Nietzsche: Canavarlarla savaşan kendisinin de bir canavara dönüşmemesine dikkat etmelidir!

Doğruyu bulma arayışına ve asırlardır insanlara doğrunun ne olduğunu gösterenlerin söylediklerine, onları kırmaya çalışırcasına vurmak, temel meselelerinden biri olduğu için çekiçli filozoftur Nietzsche. “Nedir bu hakikat arayışınız?” diye sorar. “Niye hakikat olmayanı aramıyorsunuz?” diye çıkışır. İnsanların, doğrularını kendi dışlarında aramalarına öfkelenir. Başkalarının buyurduklarını yol diye izleyenlere kızar. Bu kızgınlığıyla oturur, sahte peygamber Zerdüşt‘ü yazar.

İnsanlara söylemek istemektedir ki, “Siz şimdi de Zerdüşt’ün dediklerini dinleyecek, kendiniz olmadan, kendi doğrularınızı kendiniz bulmadan yaşamayı sürdüreceksiniz. Sizi zavallılar!” Ama giriştiği işte böyle bir tehlike de vardır, çünkü insanoğlu onu anlamayacak, akıllanmayacaktır kolay kolay.

O tehlike de şudur: Çekiçle kırdığı şeylerin yerine kendisi gelecektir istemese de. İnsanlar onun sözlerini, doğruya giden yol olarak telaffuz edecek, yine aynı yolda, kendileri olmadan, hayatlarına sahip çıkmadan devam edeceklerdir.

Bu tehlikenin farkında olan Nietzsche de şöyle söyler İyinin ve Kötünün Ötesindede: “Canavarlarla savaşan kendisinin de bir canavara dönüşmemesine dikkat etmelidir!”

Nietzsche’ye göre söyledikleri aslında herkes için ama kimseye göredir. Ancak soylu ruhlu kişiler, söylediklerini tam manasıyla anlayabilir. Bu seçkinci, yüce olanı seven tarafı yüzünden de eleştirilir; ama zaman onu haklı çıkarmıştır. Pek azı Nietzsche’yi layığıyla anlayabilmiş; büyük bir çoğunluk ise işine gelen aforizmalar ve belli bazı kavramların bilinmesinden öteye gidememiştir.

Yani Niçe Guevara, bu düşünce devrimcisi, bilgiyi kafasıyla değil, bütün ruhu ve bedeniyle, nöronu ve siniriyle yaşamış bir yiğit adam. Fildişi kulesinde rahatfeza bir hayat sürüp, akşamları bilginin koynuna girmek yerine, hep ışığın peşinde, esaslı bir hakikat aşkı ile gâh tarumar, gâh heder, gâh yükseliş, gâh batış… Müzikal bir kader.
Uçuruma baka baka uçan iflah olmaz bir peder.

‘‘Uzun süre uçuruma bakarsan, uçurum da sana bakar.’’

 

İçimizin imârını sanat vesilesiyle yapabileceğimize inanıyorum. Kendi hikayemi didik didik ederken başkalarına da anlatacak hikayeler biriktiriyorum. Bu yüzden 2015 yılından beri Sanat Karavanı ailesinin içerisindeyim. Aynı zamanda hukuk fakültesi mezunuyum. Tanpınar’ın dizeleri ile bitireyim: ”Rahatını bozduk zavallı bir taşın / eşyanın uykusundan uyandırdık / varlığın çarkına takıldı hiç yere.”

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Devamını oku:
Eugene Smith ve Ölüm

1918_1978 yılları arasında yaşayan Amerikalı Basın fotoğrafçısı William Eugene Smith, zor ve tehlikeli koşullarda çektiği fotoğraflarıyla 20.yüzyıl ortalarının en iyi...

Kapat