Pop Art Üzerine

Pop sanat terimi ilk kez 1958 yılında İngiliz eleştirmen Lawrence Alloway tarafından Arctitectural dergisine yazdığı sanat ve kitle iletişimi başlıklı makalesinde popüler kültür ürünlerini tanımlamak için kullanıldı. 1960 yılında uç noktaya ulaşan tüketim kültürünün aynı zamanda bir yansıması olan Pop Art’da resim yüzeyinin geleneğini yıkmak söz konusudur. Hazır malzemeler kullanılarak tuvaller de farklı formlar tercih edilir. Sprey boyalar kullanılır ve figürler tekrar resme girer. Soyut sanattaki alçak-yüksek sanat ayrımı tümüyle ortadan kaldırılır. Kent kültürünün ön planda olunduğu bu dönem post modern dönem olarak adlandırılır aynı zamanda. Gündelik hayatla sanatın ilişkili olduğu bu dönem de ironinin yeri ayrıca önemlidir.
Pop art tüketim kültürünü ve reklamı adeta yüceltir. Hazır imgelerden yararlanılarak, İzleyicinin gündelik yaşamının bir parçası olan nesneler iki boyutlu yüzeylere aktarılır. Bu nesneler arasında coca cola şişelerinden, konserve kutularına, yiyecek içecek malzemesine sıradan nesneleri sanatsal bir bağlamda yeniden yorumlamıştır sanatçılar. Özellikle Hollywood endüstrisiyle yakından ilgilenen pop sanatçıları için bir dönemim popüler film yıldızları esin kaynağı olmuştur. Başta Marilyn Monroe olmak üzere birçok ünlü kadın, pop sanatçıların yapıtlarında sanat tarihine mal olmuştur. Kadın imgesi pop sanatın başlıca konularından birisi olmuş, cinsellik yüklenmiş seyirlik bir nesne haline getirilmiştir. Kadın sarışın, Kırmızı dudaklı ve seksidir. Tom Wessalmann’ın resimlerinde gördüğümüz gibi bazen bir surattan bile yoksun bırakılmış olarak kültürel bir stereotip olmaktan öteye gitmez.


Genellikle tuval üzerine yağlı boya tekniğiyle çalışmalarına karşın birçok pop sanatçısının yapıtı, popüler kültür öğelerinden birebir yararlandığı için fotoğrafik bir görüntü sunar. Pop Art biçimci modernizmin sonunu hazırlayan başlıca akımlar arasındadır. Resim ve heykel alanında pop sanatının bir uzantısı olarak gelişen ve foto gerçekçilik akımında 1960’li yılların son yarısından itibaren etkili olmaya başlamıştır. Gündelik hayattan özellikle tüketim kültürünün imgelerinden yola çıkan foto-gerçekçi resimler teknik olarak genellikle projeksiyon makinesinden tuvale yansıtan görüntülerin resmedilmesiyle gerçekleştirilir. Fotoğraf merceğinin gördüğünü kopya ederek resim yapmak eyleminin öznel boyutunu dışlayan fotogerçekçilerin esas konusu, yansıttıkları dünya değil fotoğraftan yansıyan dünyadır. Etrafımızı saran fotografik imgeler bombardımanına ilişkin bir yorum olarak okunabilecek bu tavrın gündelik hayatın sıradan görüntülerinin gerçeklik duygusundan çok bir tür yapaylık içinde algılanmasına yol açar.

Hamilton
1956 yılında Londra’da açılan “İşte yarın” başlıklı sergide yer alan Richard Hamilton’ın “Bugünün evlerini bu denli farklı kılan, Bu denli Cazip kılan nedir?” adlı kolaj çalışması pop türünde sanatın ilk örneklerini oluşturur. 19502li yıllarda modern yaşamın göstergeleriyle donanmış bir evin içerisini gösteren kolajda, televizyon, elektrikli süpürge, kasetçalar gibi aletlerin yanı sıra pencereden görünen sinema salonu ve duvarda asılı duran çizgi roman afişi gibi çeşitli öğeler aracılığıyla batı dünyasından gündelik yaşamın bir portresini sunar. Geleneksel cinsiyet rollerini yeniden üreten çalışmada erkeğin kadın gibi seyirlik bir nesne halinde görülmesi oldukça ironiktir. Vücut geliştirme yönündeki ilk heveslerin bu dönemde yaşanmaya başlamasından kaynaklanır. Sanatçının sunduğu bu dünyada hemen hiçbir şey gerçek değildir. Televizyonun üzerindeki meyve tabağı ve odanın bir köşesine itilmiş bitki bile yapay bir atmosferin öğeleri olarak anlamını bulur.

In_the_style_of_Andy_Warhol
Fazla düşünme sadece sanat yap. Bırak insanlar eserlerinin iyi olup olmadığına; onları sevip sevmediklerine karar versinler. Onlar karar vermeye çalışırken sen daha fazla sanat üret.” Diyen Pop Art akımının babası sayılan Andy Warhol’un “Marilynler” adlı eseri de dönemin Pop Art ikonu olmuştur.

Sevil Ateş

MSGSÜ Sanat Tarihi bölümü mezunu.
Kültür sanat editörlüğü ve yazarlığı yapıyor. Tiyatro ve performatif sanatlar ile uğraşıyor.
Sanat Karavanı Yazarı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Reha Erdem’in Yeni Filmi ‘Koca Dünya’ Venedik Film Festivali’nde!

Türk sineması adına bir başka güzel gelişmeyle gururlandık. 31 Ağustos-10 Eylül tarihleri arası 73.'sü gerçekleşecek olan Venedik Film Festivali’nin programı...

Kapat