3 saat kaldım, toplantı iğrençti” cevabını mı veriyorsun yoksa ‘Bugün gelirken bir baktım erik ağacı çiçek açmış’ mı? Hangisini anlatmaya değer buluyorsun? İşte seni sen yapan bu!

Masal-Bu-Ya- Judith-Malika-Libermandan-Buyuklere-Masallar-2

Her şey bir masal dinletisi ile başladı. Judith Liberman bu işi Türkiye’de 11 yıldır yapan bir Fransız Masal Perisi ve masalları ile dedelerinin ve ninelerinin masallarından yoksun kalan yetişkinlere ve çocuklara masallar anlatıyor ve masal anlatıcılığı üzerine eğitimler veriyor. Judith bizlere, yaşadığımız her anın sihirli olduğunu, tılsımların etrafımızda dolaştığını, onları görürsek hayatın masalsı tarafını da yaşayabileceğimizi gösteriyor yaşantısıyla, kıyafetleriyle, sözcükleriyle,masalları ve çaldığı müzikler ile özellikle büyükleri masal dünyasının büyüleyici ortamına çektiğini hatta orada yaşattığını görüyoruz.

Masal-Bu-Ya- Judith-Malika-Libermandan-Buyuklere-Masallar-3

Masallar anlatım özellikleri bakımından öykülerden romanlardan biraz farklıdır.

Anlatım hiçbir engele uğramadan akıp gider.

Gereksiz söz tekrarları yapılmaz.
Ses akışını bozan, söylenmesi güç seslere ve kelimelere yer verilmez.
Gereksiz ifadeler olmaz.
Anlaşılması güç cümlelere kurulmaz.
Anlatım sade ve sözsüz olur.
Duygu ve düşünceler kısa ve kesin ifadelerle dile getirilir.
Kişiler ya çok iyi ya da çok kötüdür.
Sözlü nesir türüdür.
Yazarları yoktur.
Halk düşüncesinin, halk kültürünün ortak ürünüdür.
Masallar eğlendirici ve eğiticidir.
Masallar tekerleme ile başlar.
Masal kahramanları yaşlanmaz.
Masalda olağanüstü özellikler vardır.
Masallarda yer kavramı sembolik bir biçimde yer alır. Genellikle uzak mekanlarda geçer.Bahsedilen yer isimlerinin çoğu hayalidir.
Ne zaman, hangi yerde bulundukları asla bilinmez.
Masallarda gerçek yer isimleri de belirtilir. Fakat masallarda anlatılanlar gerçekte bu yerler değildir.
Judith “Masalların iyileştirici gücüne inanıyorum” der. Onun bu cümlesi zihnimin labirentlerinde dolaşırken merakım denizlerdeki kocaman dalgalar misali kabardıkça kabardı. İçinde yürüdüğüm satır aralarıyla, beynimde şimşekler çaktı ve bir araştırma heyecanı tüm benliğimi sardı.  Judith’in masallarını böyle dinlemeye başladım.

Masal-Bu-Ya- Judith-Malika-Libermandan-Buyuklere-Masallar-4

“Anadolu zengin bir anlatı toprağı” diyen Judith’e katılmamak mümkün değil.  

Zengin anlatı kültürüne sahip Anadolu’dan bir masalı okumaya davet ediyoruz.

BİLLUR KÖŞK MASALLARI  TAHİR ALANGU (1916-1973)

Bir varmış bir yokmuş, bir ülkenin birinde, bir padişahın do­ğan çocukları, hiç yaşamaz, hemen ölürlermiş. Bir gün yine bir kızı olmuş. “Nasıl yaşatacağız?” diye derde düşmüşler. Nihayet yeraltında güngörmez, küçücük bir penceresi olan bir mağara yapıp, yanına sütninesi ve diğer yardımcılarım koyarak, kapat­mışlar.

