Postmodernizm ve Edebiyat

Yaşadığımız zamanda postmodernizmin izlerini görmemek mümkün değildir. Modernizm artık yerini postmodernizme bırakmıştır. Edebi açıdan ise postmodernizm hemen hemen en yaygın akım olmaya başlamıştır. Artık okuduğumuz romanlar ‘1648 yılının sonbaharıydı’ şeklinde başlamamaktadır. Günümüz yazar ve şairleri, alışılagelmiş birçok kalıbı kullanmaktan vazgeçmiş ve kendilerini yaşadığımız zamana uygun biçimde ifade etmeye başlamıştır. Her ne kadar kendiyle çelişen kavramları bir arada barındırsa da postmodernizm çağımızı yansıtmaktadır.

Post-modernizm-ve-Edebiyat-1

Postmodernist roman ve ya şiirlerin çoğu için karmaşık oldukları söylenebilir çünkü okuyucuya açık ve net bir şekilde hiçbir ön bilgi verilmiyor. Okuyucu kendini bir anda hiçliğin ortasında buluveriyor. Başkahraman hangi zamanda yaşıyor bilmekte zorlanıyor veya olayın nerede geçtiğini kendisi anlamak durumunda kalıyor. Zaman zaman okuyucu, anlatıcıya dahi güvenemeyecek hale geliyor çünkü anlatıcı da kimi zaman ortadan kayboluveriyor. Tüm bu belirsizliklerin içinde hemen her durumu açıklığa kavuşturması gereken kişi okuyucu oluyor. Olan biteni keşfedebilmenin keyfini çıkarıyor okuyucu.

Post-modernizm-ve-Edebiyat-2

Postmodernist yapıtları okumak zihin egzersizi gibi görünse de bu yapıtlar genellikle okuyucuyu çıkmazlara sürüklüyor kendi iç karmaşasıyla. Bilinen tek bir doğrunun varlığını reddeden postmodernizm tek bir doğru olamayacağı doğrusunu aşılamaya çalışıyor. Böylelikle postmodernist bir romanın sonuna gelindiğinde genelde neyin ne olduğu ve ya şimdiye dek kitapta okuduklarımızın doğruluğundan şüphe duyuyoruz. Örneğin, Paul Auster tarafından yazılmış ‘Görülmeyen’ oldukça sürükleyici bir roman olmasına rağmen kitabın sonunda okuyucuyu bir hiçliğe sürüklemektedir. Bu yüzdendir ki içinde postmodernizm barındıran edebi eserler okuyucuya bir şeyler katmaktan ziyade okuyucunun katkısıyla var olurlar.

Eser içinde eserler barındırabilir postmodernist yapıtlar. Milattan önce yaşamış filozoflara göndermeler yapılabilir. Öte yandan bazen bu göndermeleri anlamak ve takip edebilmek için biraz araştırma yapılması bile gerekebilir. J.M Coetzee’nin yazmış olduğu ‘Utanç’ isimli romanı içerisinde birden fazla ünlü yazar isimleri barındırır. Göndermeler sadece gönderme olarak kalmaz çünkü başkahramanımızın hayatının bir parçasıdır bu yazarlar. Böylelikle, bizler, okuyucu olarak hem elimizdeki kitabın hem de onun içindeki kitapların okuyucusu olmuş oluruz. Zamanın aşındıramadığı eserlerden bu şekilde faydalanır post-modernist yazarlar.

Özetlemek gerekirse, post-modernist edebiyat şu an yaşadığımız zamanın mentalitesini taşımaktadır. Eski kalıplardan kurtulmuş olsa bile eskide yaşamış düşünceleri, düşünürleri ve yazarları içinden atmamıştır. Okuyucu için bilinçsiz bir yolculuk gibi görünme olasılığı yüksek olsa da bu yapıtlar bizlere başkasının elinden kendi kitabımızı okuma olanağı sağlamaktadır.

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Leonard Cohen’in Biyografisi ‘I’m Your Man’in Türkçe Basımı Yapıldı!

2Geçtiğimiz ay hayatını kaybeden ünlü müzisyen Leonard Cohen'in, müzik yazarı Sylvie Simmons tarafından yazılan biyografisi 'I'm Your Man'in Türkçe basımı...

Kapat