NAİF SANAT!

Naif sanat çok fazla adı geçmeyen bir kavram olmasına rağmen sanatın bir türü olarak yerini korumaktır. Çoğu kendi kendini yetiştirmiş, uyguladığı tekniği eğitiminde geçtiği bir öğretim kurumundan almamış sanatçılara naif denmektedir. Bu kişiler kendi çabalarıyla öğrenmiş oldukları resim ve heykel sanatıyla zevk için uğraşan kişilerdir. O kadar halktandırlar ki gümrük memuru, postacı veya bahçıvan olabilirler. Naif sanatın resim tarihi içinde 19.yy’ın sonlarına doğru yer alması, sanayileşme sonucu ortadan kalkan halk sanatının bu duruma verdiği içgüdüsel bir cevap sayılır. Bu akım ayrıca, izlenimcilikten soyutlamaya kadar acemi ressamları afallatan bir işaretler sistemine dönüşen gerçekçi figürlerin yokluğunu da gidermektedir.

Bu sanat türünde önemli bir kişi olan Henri Rousseau –Gümrük Memuru veya Gümrükçü Rousseau olarak da bilinir– dahi kişiliğiyle daha önce tabelalarda, halk gravürlerinde, adaklarda görülen bu sanatın kapılarını yazar ve ressamlara açmıştır. 20.yy’ın naiflere duyduğu hayranlık, bu sanatçıların yaptığı çalışmaların uluslararası ölçekte önemini ve zaman içinde sınırları aşan üslup birliğini ortaya koymuştur.

naif-sanat-1

1940’lı yılların sonundan beri naiflerin bilerek ortaya koydukları sanatla, çocukların, toplum dışı kişilerin ve akıl hastalarının yaratıcı içgüdüleriyle ortaya çıkardıkları işler arasında bir ayrım yapıldı. Böylece ham sanat denilen yeni bir sanat türü daha ortaya çıkmış oldu.

Naif sanat yüzyıllar boyunca sanat amatörlerinin ve resim koleksiyoncularının hiç dikkatini çekmedi. Bu sanat, gerçekçiliğin saygınlık görmesi sonucu önem kazanmaya başladı. 1848’de Fransa’da düzenlenen jürisiz bir sergi, içlerinde işçi sanatçıların da bulunduğu amatör ressamların eserlerinin sergilenmesine imkan sağladı. Gümrükçü Rousseau’nun eserleri bugün müzelerin başköşelerinde yer almakta ve naif adı verilen bu sanatı peşinden sürüklemektedir. Oysa 19.yy’ın sonlarına doğru ilk kez görülmeye başlayan bu sanat o zamanlar alaya alınmıştı.

 

Henri Rousseau, The Snake Charmer (Yılan Oynatan Kadın), 1907

Henri Rousseau, The Snake Charmer (Yılan Oynatan Kadın), 1907

Alışılmış değer ölçülerinin dışında kalan naif sanat ve ham sanat, güçlü bir şiirselliği aktarır. İlk grubu oluşturan ressamlar, çoğu zaman düşte yaratılmış bir gerçekliğe bağlı kalmışlardır. Naif sanat çoğu zaman efsanelerden beslenen bir zemin üzerine ortaya çıkmıştır. Büyüler dünyası ile çok yakından ilgilenilmiştir. Gümrükçü Rousseau’nun Yılan Oynatan Kadın adlı tablosunda sanki Ganj Nehri, Sen Nehri’nden esinlenilmiş ve tropikal bitki örtüsü ise Botanik Bahçe’den alınarak yeniden yaratılmış gibidir. Sanatçı şiir ve olağandışı bir hava yaratmayı başarmıştır.

Henri Rousseau’nun haricinde naif sanatın en önemli temsilcileri arasında Edward Hicks, Niko Pirosmani ve Alfred Wallis bulunmaktadır.

Asena Erenay
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Sanat Tarihi okuyor.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Sinemanın Emekçileri Ödüllendirildi!

Beyoğlu Belediyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı, TÜRSAK ve Kültür Kenti Vakfı'nın işbirliğiyle düzenlenen 'Sinemanın Görünmeyen Kahramanları Ödül Töreni'nde sinemanın emekçileri...

Kapat