Günler, aylar, yıllar hızla gelip geçmiş. Kız on beş yaşına ge­lince, güzel mi güzel bir kız olmuş. Sadece yanakları solgunmuş. Yaşı ilerleyen kızın canı çok sıkılıyormuş. Bir gün yatakları üst üste koyarak, mağaranın üstündeki camı kırmış. Dadısı bak­mış ki olmayacak, gitmiş Padişah’tan yalvar, yakar kızın gezmesi için izin almış. Kız, artık dadısı ile beraber sarayın bahçesinde gezip dolaşabiliyormuş. Kız, bir gün babasından “Kendisi için, billurdan bir köşk yap­tırmasını” istemiş. Babası da, denizin tam ortasına, dünya üzerin­de benzeri olmayan bir “Billur Köşk”ü yaptırmış. Kız da cariyeleri ile birlikte köşke yerleşmiş.

Billur Köşk’ün namı dünyanın dört bir yanına yayılmış. Ye­men Padişahının oğlu da bu köşkü çok merak ediyormuş. Baba­sından izin alıp bir gemi ile yola çıkmış. Billur Köşk’ün önüne varmış. Burada, kız oğlanı, oğlanı kızı görünce birbirlerine deli gibi aşık olmuşlar. Delikanlı, kıza beraberce Yemen’e gitmeyi teklif etmiş. Kız bunu kabul etmemiş, en azından delikanlının ona daha güzel bir şekilde sormasını dilemiş. Bunun üzerine delikanlı gururuna yedirememiş ve “İşte gemi, -pupa yelken- doğru Yemen” demiş ve gemisine atlayarak doğru memleketine gelmiş.

Bu arada, kız da babasından yakut, elmas ve incilerle dona­tılmış bir gemi yaptırmasını istemiş. Babası da yaptırmış. Kız gemiye binerek Yemen’e gelmiş. Gemi limana girince herkes başına topla­nmış. Kısa bir sürede bu geminin ünü tüm Yemen diyarına yayılmış. Gemi, şehzadenin de dikkatini çekmiş. Hayatında daha önce böyle bir şey görmemiştir. Geminin genç kaptanı ile tanışan şehzade, kaptandan şüphelenmiş. Kaptan bir kız kadar güzelmiş. Ertesi gün şehzade, geminin yerinde olmadığını fark edince telaşlanmış. Çev­resinden gemi eşrafının sarayın karşısında bir konağa taşındığını öğrenmiş. Bir gün konağı gözetlerken pencerede güzeller güzeli bir kız görmüş ve kıza aşık olmuş. Oğlan hemen anasını kızı istemesi için göndermiş. Kadıncağız, biricik oğlu için kalkmış, kızın oturduğu konağa gelmiş. Kız da oğlanın anasına hep tepeden bakmış. Kadınca­ğız, sinirli sinirli gelip oğluna anlatmış. Oğlan, anasına yalvarmış. Kadın, kıza gitmiş. Kız her seferinde, yapılması zor olan işler ister, oğlan yaptırırmış. Ancak kız, bir türlü “evet” demezmiş. O evet demedik­çe, oğlanın içindeki yangın da büyümüş. Kız, oğlandan son olarak tabutta bir ölü gibi yatarak onu beklemesini istemiş. Kız, oğlanın başına gelmiş ve: “İşte gemi, işte yelken,-yolum İstanbul- Pupa yelken” demiş ve gitmiş. Oğlan, zamanında kıza söylediği sözü hatırlayarak hatasını anlamış. Kız gittikten sonra hemen gemisine atlamış ve kızı bulmuş. Kırk gün kırk gece, düğün yapılmış. Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine…

Masal-Bu-Ya- Judith-Malika-Libermandan-Buyuklere-Masallar-5

”Masallar çocuklara uyumaları, yetişkinlere de uyanmaları için anlatılır” derken Jorge Bucay neyi kastetmiş olabilirdi?

Çocuklar, masallarda derinde anlatılanı anlayamaz ve bu nedenle, tıpkı Dawkins’in savunduğu gibi, doğaüstü ya da şiddet içeren masallardan kötü yönde etkilenir. Bu görüşe karşı çıkılacak birkaç nokta var. Ya eğer çocukların böyle bir ayırt etme kapasitesi varsa! Yani masaldaki içsel mantığı, metaforik anlatımı kendilerince analiz etme yetenekleri varsa! Peki ya eğer masalların dili, yetişkinlerin mantığıyla analiz edilmekten uzak, bizzat çocukların ruhsal ve zihinsel diline, biz yetişkinlerin çoktan unuttuğu bir dünyaya hitap ediyorsa! Yani ya eğer çocuklar aslında masalları bizden daha iyi okuyorsa!

