Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni, Yazmak Sana Dair

 Seni düşünmek güzel şey 
ümitli şey
dünyanın en güzel sesinden,
en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey.
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
ben artık şarkı dinlemek değil
şarkı söylemek istiyorum…

nazim-hikmet-2

Bir adam düşünün; fikirlerinin arkasında dimdik duran ve özgürlüğün olmadığı bir yerde özgürlüklerin arkasından koşan, hayatının resmini dizelerle yapan bir adam. Yazdıkları yüzünden 11 ayrı davadan yargılanan “Romantik Devrimci,” Nazım Hikmet Ran; şair, oyun yazarı, romancı ve anı yazarı.

Nazım Hikmet 17 Ocak 1902 tarihinde Selanik’de dünyaya merhaba demiştir. 1919 yılında Bahriye Mektebini bitirmiş ve ardından Hamidiye Kruvazörüne stajyer bahriye subayı olarak atanmıştır. Ancak davranışlarının aşırı bulunması nedeniyle 1920’de sağlık kurulu kararıyla askerlikten çıkartılmıştır. Eylül 1921 tarihinde ‘Milli Mücadele’ye katılmak için Anadolu’ya geçmiş ancak cepheye gönderilmemiştir. Bir süre Bolu’da öğretmenlik yaptıktan sonra 1921 yılının Eylül ayında Moskova’ya gitmiş ve Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesinde Siyasal Bilimler ve İktisat okumuştur. Hayatının bundan sonraki dönemi hapishanelerde veya sürgünde geçmiştir. 25 Temmuz 1951 yılında ise Bakanlar Kurulu kararıyla vatan haini ilan edilip Türk vatandaşlığından çıkarılmıştır. 3 Haziran 1963 yılında bu hoşgörüsüz ve acımasız dünyaya elveda diyene kadar birçok ülkeyi ziyaret etmiş, konferanslar vermiş ve şiirlerini okumuştur. Mezarı Moskova’da bulunmaktadır

Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt hainiyim,
ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla:
Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala.

nazim-hikmet-3

Nazım’ın ilk şiirlerine baktığımızda şiirlerinde hece ölçüsünü kullandığını görürüz. Daha sonraları hece ölçüsünden vazgeçen şair, şiirlerinde serbest ölçüyü benimsemiş ve Türkçenin vokal özellikleri ile bir ahenk yaratmıştır. Nazım Hikmet’in şiirleri çağdaşı olduğu Türk şairler ile karşılaştırıldığında genel olarak hem içerik hem de biçim olarak bir farklılık göstermektedir. Bunun nedeni; Nazım’ın şair Mayakovski’den ve fütürizm akımından  etkilenmiş olmasıdır.

Nazım Hikmet’in şiirlerinden çoğu Fikret Kızılok, Cem Karaca, Fuat Saka, Ezginin Günlüğü, Grup Yorum ve Zülfü Livaneli gibi sanatçı veya müzik grupları tarafından bestelenmiştir. UNESCO, 2002 yılını Nazım Hikmet yılı olarak ilan etmiştir. Bunun üzerine aynı yıl besteci Suat Özönder  “Şarkılarda Nazım Hikmet” adında bir albüm hazırlamıştır. Bu albüm, Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığının katkılarıyla hayata geçirilmiştir.

Ne güzel şey hatırlamak seni.
Sana tahtadan bir şeyler oymalıyım yine :
bir çekmece
bir yüzük,
ve üç metre kadar ince ipekli dokumalıyım.
Ve hemen
fırlayarak yerimden
penceremde demirlere yapışarak
hürriyetin sütbeyaz maviliğine
sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım…

Ne güzel şey hatırlamak seni :
ölüm ve zafer haberleri içinden,
hapiste
ve yaşım kırkı geçmiş iken…

nazim-hikmet-5

Bir adam düşünün, hoşgörüsüzlüğün içinde özgürlüğü anlatan. Farklı düşünüyor diye yerilen ve hor görülen bir şair. –Ki o şair; kelimeleri usta bir savaşçının kılıcını savaşta kullandığı gibi dizelerde kullanan Nazım Hikmet’ten başkası değildir. Hayatının çoğunda memleket özlemi çeken, sürgün ve hapis ile cezalandırılan bir şair. Şiirlerinde hayatını, duygularını ve aşkını resmeden bir adam, 20. yüzyılın en büyük şairlerinden biri. Ne zekice bir iştir eleştirmek için sanatı kullanmak. Nazım Hikmet eleştirmiştir, doğru bildiğini söylemiştir ama bağırmadan, çağırmadan, sanatın gücüne inanarak . Ne yazık ki, eleştirilerini hoşgörüsüzlüklerle dolu bir yeryüzünde yaptığı için değeri yıllar sonra anlaşılmıştır. Olsun, şimdi ne güzel şey hatırlamak Nazım Hikmet’i, yazmak ona dair…

Bünyamin Özcan

Pamukkale Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu, İngilizce Öğretmeni. Edebiyat seven, fotoğraf çeken, doğa ile içi çe olmayı seven bir Sanat Karavanı yazarı. Amatör olarak tiyatro ve pantomim ile uğraşmışlığı var. Dolayısıyla tiyatro oyunları izleyip, eleştirmeyi sever. Hayatın anlamını kitaplarda aramaya devam ediyor.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Benedict Cumberbatch’in Yeni Dizisinden İlk Fotoğraf Paylaşıldı!

İngiliz oyuncu Benedict Cumberbatch'in yeni dizisi Showtime'dan ilk fotoğraf paylaşıldı. Benedict Cumberbatch’in yeni dizisi Showtime’dan ilk fotoğraf paylaşıldı. Elinde sigara ve güneş...

Kapat