Psikoabsürt Bir Adam: Alper Canıgüz

1969 doğumlu Boğaziçi Üniversitesi psikoloji bölümü mezunu olan yazar, yarattığı eserleriyle büyük bir hayran kitlesi oluşturmuştur. Eserlerinde kullanmış olduğu dil ve konu seçimleri, mezun olduğu bölümün belki de en güzel getirilerinden biridir. Canıgüz kitaplarında, rüyalarda yolculuk edebilir, paralel evrende yaşayabilir, beş yaşındaki bir çocuğun cinayetleri nasıl çözdüğüne şaşırabilirsiniz.

Beş yaşındaki bir çocuk demişken, yazarın popülaritesini arttıran kitabı, Oğullar ve Rencide Ruhlar’dan bahsedelim. Canıgüz’ün bir öyküsünden olan karakterimiz Alper Kamu. Beş yaşında. İnanılmaz zeki. Aynı zamanda çocuk… Yeri geliyor kafasına rakıyı dikiyor, yeri geliyor doktoruna aşık oluyor, yeri geliyor polislerden yitirilen canlar için hesap soruyor, bir yandan da polislerin vazgeçilmez adamı olarak cinayetleri çözüyor. Beş yaşında demiştim değil mi? Roman boyunca Alper Canıgüz’ün zekasına hayran kalmamak mümkün değil. Karakterlerine hiç olmadık zamanlarda söylettiği sözler ve yaşattığı olaylar ile absürtlükte sınır tanımıyor fakat bunu da size hiç hissettirmiyor. Yetenek de bu değil mi zaten?

alper-caniguz-2

Alper Kamu, okuyucularının büyük bir kısmı için Canıgüz’ün isminin önüne geçti bile! İsimlerin aynı olması belki de yazarımızın çocukluğuna yaptığı bir göndermedir. Aşağıdaki alıntı Alper Kamu’nun diğer insanlardan nasıl ayrıldığına bir örnek olacaktır:

“Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar. Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan kaçış yoktu. Zaman acımasızdı ve ben hızla yaşlanıyordum…”

Yıllar sonra, tam 9 yıl sonra devam kitabı sayılabilecek olan Alper Kamu Cehennem Çiçeği’ni yayınladı yazarımız. Absürtlük bu ya, Alper hala 5 yaşında ve başka cinayetin peşinde.

Tatlı Uykular, Gizli Ajans gibi kitapları da olan yazarımız aynı zamanda birçok reklama da metin yazarlığı yapmıştır.

image004

Kendini uydurukçu olarak gören yazar, diğer yazarları da böyle tanımlıyor. Hatta lise yıllarında düş dünyasındaki Kafka ile yarışa bile giriyor. Kendi hayatını onun cümleleriyle kısacık dinleyelim:

“Çocukluğum Acıbadem´in çeşitli mahallelerinde, uydurduğum hikayeleri arkadaşlarıma anlatarak geçti. Kalan zamanlarımda da mahalle savaşlarına katılıyordum. Zannediyorum yalancı ve kötü huylu oluşum bundan ileri gelmektedir. 1980´de Dârüşşafaka´ya girdim. Orada, fazla konuşmak zayıf biri olduğunuzu düşündürebileceğinden hikayelerimi anlatmayı bırakıp yazmaya başladım. Bir ara Franz Kafka isimli şahsiyetin benim kadar iyi uydurabildiğini fark edip küçük bir hayal kırıklığı yaşadım. Ama çabuk toparlandım. Ne de olsa ben daha gençtim ve o ölmüştü.”

Canıgüz, okumak isteyenler için edebiyatta yeni bir soluk. Biraz mizah, biraz polisiye ve çokça yaratıcılık isteyenler, bu psiko-absürt adamı yakından takip etmeliler!

“Dünyayı değiştiremezsiniz ama yeni bir dünya yaratabilirsiniz.”

Cihan Mert Yeşil

Kitapların satır aralarına dünya kurmuş, en yakın arkadaşları kediler ve köpekler olan, biraz sinefil biraz bibliomanic bir Ege Üniversitesi Reklamcılık öğrencisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Mike Warren’den Karanlıkta Parlayan Masalar

Geçtiğimiz Ağustos ayında, endüstriyel tasarımcı Mat Brown ahşap zeminlerin üzerine parlayan reçineyle görünüm kazandırdığı bir dekor geliştirmişti. Bu fikirden yola...

Kapat