Masal-Bu-Ya- Judith-Malika-Libermandan-Buyuklere-Masallar-6

Masallar, insan deneyiminin en derin ve karmaşık öğelerini dürüstçe içerdiğinden ve bir şekilde bu öğeleri tanıma ve onları düzene sokma araçlarına sahiptirler. Bu noktada, masalların etik-ahlaki işlevi de yer değiştirir. İyi bir masalın tek bir katmanı, tek bir boyutu, analiz edilebilecek tek bir mantıksal dizgesi yoktur. Masal, insan ruhunun çok boyutluluğunu kapsar. Bir masal, birkaç yıl hatta onlarca yıl sonra okunduğunda insana başka bir kapı açabilir. Bu nedenle bir masal, yetişkin tarafından tek bir ahlaki öğretinin aracı olarak kullanılamaz. Görünenin arkasındaki görünmeyen yapıyı, ruhun derinliklerini, kendini ya da başkasını anlamayı ve tanımayı gelişmiş bir hayal gücü sağlar; hayal gücü de, öncesinde yetişkinlerce tespit edilmiş bir ahlaki öğretiyle değil, çocuğun, insan varlığı yavrusunun kendi özsel güçlerinin özgür gelişimiyle olur. İyi edebiyat olarak iyi masallar ve fantastik öyküler de bunun en uygun araçlarından biridir.

Masal-Bu-Ya- Judith-Malika-Libermandan-Buyuklere-Masallar-7

Judith “Eğer masalı yarım bırakırsan lanetlenirsin” der.

Masal okunmaz, anlatılır. Masalın yazılı hali iki sayfa arasında kalan bir kelebek gibidir, ona üfleyip can vermek gerekir.

Masalcılar arasında iki inanış vardır: Bir masal sana “Beni anlat” diyorsa ve sen anlatmıyorsan hasta olursun. Bir masalı yarım bırakırsan yine aynı şekilde lanetlenirsin.

Bir masalı ancak sana dokunmuşsa, senin hayatını kurtarmışsa başka insanları da etkileyecek şekilde anlatabilirsin.

Her masalın bir iskeleti vardır.

Kendi versiyonunu anlatırken o iskelete zarar vermemek masalcının sanatıdır.

Masal-Bu-Ya- Judith-Malika-Libermandan-Buyuklere-Masallar-8

Bakalım hayat size hangi masalı anlatacak, hep beraber masal diyarında buluşalım..

Haydi Judith ile biraz masal dinlemeye…

TIKLA  : http://www.ntvradyo.com.tr/Programlar/29705/9xxmafjd/masal-bu-ya

Masal-Bu-Ya- Judith-Malika-Libermandan-Buyuklere-Masallar-9

YAZARIN NOTU:  Kitabı okuduktan sonra bakış açınızın değişeceğini ve hayattan zevk alacağınızı bu büyülü masalları dinlediğinizde de baktığınız her yere gözlerinizle değil kalbinizle bakacağınızı düşünüyoruz… Masal tadında bir hayatta buluşmak üzere.

Masal-Bu-Ya- Judith-Malika-Libermandan-Buyuklere-Masallar-10

Masal-Bu-Ya- Judith-Malika-Libermandan-Buyuklere-Masallar-11

Masal-Bu-Ya- Judith-Malika-Libermandan-Buyuklere-Masallar-12

KAYNAKÇA: http://www.judithliberman.com/

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
JRR Tolkien’ın Yeni Kitabı Basılıyor!

Yüzüklerin Efendisi, Hobbit gibi başarılı eserlerin yazarı Tolkien'in yeni kitabı oğlu tarafından basıma hazırlanıyor. Ünlü yazarın 1917 yılında kaleme aldığı...

Kapat