Oliver Twist Neden Bizi Ağlatmaya Çalışır?

Charles Dickens, İngiltere’nin en büyük yazarlarından biri olarak kabul edilebilir. Kuşkusuz ki en tanınmış eseri Oliver Twist’tir. Oliver, 19. yüzyıl İngiltere’sinde annesiz, babasız yani kimsesiz bir çocuktur. Dickens, bizlere Oliver’ın ne denli masum ve iyi kalpli olduğunu gösterir ve Oliver kimsesizliği ile çaresiz bir çocuktur. Ne kalacak bir yeri ne de onu umursayan bir kimse vardır. Fakat hepsinden öte Oliver’ın yaşadıkları okuyucunun kalbine dokunur ve zaman zaman pek çok okuyucusunu gözyaşlarına sevk eder.

Şu an, 21. yüzyılda, Oliver’ın bizlere yaşattığı duygusallık klişe haline gelmiş olabilir. Bizler postmodernizmi yaşarken zavallı Oliver duygu yüklü, romantik bir çağda kalmıştır. Jenerasyon farkını ortadan kaldıramıyoruz ancak yapabileceğimiz tek şey zaman farkını anlamaya çalışmaktan ziyade Oliver’ın bizlere yaşattığı duygusallığının bir amaca hizmet edip etmediğini aramak olmalıdır. Edebiyatta her kelimenin, her noktanın bir anlam taşıdığını ve hiçbir şeyin şans eseri olmadığını varsayarsak; Dickens’ın bizleri ağlatmaya çalışıp duygularımıza dokunmaya çalıştığı oldukça aşikârdır. Küçük Oliver’ın masumluğu, kimsesizliği veya açlıkla mücadelesi ağlatmaya yetmemektedir. Zira hepimiz öyle veya böyle Oliver’ın durumunda olan insanlar görmüşüzdür. Belki bizden üç, beş kuruş para istemişlerdir fakat istifimizi bozmadan yolumuza devam etmişizdir. Sanmıyorum ki durup ağlayalım bu karşılaştığımız insanlara.

oliver-twist-bizi-neden-aglatmaya-calisir-1

 Oliver’ı bu konuda özel yapan yegâne şey, Dickens’ın zihninden bizlere aktarılmasıdır. Dickens, bizlere her gün karşılaşabileceğimiz insanlara yeni bir bakış açısı getirmiştir. Bununla birlikte inanıyorum ki Oliver’a karşı hissedilen duyguların gerçek insanlara yöneltilmesi oldukça olasıdır çünkü artık yolda gördüğümüz kimsesizler ile bir bağımız oldu. İçlerinden birini tanıyabildik ve sorumlu hissettik bu insanlara karşı. Neden kimse Oliver’a yardım etmek istemiyordu? Neden sürekli hor görülüyordu? Dahası biz neden kimseye yardım etmiyoruz ve neden insanları hor görmeye bu kadar müsaitiz? Bu soruları kendimize yöneltebiliyoruz artık Oliver’ı tanıdıktan sonra çünkü ağlayacak kadar önemsiyoruz onu.

Dickens şüphesiz bizleri ağlatmak, duygularımıza dokunmak istemiştir çünkü Oliver’a ve onun gibilere karşı sorumlu hissetmemizin yolunun duygularımıza ulaşmak olduğunu bilmektedir Dickens.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
2015’in En Çok İzlenen Türk Filmleri ve Türk Komedisi Üzerine

Komedi; hayatın gülünç taraflarını konu edinen bir tiyatro türü. Zeus’un oğlu 'Dionysos' adına yapılan bağ bozumu törenlerinde doğuyor ve Antik...

Kapat