Mutluluğa Yakın Bir Güzellik, Ölüme Yakın Bir Izdırap: Trajikomedi & Trajikomik Bir Oyun: Venedik Taciri

“Hayat dar alandarda trajedi, geniş açıda komedidir.”

Charlie Chaplin

Tiyatro yapıtlarının vazgeçilmez ögelerinden biri olan trajikomedi, yeryüzünün ve insanlığın iki yüzünü aynı anda aynı sahnede yansıtma biçimi ve trajedi ve komedinin karakterleri ve olay örgüsünü harmanlama sanatıdır. Ayrıca; ciddiyetin komediye, komedinin ise ciddiyete dönüştüğü sınırsız bir dünyadır.

16. yüzyılda yazılmış olan tiyatro eserlerinde sıkça rastlanan trajikomedi, oyun kahramanının kaderini melodramatik bir şekilde tersine döndürebilen eşsiz bir türdür. Bu tür üst tabakadan karakterleri barındırdığı gibi alt tabakadan karakterleri de barındırabilir. Yani trajikomedide, soylu ve aristokrat karakterlerin yanında halkın alt tabakasına ait palyaço, soytarı ve uşak gibi karakterleri de görürüz. Buna dayanarak da trajikomedinin zamanının klasik tiyatro anlayışına bir başkaldırı olduğunu da söylemek mümkündür. Çünkü klasik anlayışa göre trajedinin karakterleri üst tabakadan olması gerekmektedir. Alt tabakaya ait karakterlerin ise daha çok komediye uygun olduğu savunulmuştur. O dönemde, bu anlayış sanatı sınırlandıran bir çizgi olmuştur. Trajikomedi aynı olay örgüsüne uyarlanabildiği gibi, birisi komik birisi trajik iki farklı olay örgüsüyle de bir oyuna uyarlanması mümkündür. Ancak bu sık kullanılan bir yöntem değildir.

trajikomedi-venedik-taciri (2)

Modern trajikomediye geçildiğinde trajikomedi anlayışı biraz daha farklılık göstermektedir. Bunda etkili olan sebebin gerçekçiliğin daha fazla gelişmiş olması olduğu düşünülmektedir. Modern trajikomedi de trajik ve komik ögeler yine bir arada kullanılır. Ama komik bölümler oyundaki ironik karşıtlıkları daha fazla ön plana çıkarır ve bu durum trajediyi daha etkili kılar.

Shakespeare’in “Venedik Taciri” adlı oyunu trajikomediye verilebilecek en iyi örneklerden biridir. Bu oyun, aynı olay örgüsünde aristokrat tabakadan karakterler ile alt tabakadan karakterleri bir araya getirmiştir. Buna örnek olarak, Venedik Dükü, Fas Prensi, Tacir Antonio gibi üst tabakadan karakterler ile soytarı ve uşak Lancelot ve uşak Leonardo gibi alt tabakadan karakterleri bir arada görüyor olmamızı verebiliriz. Ayrıca, “Venedik Taciri”nde komediye ve trajediye ait elementleri bir arada görebiliriz Örneğin, yahudi tefeci Shylock’un Antonio’nun borcunun karşılılığında onun vücudundan bir miktar et istiyor olması acı dolu trajik bir unsurdur. Aynı zamanda yahudi Shylock’un hristiyan karakterleri tehdit ediyor olması da bir trajedi değil midir?  Oysa ki, Shylock’un en son kendi kurduğu tuzağa kendisinin düşmesi onu komik bir duruma sokmaktadır.

trajikomedi-venedik-taciri (3)

“Venedik Taciri”nin başından sonuna kadar etkileyici bir ahenk ile akıp giden olay örgüsü, oyunda trajikomedinin ana hatlarını oluşturmaktadır. Trajik olayların komik bir şekilde çözüme ulaşması başta yapmış olduğumuz “ciddiyetin komediye dönüşmesi” tanımına en güzel örnektir. Bu oyunun ilk sahnesinde Bassanio’nun sevdiği kadın Portia’ya ulaşamaması ve bütün malını mülkünü partilerde ve eğlencede kaybetmiş olması trajik bir durumdur. Bu trajediyi takip eden olay örgüsü, Antonio’nun tefeci Shylock’tan almış olduğu borcu ödeyemesi sonucunda daha büyük bir çıkmaza girecektir. Tam bu noktada karşımıza trajikomedinin başka bir unsuru olan kılık değiştirme çıkar. Bassanio ve Gratiano’nun eşleri Portia ve Nerissa, genç erkek avukatlar kılığında Antonio’nun duruşmasına katılır. Ciddi bir olayın ya da diğer bir deyişle trajedinin bu noktadan sonra komedi içinde çözüldüğünü görürüz. Bu iki kadının bulduğu çözümler Antonio’yu kurtarır. Trajedi ile başlayan “Venedik Taciri” mutlu bir son ile biter. Burada trajedi ile komedinin harika bir şekilde harmanlanmış olduğunu görüyoruz.

