NEMRUT

-Ellerinize sağlık, borcumuz ne kadar?

-Afiyet olsun, ne borcu?

-4 çay var bizim.

-Buraların âdetini bilmiyorsun sen belli. Yoldan gelip yola gidiyorsun, koca motoru kullanıyorsun ve üstelik kadınsın. Bize yakışmaz, için ısındı mı? O bize yeter, yolun açık olsun..

Nizip’te tır şoförlerinin  durağı olan, yağmur altında durulan park alanında çaylarımızı içip hesabı istediğimizde aldığım cevap buydu.

Ben güzel gülen kara gözlü Doğu insanını sevdim 5 günde alınan 3000 kilometrelik bu seyahatte. İnsan birbirine güvenmeyi ne zaman bırakmıştı bilmiyorum ama yolda insana güvenle başlıyor her şey.

Çoğu insan bana nasıl tek başıma yol yapabildiğimi soruyor. Yaklaşık 1,5 yıldır izlemediğim televizyon sayesinde aslında. Kötüyü görmüyor, duymuyor, anlamıyorum. İnsana güvenmeden yola nasıl çıkılır, nasıl bir şey paylaşılabilir bilemiyorum. Gittiğim onca yolda insanların daimi iyilikleri ve yardımseverlikleriyle karşılaşıyorum ve her seferinde daha fazla insanın hikayesini biriktirmek için, daha fazla gözlerinin içine bakıyorum; bir şey anlatsınlar bilmediğim, bir şey söylesinler duymadığım diye. Öyle konuşsunlar ki yolda ne yorgunluğumu hatırlayayım, ne de açlığımı. Ekmeğini de, suyunu da, hayatını da, sigarasını da, iyi kalbini de sakınmıyor  insan uzun yolda. İnsan olduğumuzu en çok hatırladığımız yer uzun yol bence.

Sadece dolunayın aydınlattığı karanlık, uzun, upuzun bir yolun ortasında durduğumuzda Halfeti’den çıkmış,  Bozova Adıyaman dağ yolundaydık, saat belki akşam 9 belki 10’du.

800 kilometrelik İstanbul- Kayseri arasını bir günde almış, ikinci günde sabah 8 gibi yola çıkmış, sırasıyla Kahramanmaraş, Gaziantep ve en son Halfeti’ye uğrayıp  motorlarımızı ulaşmayı hedeflediğimiz yer olan Adıyaman’a doğru sürmeye devam ediyorduk.

Aslında varmayı planladığımız saat çok daha erkenken bizi yalnız bırakmayan yağmur, sonra Gaziantep’teki dolu, Halfeti’ye kadar inmişken batık kenti başka türlü göremeyeceğimiz için yapılan 1 saatlik tekne turu bizi oldukça geriye atmıştı.

Halfeti’nin  baraj kurulması sebebiyle camisinden, mezarlarına kadar sular altında kalan köyüne bakarken ; ‘yıkım’ denilen kelimenin her şeye rağmen ayakta kalmak olduğunu  hissedebiliyor insan. Elbette sadece Halfeti’de yetişen, sadece Halfeti sınırlarında varlığını sürdürebilen, o sınırdan ayrıldı mı varlığını devam ettiremeyen, Siyah Gül’ün varlık, kendini kabul ettirme mücadelesi, her şeye inat sadece kendi olmaktan vazgeçmemesi  ve hayata duruşu insanı derinden etkiliyor.

Karanlık ve ıssız yolun tam ortasında, doğru yolda olduğumuzdan emin olsak da ıssızlığın verdiği yalnızlık duygusu insanda nedense gene bir başka insanı görme isteğini yaratıyor. Akşam karanlıkta geçilen köy kahvesindeki gençlerin benim kadın olduğumu anladıklarında yanıma gelirken kendilerine çeki düzen vermeleri, belki süveterlerinin üstlerine giydikleri ceketlerinin düğmelerini iliklemeleri ve bir taraftan kaskın içinden sesimi duymak için yaklaşmaya çalışırken, bir taraftan saygıyla aramızdaki mesafeyi korumaya çalışmaları ise memleketimde olduğunu haykırıyor o sessizlikte bana ve ister istemez gülümsüyorum kaskımın içinde.

Gece saat 11:00 gibi varılan Adıyaman’da, yaklaşık 3,5 saat sonra bizi otelden alacak ve Nemrut’a götürecek araç için hemen uyumamız gerektiğini biliyorduk. Adıyaman – Nemrut arası yaklaşık 1,5 saatlik 86 kilometre bir yol. İsterseniz özel, isterseniz başkalarıyla da aynı arabaya binebiliyorsunuz. Biz özgür hareket edebilmek için 250 tl’ye özel bir araç kiraladık.

Nemrut’ta üst alana vardığınızda sizi büyük bir işletme bekliyor, içeride ısınabileceğiniz, aperitif alternatiflerle birlikte, o soğukta canınıza can katan sıcak içecekleri de rahatlıkla bulabileceğiniz bir alan var. Buradan 5 TL karşılığında sizi dağın yamacına çıkaran minibüslere biniyorsunuz. Son minibüsü tercih etmek akıllıca bir davranış oluyor, böylelikle yukarıya çıktıktan sonra soğukta çok beklemiyorsunuz.

