Müziğin Perde Arası: Howard Shore

Çağımızın birçok ünlü filminin müziklerinin bestecisidir Howard Shore. Başta Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit serileri olmak üzere Kuzuların Sessizliği, Oyun (1997), Panik Odası gibi birçok filmin bestecisi olarak tanınmıştır.

Howard Shore 18 Ekim 1946 Kanada doğumludur. Henüz çocuk yaştayken müziğe ilgi duymuş ve enstrüman çalmayı öğrenmiştir. 17 yaşındayken müzisyen olmak istediğine karar veren Shore, Boston’da Berklee College of Music okulundan mezun olarak bir süre rock grubu “Lighthouse”da saksofon ve flüt çalmıştır, ayrıca grubun kurucu üyelerinden biridir ve grubun bazı ünlü şarkılarının da yazarıdır. 1969’dan 1972’ye kadar grupta kalmıştır.

Howard Shore ve bir grup arkadaşı televizyon programı “Saturday Night Live” programını yaratmışlardır. Shore programın ilk 5 yılında (1975-1980) müzik yönetmeni olarak çalışmıştır. Programın orijinal tema müziğini yazmış ve bu müzik için saksafon çalmıştır. Haftalık yayınlanan bu program için kısa sürede beste yapma alışkanlığı edinmiştir ve film müzikleri Shore’ın bu kadar başarılı olmasının en büyük sebeplerinden biridir.

Besteciliğini yaptığı ilk film müziği, David Cronenberg’in yönetmenliğini yaptığı The Blood (1979) filmi içindir. Howard Shore neredeyse David Cronenberg’in yönetmenliğini yaptığı her filmde besteci ve orkestra şefi olarak yer almıştır. Cronenberg ile ortak çalıştığı ilk yıllar Shore’ın kariyeri için büyük bir dönüm noktası olmuştur. The Blood (1979), Scanners ve Videodrome gibi düşük bütçeli filmlerde müzikal dehasını ortaya çıkarmış ve dikkat çekmiştir. Basit sesler ve elektronik enstrümanları birleştirerek yeni teknikler kullanmış ve bir ilke imza atmıştır.
David Cronenberg ile çalıştığı korku filmleriyle de ilgi çekmesi Shore için bu türde daha çok beste yapmasına neden olmuştur. Kuzuların Sessizliği ve Seven filmleri bunun en iyi örneklerindendir.

Çok yönlü düzensel tekniklerini Big, Mrs. Doubtfire, The Truth About Cats and Dogs gibi aile odaklı filmlerde ispat etmiştir. Shore ayrıca diğer birçok türde de kendini ispatlamıştır; drama türünde Philadelphia, bilim kurgu türünde The Cell, suç ve polise türlerinde Crash ve The Score, fantastik türde The Lord of The Rings ve Hobbit filmleri bunun en büyük kanıtıdır.

Shore’a göre onu bir projede yer almaya iten en önemli faktör projeye dahil olan diğer isimlerle (yönetmen, senarist, oyuncular) olan ilişkisidir. Kendi deyimiyle bu onu daha çok çalışmaya teşvik eder. Ancak hissetmediği ya da kendisinde ilgi uyandırmayan projeleri bir kenara bırakır.

Shore’u film müzikleri yapmaya iten düşünce sahne arkasında yer alma fikriyle başlamıştır. Sahne arkasında geçirdiği süre boyunca film hakkında notlar alan Shore, film ile en iyi şekilde uyum gösterecek enstrümanı ve müzik şeklini bularak bunu filmle birleştirir. Her proje onun müziksel yaratıcılığı için ayrı bir meydan okumadır. Philadelphia filminde Bruce Springsteen, Neil Young ve Peter Gabriel’ın var olan şarkılarına benzer bir beste yapması istenmiştir. Bu isteğin meydan okuyan yanı ise filmi müziksel olarak bahsi geçen şarkılarla bütünleştirmekti.

Şüphesiz Shore’ın ismini en öne çıkaran proje The Lord of the Rings serisi olmuştur. Üçleme çok emek isteyen bir iş olduğu için Shore yapım sürecinde zaman zaman kendini bunalmış hissettiğini söylemiştir. 1 yıllık süre içinde sinema sahneleri için 9 saatlik, üçlemenin DVD’si için 12 saatlik bir müziksel yaratım yapması istenmiştir. Shore üçlemenin müzikleri için Wagnerian “leitmotif” tekniğini kullanmıştır; karakterler ve durumlar mecazen müziksel sözcüklerle (notalarla da diyebiliriz) ve motiflerle tasvir edilmiştir. Üçlemede 50’nin üzerinde leitmotif görkemli bir şekilde film ile bağdaştırılmıştır. Shore’ın ünü üçlemenin inanılmaz başarısıyla artmıştır.
2003 yılında Shore Lord of The Rings Symphony’nin galasını yapmıştır. Bu çalışması Kuzey Amerika ve Avrupa’da birçok yerde sahnelenmiştir.

Shore 2005 yılında The Lord of the Rings: The Return of the King albümü ile 2 Grammy Ödülü ve aynı albümde yer alan Into the West şarkısı ile “En İyi Film Müziği” ve aynı şarkı için Oscar Ödülü almıştır. Shore ayrıca üçlemenin diğer filmlerinden de Grammy ödülleri kazanmıştır. 2011 yılında da Governor General’s hayat boyu artistik başarı ödülünü almıştır.

Güntülü Akkaş

Hacettepe Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümü öğrencisi. Maceraperest bir sanat aşığı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Balibey Han Diyecek Olursak!

Ve işte o tarih kokan şehir, Bursa'dayız. Bursa'nın merkezinde yer alan bir hana konuk oluyoruz. Osmanlı Devletinin ilk devir ünlü...

Kapat