Meksika Duvarlarındaki Sesleniş

Meksika duvarlarındaki resimlerde, görsel bir şölenden daha fazlası var. Bizler, duvarları süsleyen resimleri gözlerimizi doyuran birer sanat eseri olarak görsek de altında bir tarih, bir sesleniş belki de bir umut yatıyor.

Hazır Meksika kültüründen bahsetmişken, bu yazıyı Meksikalı müzisyen Lila Downs’ın Frida‘dan da aşina olduğumuz şarkısı eşliğinde okumanızı tavsiye ederim.

Konu Meksika ve sanat olduğunda, burada bahsedeceklerim elbette ki yeterli olmayacak. Bu yazıda, özellikle 1920 ile 1930 yılları arasındaki -Meksika’da bir çok ayaklanmanın yaşandığı ve bu ayaklanmaların neredeyse bir iç savaşa döndüğü- dönemin, sanata yansımasını göreceksiniz. Bu süreç boyunca, küçük bir Meksikalı sanatçı grubu, insanları bilgilendirip harekete geçirmek ve halkta ulusal ve sosyalist bir perspektif yaratmak amacıyla kamusal alanlarda büyük boyutlu duvar resimleri ürettiler. Duvar resimleri, çok mantıklı değil mi? Sokağa çıktığımızda, eğer renkli ve göze hitap ediyorsa, hepimizin en kolay dikkatini çekeceği şey, duvarlardır muhtemelen. İşte bu amacı kendine görev edinen sanatçılara Meksikalı Duvar Ressamları dendi.

Mexico City 8 071

 

Her ne kadar bu sanat akımının ortaya çıkışı ülkenin politik meseleleriyle alakalı olsa da, ressamlar Rönesans, Post – Empresyonizm, Sembolizm, Kübizm gibi sanat akımlardan da etkilendiler. Ayrıca, resimlerde kendi kültürel miraslarından ve Meksika halk sanatından izler görmek mümkün. Bu akımın en önemli sanatçıları José Clemente Orozco (1883-1949), Frida’nın hayat arkadaşı olarak da tanıdığımız Diego Rivera (1886 – 1957) ve David Alfaro Siqueiros (1896 – 1974). Bu üç sanatçı aynı zamanda Los Tres Grandes yani Büyük Üçlü olarak da tarihte yerini alıyor.

800px-MuralCamarenaBellasArtes

1922 yılında yeni ulusal devrimci hükümet, sanatla propaganda yapmaya karar verdi. Sanatçıları, ulusal farkındalık yaratmak, baskıdan önünü göremeyen halkın önem sıralamasında kendi hayatlarına öncelik vermelerini sağlamak için görevlendirdi. Halka, özgüven kelimesini hatırlatmak, hatta öğretmek ve devrimden önce yaşanan haksızlıklar ve baskılara karşı yeni Meksika için beyaz bir sayfa yaratmak hedeflendi. Yönetim, belirlenen ressamlardan, herkesin görebileceği yerlerde, Meksika’nın gücünü gösteren, sınıf ayrımı ve önyargıların olmadığı daha demokratik bir ülke anlayışını destekleyen çok sayıda duvar resmi istedi. ‘Meksika Duvar Resimleri’ İtalyan Rönesansı’ndan sonra devlet sponsorluğundaki en etkili ve en büyük çaplı duvar resimleri projesiydi. Bu resimler, aynı zamanda sanatçıların devrim sonrasındaki politik gelişmeleri desteklediğinin en güzel kanıtıydı. Sonuç olarak bu akımın kamusal tarzda olduğunu görebiliyoruz.

800px-HoyTamayoBADF

 

Duvar resimlerinin çoğu başkent Mexico City’de ve en büyük ikinci şehir olan Guadalajara’daki kamusal alanlarda yer alıyordu.

Resimler, mümkün olduğunca çok kişiye ulaşsın diye çoğunlukla basit ve açık bir anlatım içerek gerçekçi bir tarzda yapıldı. Aynı zamanda, geleneksel ve modernist dokunuşlar da görebilirsiniz. Resimlere, sanatçının anlayışı, tarzı ve bakış açısı doğrultusunda Meksikalı, evrensel, dekoratif, eğitici ve ilhan verici gibi niteliklerle kişilik katabiliriz.

Buna örnek olarak;

Diego Rivera, modern sanat ve 16. yüzyıldaki Avrupa sömürgeciliğinden önceki döneme dayanan İspanya öncesi sanata ait öğelerden esinlenmiştir. Rivera, Avrupa’da yaşadığı dönemde, zamanının çoğunu kendine özgü cüretkar ve çok renkli bir kübizm biçimini geliştirdiği Paris’te, Picasso ve Gris ile çalışarak geçirmiştir. Dolayısıyla eserlerinde Kübizm’den izler görmek şaşırtıcı olmaz.

diego

Diego Rivera

 

Aynı şekilde Orozco da Ekspresyonizm’den etkilenmiştir. Öyle ki, bu akımdan etkilenen yapıtları, karanlık ve dikkat çekici renkleriyle Meksika halkının yaşadığı acıları simgelemektedir.

orozco_zapata

José Clemente Orozco

 

Diğer tarafta Siqueiros’un güçlü renk kontrastları içerek dinamik ve dramatik resimleri, Sürrealizm, halk sanatı ve 1919 – 1922 dönemlerinde Avrupa’da kaldığı süre boyunca etkisi altında kaldığı Michelangelo’dan izler taşıyor.

Cosmos and Disaster c.1936 by David Alfaro Siqueiros 1896-1974

David Alfaro Siqueiros

Dünyanın En Büyük Resmi

Meksika Duvar Resmi hareketi sona erdikten sonra, Siqueiros bir duvar resmi yaptı. Bu, her ne kadar bitmiş olsa da Meksika’daki duvar resmi hareketinin manevi olarak devam ettiğinin bir göstergesiydi. Polyforum isimli bu eser, Mexico City’deki Dünya Ticaret Merkezi’nin bulunduğu binada yer almaktadır. İşadamı ve sanatsever Manuel Suarez’in finansal destekleriyle oluşan yapıt, dev dış yüz panelini kaplayan on iki duvar resminden oluşmaktadır. Siqueiros’un geçmişten bugüne medeniyet evriminin tasvirleri ve “İnsanlığın Yürüyüşü” imgelerinin tasvirleri, dünyanın en büyük duvar resmini meydana getiriyor.

arte-mexico-una-mina-cultural-L-LSOg3u

 

 

 

 

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Gezegenin Kontrol Edilemez Güçleri ‘Süper Volkanlar’

Gezegenimizin müdahale edilemez süper güçleri onlar. Pek çok kez dünyada toplu yok oluşa neden oldular. Süper volkanlar, şimdi ne durumdalar?...

Kapat