Eklemek istiyorum ki; trajikomedi aslında gülerken düşündürmek ister. Modern trajikomedi de daha yaygın gördüğümüz bu noktayı bu oyunda da görmemiz mümkündür. Oyunda Portia ve Nerissa’nın avukat kılığına girip duruşmaya katıldıkları sahnede komik bir unsur olduğunu söylemiştik. Kötü karakter Shylock yenilgiye uğradığı için de mutlu olmuştuk değil mi? Çünkü oyuna adalet gelmişti. Peki, bu sahnede adalet getirilirken bile adalet makamının kandırılmış olduğunu irdelediniz mi hiç? Shylock sonunda hristiyan olmaya da zorlanıyor. İşte bunlar oyunda komedi içinde irdelenen ciddi konular. Trajikomedi de komik unsurlar olmasına rağmen çok ciddi konular ironiler içinde irdelenebilir. Aşağıda vereceğim Shylock’un tiradını okuduğunuzda ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

“Beni aşağıladı, yarım milyondan etti, zararlarıma güldü, kazancımla alay etti, halkımı hor gördü, işlerimi köstekledi, dostlarımı soğuttu, düşmanlarımı kızıştırdı. Neden yaptı bunları peki? Ben yahudiyim de ondan. Yahudinin gözü yok mu? Yahudinin elleri yok mu? Organları, boyu, posu, duyuları, duyguları, heyecanı yok mu? Aynı yiyecekle beslenmiyor mu, aynı silahla yaralanmıyor mu, aynı hastalıklara yakalanmıyor mu, aynı ilaçlarla iyileşmiyor mu, aynı kışın ve yazın üşüyüp, ısınmıyor mu? Farkı ne hristiyan insandan? Etimiz kesilince akmaz mı kanımız? Gıdıklanınca gülmez miyiz? Zehirlenirsek çıkmaz mı kanımız? Peki ya bize haksızlık ederseniz öcümüzü almaz mıyız? Her şeyde size benzediğimize göre, bunda da benzeyeceğiz tabi. Yahudi hristiyana haksızlık edince, karşılığında göreceği iyilik ne? İntikam! Hristiyan yahudiye haksızlık ederse, hristiyan örneğine göre karşılığı ne olmalı? İntikam tabi! Hainlik etmesini sizden öğrendim, yine size uygulayacağım. Bu işi sizden çok daha iyi yapacağıma da güvenebilirsiniz.”

Shylock’un bu sözleri yüzyıllardır süren, çözümsüz bir sorun olan ırkçılığın ve buna bağlı olarak ortaya çıkan nefretin bir özeti değil midir? Sadece bu sözlere bakarak oyunun ne kadar ciddi ve trajik olduğunu söyleyebiliriz. Ancak aynı oyun komik unsurlar, hareketler ve tiratlar da içeriyor. Oyunda komedi ve trajedinin bir araya getirilmesi de bu oyunu trajikomedi olarak nitelendirmemize neden oluyor.

Yani “Venedik Taciri” adlı oyun, ciddiyet ve trajedi ile komediyi bir fermuarın dişlileri gibi birbirine geçirmeyi başaran, başarılı Shakespeare oyunlarından biridir. Trajediler ile başlayan oyun komedi ile birlikte mutlu son bulur. İşte oyunun bu noktası da her acıya gülüp geçmeyi başarabilirsek, mutlu sona ve refaha erişebileceğimiz mesajını vermek istiyor olabilir.

Özet olarak; trajikomedi komik olayların ciddi ya da üst tabakadan karakterlerle anlatılabildiği, ciddi olayların ise komik ya da alt tabakadan karakterlerle anlatılabildiği, her durumda feleğin çemberinin tersine dönebileceğini izleyiciye hatırlatarak, umudu ve iyimserliği bırakmamanın en güzel erdem olduğunu vurgulayan eşsiz bir türdür.

Bünyamin Özcan

Pamukkale Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu, İngilizce Öğretmeni. Edebiyat seven, fotoğraf çeken, doğa ile içi çe olmayı seven bir Sanat Karavanı yazarı. Amatör olarak tiyatro ve pantomim ile uğraşmışlığı var. Dolayısıyla tiyatro oyunları izleyip, eleştirmeyi sever. Hayatın anlamını kitaplarda aramaya devam ediyor.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
PINK FLOYD’A VEDA: SON ALBÜM ENDLESS RIVER’A DAİR

‘’Hazinemizden artakalanları en iyi şekilde kullandık. Sanıyorum ki bu albüm Pink Floyd’un son albümü olacak.’’ Efsanevi gitarist David Gilmour'ın bu...

Kapat