2017’de tanıklık ettiğim bu evrenin mucizevi gün batımlarında 2018’in gün doğumları yılı olmasını arzu etmiştim ve ilginç bir şekilde Nemrut yaklaşık 7 ay önce içime doğmuştu.

Hava bulutlu olsa da iki gri bulutun arasından sıyrılan kıpkırmızı güneş benim hayatım boyunca tanıklık ettiğim en güzel gün doğumlarından biriydi. Ağustos sonu, eylül başı hava sebebiyle gün doğumu ve gün batımının tüm heybetiyle battığı zamanlarmış, hani o seyahat eklerinde gördüklerimizden.

Benim için güneşin ne kadarını görmüş olmamdan ziyade, tam 1196 kilometreyi güneşi selamlamak için 2 teker üstünde yol yapmak, kendimde bilmediğim yeni bir duyguyu ortaya çıkarmak, kendime daha fazla yol alıp anlamak, dünyayı bir kez daha tanrının gözünden görmek için yolda olmayı tercih etmek, evrende ne kadar küçük olduğumu ve aslında ne kadar çok fark yaratabileceğimi anlamak, şükretmek, geçmiş zaman ruhlarının sesini duymak, onları anlamaya, saygı duymaya ve bizlere ne anlatmayı, ne aktarmayı istemişlerdi bilincini tüm hücrelerime kadar hissetmiş olmam çok, çok daha kıymetliydi.

Aracımızla Nemrut’tan inip birkaç saat dinlendikten sonra  can dostlarla buluşmak üzere yolumuzu Kayseri ,Develi’ye çevirdik. Birkaç saat önce doğuşuna tanıklık ettiğim güneş, Kapadokya dağ yolunda ağaçlarının dar yolları  arasında süzülürken, her seyahatte olduğu gibi bir cevabı daha bulmuş dönüyordum.

Gidilen yolun ne kadar uzak olduğundan ziyade aslında o yolu neden istediğim, neden o yola çıkma kararı verdiğim daha kıymetliydi. Ve hikayenin içinde evrilen seyahatler vardı, her bir seyahat bir başka cevaba anahtar gibiydi.

Develi’de dostlarla geçen 2 güne sığdırılan onca hikaye bana, bu dünya için daha fazla inanç verirken, Sultansazlığı’nda hâlâ yabani olan Yılkı Atları’na yakınlaşamasam da onların koca ovada salınarak gezmeleri , hâlâ karşılıklı olarak hikâyemizi tamamlamak için beklediğimiz heybetli ve asil Erciyes’le bu yol boyunca defalarca göz göze gelmemiz, benim o topraklara daha birçok kez daha gideceğimin habercisiydi.

Yolda olmak ve vazgeçmediğim her şey için bir kez daha şükrederek tamamladığım, 5 günde yapılan 3000 kilometrelik yol, hayatıma eklenen daha fazla değerken, bu dünyaya bıraktığım daha fazla izdi.

Dönüş yolunda Nemrut’un kült yazıtı Komagene Kralı Antiochos’un vasiyetini düşündüm; biliyorum ki bu dünyayı iyilik ve coşku kurtaracak.

Komageneliler ve yabancılar, krallar, hükümdarlar, özgür insanlar, köleler ve insanlığı oluşturan tüm insanlar sadece doğumları ve kaderiyle farklılaşırlar. Sonsuz zamanlarda bu toprakların sahibi olacak gelecek nesiller de bu kutsal kanuna uysunlar.” der ve kendisiyle ilgili son olarak şu sözleri söyler:

“Saf ve adil olmanın sadece en hakiki mülkümüz olmakla kalmayıp aynı zamanda duyabileceğimiz en derin sevinç olduğu kanaatine vardım. Bu kanaat beni başarı kazanmamı ve onu hayırlı yönde kullanmamı sağladı. Yaşamım boyunca beni tebamın önünde tanrılara olan saygısı en güçlü silahı olan insan kıldı.

İşte bunun sayesinde beklentilerin tersine ve tüm tehlikelere rağmen tahmin edilemeyeni başardım ve nice senelerimi mutluluk içinde geçirdim.”

Sorulabilecek sorulara önceden cevaplar:

  • Nemrutla ilgili bir sürü farklı yazı var, araştırmanın, okumanın ve tarihin sonu yok. Hangi efsane size daha yakın gelirse onun peşinden gidin..
  • Youtube’da benim bilgi toplama açısından tercih ettiğim video linki: https://www.youtube.com/watch?v=iA6f0a7ALB4
  • Eğer gün doğumu görülecekse mutlaka kalın veya soğan kabuğu gibi kat kat giyinin. Mümkünse rüzgarlık can kurtarıyor çünkü yukarısı oldukça soğuk.  (Battaniyeye dolanmış insan bile gördüm)
  • Motorla gün batımı için yukarı kadar çıkılabilir lakin motorun mutlaka uygun arazi motoru olması gerekli. Scooter uygun değil.
  • Çadır kurmak veya konaklamak için bir alan yok, bu sebeple otel konaklaması tercih edilmeli
  • Hafta sonu uçakla gidilip dönülebilir, direk uçuşlar var ve ulaşım rahat.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Devamını oku:
Babylon’un Yeni Sezonunda Kimler Var?

Dünyaca ünlü sanatçıları müzikseverlerle buluşturan, İstanbul'un en önemli konser mekanlarından biri olan Babylon'un yeni sezon programında kimler olacağı açıklandı. Şişli...

Kapat