MİLLETÇE OKUMUYORUZ!

Türkiye’de okuma alışkanlığı yok denecek kadar az. Okumuyoruz. AB ülkelerinde yüzde 21 olan kitap okuma oranı, Türkiye’de sadece yüzde 0,01 [1]. İşin daha da kötü yanı şu: Halk olarak günümüzün altı saatini televizyon seyrederek, üç saatini ise internet sitelerinde harcıyoruz. Kitaba ayrılan süre bunun kat kat altında. Kişi başına düşen kitap oranlarına baktığımızdaysa durum daha da vahim. Türkiye İstatistik Kurumu rakamlarına göre Türkiye’nin nüfusu 76.667.864. Toplam kitap sayısının nüfusa oranına göre, 2014 yılında kişi başına 7,3 kitap düştü.
Milletçe okumuyoruz! Dünya ülkeleriyle, ülkemiz arasındaki oranlara bakacak olursak, Japonya’da toplumun yüzde 14’ü, ABD’de yüzde 12’si, İngiltere ve Fransa’da yüzde 21’i düzenli kitap okurken, bizim ülkemizde sadece on binde bir kişi kitap okuyor. Fazla uzağa gitmeden, hemen kardeş ülkemiz Azerbaycan’a göz atalım. 9,6 milyon nüfuslu Azerbaycan’da kitaplar ortalama 100 bin tirajla basılırken, 77 milyona yakın Türkiye’de bu rakam ortalama 2 bin, 4 bin dolayında. Çünkü Türkiye’de okuma alışkanlığına sahip kişilerin sayısı 70 bin civarında.

mehmet-2“Okumak her zaman azınlık içindi, her zaman da öyle olacak. Herkesten okuma arzusunda olmasını isteyemeyiz.”
Jose Saramago 

Kitap, ülkemizde, ihtiyaç maddeleri sıralamasında 235. sırada yer alıyor. İnternet kafeler, eğlence yerleri, alışveriş merkezleri yoğun ilgi görürken, kütüphanelere düzenli giden kişi sayısı çok çok az. Peki, ülkemizde ne kadar kütüphane var dersiniz? Kütüphaneler Genel Müdürlüğü ile Türkiye Kahveciler, Kıraathaneciler ve Büfeciler Federasyonundan alınan verilere göre, Türkiye genelinde 400 bini aşkın kıraathaneye karşılık 1413 halk kütüphanesi bulunuyor. Bu oran, kahvehane sayısının kütüphane sayısından 285 kat fazla olduğunu ortaya koyuyor. Her kıraathaneye bir kütüphane türü projeler ne kadar faydalı olur, bilinmez.

mehmet-9“Kitaplık kurmak, tapınak yapmak kadar kutsaldır.”
Victor Hugo

Üretilen kitap miktarına bakacak olursak, bu alanın büyük bir kısmını %71 oranıyla eğitim kitapları kaplıyor. Okunan türler de genellikle aşk romanları. Peki, okuma oranını, okuma alışkanlığını nasıl artırabiliriz? Alışkanlık, çocukluktan başlarsa daimi olur. Bunun için çocuklarımıza, geleceğin yetişkinlerine, okuma alışkanlığı edindirmeliyiz. Burada görev, ebeveynlere düşüyor. Geleceğin mimarı olan çocuklara ne kadar çok kitap okuma sevgisi aşılarsak, okuma kültürümüz de o kadar artar. Bir Çin atasözü der ki: “Kitapsız büyüyen çocuk, susuz yetişen ağaca benzer.”

mehmet-10

Biraz da olumlu gitmeye başlayan şeylerden bahsedelim. Türkiye, kitap üretimi konusunda hızla büyüyor. Türkiye Yayıncılar Birliği, Milli Eğitim Bakanlığı ve Yayımcı Meslek Birlikleri Federasyonundan edinilen bilgilere dayanılarak hazırladığı kitap üretim raporunu açıkladı. Buna göre, 2014 yılında toplam 561 milyon 103 bin 770 adet kitap üretildi. 2014 yılı verileri göz önüne alındığında, üretilen kitap adedinde 2013 yılına göre yüzde 4,6 artış olduğu görülüyor. Fakat üretilen kitapların ne kadar nitelikli olduğu muallak.
2015 yılında gerçekleştirilen İstanbul Kitap Fuarına katılım 2014 yılına göre daha fazla. Sesli kütüphaneler, dijital kütüphaneler ve sosyal paylaşım siteleri de popülerleşmeye başlıyor. Bunlar, okuma oranlarına elbette yansıyacaktır.

mehmet-5“Dünyayı yöneten, kalem, mürekkep ve kâğıttır.”
Jonathan Swift

Dileriz yeni yılda Türkiye kitap okuma konusunda kendi rekorunu kırabilir.

[1]: DESAM tarafından hazırlanan Ar-Ge raporuna göre.

Mehmet Alkaç

İstanbul Kültür Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde okur. Dedalus Kitap, Aylak Adam Yayınları, Zeplin Kitap, Fabula Kitap ve Dante Kitap için çeşitli dosyaların editörlüğünde görev yapar. Öykü üzerine çalışır.

0 Comments

  1. Barış KAK

    10 Haziran 2016 at 07:19

    Mehmet Bey bu güzel yazınız için çok teşekkür ederim çok manidar ve yerinde olmuş. Keşke yazınız herkese yayılsa da herkes farkına varsa durumun ciddiyetinin.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Bedenin Göze Direnişi

1940 yılında New York’ta doğan Hannah Wilke, Feminizmin yükselişe geçtiği yıllarda ürettiği eserleriyle tanınmaya başlamıştır. Fotoğraf ve performans sanatı içine...

Kapat